şovu ile cümle
şovu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
"Gerçek Evkadınları" şovunda oynamak için uygun olabilirler.Potrebbero essere idonei alla serie televisiva "Real Housewives".
"Gerçek Evkadınları" şovunda oynamak için uygun olabilirler.이들은 어쩌면 "진짜 주부들(Real Housewives)"이라는 TV 프로그램에 나올 자질이 있을지도 몰라요.
"Gerçek Evkadınları" şovunda oynamak için uygun olabilirler.Sie wären für die TV-Serie "Real Housewives" gut geeignet.
"Gerçek Evkadınları" şovunda oynamak için uygun olabilirler.Zij kunnen meedoen aan 'Real housewives', dat tv-programma.
"Gerçek Evkadınları" şovunda oynamak için uygun olabilirler.Ίσως να μπορούν να τους πάρουν στην τηλεοπτική εκπομπή "Πραγματικές Νοικοκυρές".
"Gerçek Evkadınları" şovunda oynamak için uygun olabilirler.Вони підходять для ТВ-шоу "Реальні домогосподарки".
"Gerçek Evkadınları" şovunda oynamak için uygun olabilirler.Они могли бы подойти для ТВ шоу "Настоящие Домохозяйки".
"Gerçek Evkadınları" şovunda oynamak için uygun olabilirler.Те могат да участват в телевизионното шоу "Real Housewives".
"Gerçek Evkadınları" şovunda oynamak için uygun olabilirler.יש להם סיכוי להופיע ב"עקרות הבית האמיתיות".
"Gerçek Evkadınları" şovunda oynamak için uygun olabilirler.قد يكون من المحتمل أن يصبحون مخولين للظهور في البرنامج التلفزيوني "Real Housewives"
"Gerçek Evkadınları" şovunda oynamak için uygun olabilirler.左を見てください
Harika! O yüzden lütfen şovumuzun ikini sezonunu yapabilmek için bize yardım edin.Помогите нам собрать деньги на съёмку 2-го сезона.
Hayır hatırlasana. Jcub Bruce'un şovunda yapacağı konuşma için sesli mesaj bırakmıştı.うちのパーティー来る前のことでしょ
Hey, hey, hey. Webcam şovu mu yapıyorsun sen?Погодите-ка, это что реалити-шоу?
Hey, hey, hey. Webcam şovu mu yapıyorsun sen?月49.95ドルよ
İçeri gelin, baylar ve bayanlar, şehirdeki en iyi ucube şovu burada.Kom hier dames en heren, wij hebben de beste freakshow van de buurt.
İçeri gelin, baylar ve bayanlar, şehirdeki en iyi ucube şovu burada.Kommt herein, Ladies and Gentlemen, wir haben die beste Freakshow der Stadt.
İçeri gelin, baylar ve bayanlar, şehirdeki en iyi ucube şovu burada.Venez a l'interieur, mesdames et messieurs, nous avons le meilleur spectacle de monstres de la ville.
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.A keď už s nimi nebeháte, aby ste tak prostopašili jako oni, divia sa tomu a rúhajú sa,
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.A mi miatt csudálkoznak, hogy nem futtok velök együtt a kicsapongásnak ugyanabba az áradatába, szitkozódván.
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.Das befremdet sie, daß ihr nicht mit ihnen laufet in dasselbe wüste, unordentliche Wesen, und sie lästern;
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.Deaceea se miră ei că nu alergaţi împreună cu ei la acelaş potop de desfrîu, şi vă batjocoresc.
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.derfor undrer de sig når I ikke renner med dem ut i den samme strøm av ryggesløshet, og spotter eder;
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.E acham estranho não correrdes com eles no mesmo desenfreamento de dissolução, blasfemando de vós;
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.Họ thấy anh em chẳng cùng họ theo sự dâm dật bậy bạ ấy, thì họ lấy làm lạ và gièm chê.
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.Họ thấy anh_em chẳng cùng họ theo sự dâm_dật bậy_bạ ấy , thì họ lấy_làm lạ và gièm chê .
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.hvorfor de forundre sig og spotte, når I ikke løbe med til den samme Ryggesløshedens Pøl;
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.이러므로 너희가 저희와 함께 그런 극한 방탕에 달음질하지 아니하는 것을 저희가 이상히 여겨 비방하나
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.Przetoż, że się wy z nimi nie schadzacie na taką zbyteczną rozpustę, zda się im rzeczą obcą i bluźnią to.
