şopar ile cümle
şopar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.37
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
14
ORT. KELİME
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.You're paying for the bling, that they're encrusted with gold and platinum.
Soparnik, Dalmaçya pazı dolgulu bir turtadır.Soparnik is a Dalmatian chard-filled pie.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.A csilli-villit kell megfizetni, hogy arannyal és platinával vannak beborítva.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Anda membayar untuk sebuah kemewahan, bahwa perangkat tersebut berlapis emas dan platina.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Bạn trả tiền cho giá trị trang sức của nó, vì nó được mạ vàng và vàng trắng.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Du bezahlst für den Schnickschnack, dafür, dass sie mit Gold und Platin überzogen sind.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.È il luccicchio che si paga, perché sono tempestati di oro e platino.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Je betaalt voor de 'bling', dat ze ingelegd zijn met goud en platina.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.즉 골프채에 도금된 금과 백금이 골프채 가격의 대부분을 차지하는 것입니다.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Kupujete si pocit, že jsou pokryty zlatema a paltinou.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Man betaler for at få bling-bling, at de er indlagte med guld og platin.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Pagáis por diamantes... ...incrustados en oro y platino.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Płacisz za "błysk". Są inkrustowane złotem i platyną.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Plătiţi pentru "strălucire", pentru că sunt încrustate cu platină şi aur.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Pri palicah plačate luksuz, saj so palice prevlečene z zlatom in platino.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Vous payez pour la quincaillerie, pour l'or et le platine dont ils sont incrustés.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Πληρώνεις την μάρκα, το ότι είναι επικαλυμμένα με χρυσό και πλατίνα.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.Плащате за блясъка - за това, че са инкрустирани със злато и платина.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.אתם משלמים עבור הבלינג, הן מצופות בזהב ובפלטינה.
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.أنت تدفع مقابل التباهي لأنها مطلية بالذهب والبلاتين
Altın ve platinle kaplı olan bu sopara mücevher değeri olduğu içi para veriyorsunuz.金とプラチナで飾られています」と このクラブを所有している男性は
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarA fickó, akinek vannak ilyen ütői, tényleg mondta az interjúban, hogy sok öröme telt bennük, szóval...
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarA pessoa que possui estes tacos disse-me que eles lhe davam um grande prazer, por isso....
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarAseguró el dueño de estos palos en la entrevista... ...que los palos le han hecho muy feliz, así que...
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarDe man die ik ondervroeg die ze bezit zei wel dat hij er veel plezier van heeft, dus...
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarFyren jeg interviewede der ejede disse sagde godt nok at han havde fået en masse glæde ud af dem, så ...
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadar그래도 제가 인터뷰했던 분은 이 골프채를 사용함으로써 큰 행복을 얻었다고 하는군요.
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarLa personne que j'ai interviewé et qui les a, m'a dit qu'il avait beaucoup de plaisir à jouer avec, alors...
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarPtal jsem se chlápka, který tyto hole vlastní, a řekl mi, že je s nimi velice spokojen, takže ...
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarTay chơi gôn, chủ của chúng đã nói rằng chúng làm anh ta cảm thấy thỏa mãn, cho nên...
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarTipul pe care l-am interveviat a spus că a i-a făcut mare plăcere să le folosească, aşa că...
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarWłaściciel, z którym rozmawiałem, powiedział, że dają mu dużo przyjemności, więc...
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarΟ κύριος από τον οποίο πήρα συνέντευξη δήλωσε ότι λαμβάνει μεγάλη απόλαυση από την χρήση τους, οπότε....
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarЧовекът, когото интервюирах, ги притежава и наистина каза, че е получил много удоволствие от тях, така че...
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarהבחור שראיינתי שהן שייכות לו אמר שהוא מפיק מהן הנאה מרובה, כך ש...
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarالشخص الذي أجريت معه المقابلة ويمتلك عصي الجولف تلك قال بأنه يستمتع بها كثيرا ، لهذا ...
Sopaları üreten firmanın sahibi olan adam görüşme esnasında bu soparlardan keyif aldığını söyledi, o kadarこのクラブのおかげで多くの喜びを享受しているそうです そうですね これを知っていますか?