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.Sentähden he oudoksuvat sitä, ettette juokse heidän mukanansa samaan riettauden lätäkköön, ja herjaavat.
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.varför de ock förundra sig och smäda eder, då I nu icke löpen med till samma liderlighetens pöl.
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.zato se jim zdi čudno, da ne letate ž njimi v isto razuzdanost nezmernosti, in vas obrekujejo.
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.почему они и дивятся, что вы не участвуете с ними втом же распутстве, и злословят вас.
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.Чим і дивують ся, що ви не біжете разом з ними на розлив розпусти, хулячи;
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.ועל זאת תמהים המה ומגדפים כי לא תרוצו עמהם לשטף בזמה כמוהם׃
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.الامر الذي فيه يستغربون انكم لستم تركضون معهم الى فيض هذه الخلاعة عينها مجدفين
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.他 們 在 這 些 事 上 、 見 你 們 不 與 他 們 同 奔 那 放 蕩 無 度 的 路 、 就 以 為 怪 、 毀 謗 你 們
İnanmayanlar, kendinizi onlarla birlikte aynı sefahat seline atmamanızı yadırgıyor, size sövüyorlar.他 們在這 些 事上 、 見你們不與 他 們同 奔 那 放蕩 無度 的 路 、 就 以 為怪 、 毀謗 你 們
İnsan dövülmez. İnsana sövülmez.لا يمكن أن يتعرض الإنسان للضرب .
İşte öğrendik ki o adam bir gece önce senin şovuna gelmiş.Also, scheint so zu sein das er den nacht vorher bei deinem Show war.
İşte öğrendik ki o adam bir gece önce senin şovuna gelmiş.Bene, abbiamo scoperto che e' venuto a vedere il tuo show la sera prima.
İşte öğrendik ki o adam bir gece önce senin şovuna gelmiş.Et bien, il se trouve qu'il était à ta représentation la nuit précédente.
İşte öğrendik ki o adam bir gece önce senin şovuna gelmiş.Φαίνεται ότι ήταν στο σόου την προηγούμενη νύχτα.
İşte öğrendik ki o adam bir gece önce senin şovuna gelmiş.Выяснилось, что за ночь до этого он был на твоём шоу.
İşte öğrendik ki o adam bir gece önce senin şovuna gelmiş.見覚えあるかどうか写真みてくれない?
Jcub Bruce'un şovunda yapacağı konuşma için sesli mesaj bırakmıştı.J-Cub a laissé ce mémo vocal sur un sketch à faire chez Bruce
Jcub Bruce'un şovunda yapacağı konuşma için sesli mesaj bırakmıştı.Jcub ha lasciato quel memo sul fare un'apparizione sul palco.
Jcub Bruce'un şovunda yapacağı konuşma için sesli mesaj bırakmıştı.J-Cub hatte eine Sprachnotiz, dass er einen Auftritt bei Bruce hat.
Jcub Bruce'un şovunda yapacağı konuşma için sesli mesaj bırakmıştı.O Jcub deixou aquele lembrete de voz sobre ir fazer uma atuação no show do Bruce.
Jcub Bruce'un şovunda yapacağı konuşma için sesli mesaj bırakmıştı.Ο Τζέι-Κάμπ άφησε εκείνο ηχητικό μύνημα ότι θα έπαιρνε μέρος στο σόου του Μπρους.
Jcub Bruce'un şovunda yapacağı konuşma için sesli mesaj bırakmıştı.Помнишь, Джейкоб собирался пойти к нему на прослушивание.
Kaç kırbaç şovuna katıldım ben?A combien d'évènement porno vous ai-je accompagnés?
Kaç kırbaç şovuna katıldım ben?A quanti eventi Colt mi sono presentata?
Kaç kırbaç şovuna katıldım ben? Hım?Σε πόσες εκδηλώσεις του Colt έχω πάει; Εε;
Kaç kırbaç şovuna katıldım ben? Hım?あんたの旅行ガイドサイン会だって
Kaç kırbaç şovuna katıldım ben?Wie viel Colt veranstaltungen habe ich erlebt?
Kaç kırbaç şovuna katıldım ben?Сколько Colt-вечеринок я посетила?
Kendi canlı radyo şovunuzu oluşturunצור תכנית רדיו חיה או פודקאסט משלך
lütfen şovuma gelin" dedim ve geldiler.Hãy vui lòng đến buổi trưng bày." Và họ đã đến.
lütfen şovuma gelin" dedim ve geldiler.Jöjjenek el a kiállításmegnyitóra." És eljöttek.
İlgili Sayfalar