şirketler ile cümle

şirketler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Diğer şirketler arasında, sadece Hulu'nun ve Netflix'in açık tatil politikaları var.여러 회사중에, 훌루와 넷플릭스는 휴가 정책이 아예 없습니다.
Diğer şirketler arasında, sadece Hulu'nun ve Netflix'in açık tatil politikaları var.Společnosti Hulu a Netflix, a mnohé další, dávájí zaměstnancům možnost zvolit si délku dovolené.
Diğer şirketler arasında, sadece Hulu'nun ve Netflix'in açık tatil politikaları var.Zamestnanci Hulu a Netflix, ako aj ďalších spoločností, si môžu vybrať dovolenku, kedy len chcú.
Diğer şirketler arasında, sadece Hulu'nun ve Netflix'in açık tatil politikaları var."Хулу" и "Нетфликс", както и други компании, имат политика на свободни работни места.
Diğer şirketler arasında, sadece Hulu'nun ve Netflix'in açık tatil politikaları var.Як і багато інших компаній, Hulu і Netflix проводять політику безстрокових відпусток.
Diğer şirketler arasında, sadece Hulu'nun ve Netflix'in açık tatil politikaları var.هولو و Netflix، من بين شركات أخرى، لديها سياسات إجازة مفتوحة.
Diğer şirketler arasında, sadece Hulu'nun ve Netflix'in açık tatil politikaları var.自分で好きなだけ 休暇を設定できます 社員や顧客に もっと権限を 与えることもできれば
Diğer şirketlere, belki yönlendirme başına ödeme yapıyoruz.여러분은 소개 건당 파트너에게 돈을 지불하고
Diğer şirketlere, belki yönlendirme başına ödeme yapıyoruz.ندفع لشركة أخرى ربما قبل الإحالة
Diğer şirketlere, belki yönlendirme başına ödeme yapıyoruz.トラフィックパートナーはテキストリンクや バナー広告を貼ってくれたり
Diğer tüketimci şirketleri gibiler.C'est comme beaucoup d'autres entreprises qui vendent aux consommateurs.
Diğer tüketimci şirketleri gibiler.Det er meget lig andre forbrugsvare firmaer.
Diğer tüketimci şirketleri gibiler.É semelhante a outras empresas de bens de consumo.
Diğer tüketimci şirketleri gibiler.Es ist wie in vielem genauso wie andere Handelsgesellschaften.
Diğer tüketimci şirketleri gibiler.Es muy parecido a otras empresas de consumo.
Diğer tüketimci şirketleri gibiler.Ez olyan, mint a többi cégnél.
Diğer tüketimci şirketleri gibiler.Het werkt net als bij andere consumentenbedrijven.
Diğer tüketimci şirketleri gibiler.Je to velmi podobné ostatním firmám se spotřebním zbožím.
Diğer tüketimci şirketleri gibiler.다른 소비재 회사들과 매우 비슷하지요.
Diğer tüketimci şirketleri gibiler.Nó giống như các công ty tiêu thụ khác,
Diğer tüketimci şirketleri gibiler.Proprio come altre compagnie rivolte ai consumatori.
Diğer tüketimci şirketleri gibiler.Sama persis seperti perusahaan lain pada umumnya
Diğer tüketimci şirketleri gibiler.Seamănă cu alte companii orientate către consumatori.
Diğer tüketimci şirketleri gibiler.Tak samo jak inne firmy konsumenckie.
Diğer tüketimci şirketleri gibiler.Μοιάζει με άλλες εταιρείες καταναλωτών
Diğer tüketimci şirketleri gibiler.В много отношения е като други потребителски компании.
Diğer tüketimci şirketleri gibiler.В основному, це так само, як і в інших споживчих компаніях.
Diğer tüketimci şirketleri gibiler.Это во многом похоже на другие компании по производству потребительских товаров.
Diğer tüketimci şirketleri gibiler.זה דומה מאוד לחברות צרכנות רבות.
Diğer tüketimci şirketleri gibiler.إنه يشبه كثيراً بقية شركات المستهلكين.
Diğer tüketimci şirketleri gibiler.例えば107の区域に分かれたナミビアの
Diyelim ki, Göktuğ'un ve Alptuğ'un ayakkabı şirketleri halka açık şirketler. .Powiedzmy, że obie firmy to notowane na giełdzie przedsiębiorstwa
Diyelim ki, Göktuğ'un ve Alptuğ'un ayakkabı şirketleri halka açık şirketler. .Řekněme, že obě firmy Benovy boty a Jasonovy boty jsou veřejně obchodovatelné firmy.
Diyelim ki, Göktuğ'un ve Alptuğ'un ayakkabı şirketleri halka açık şirketler. .株式市場に上場しているとしましょう。 すべては意味することです。
Diyelim ki hükümet birden tüm şirketlerin yatırım borçlarını silmeye karar veriyor.Może państwo nagle pozwala firmom odpisaćxxxxxxxxx te inwestycje które zrobiły w tym roku
Diyor ki, " Eğer sigara şirketleri yalan söyleyebiliyorsa, bizde söyleyebiliriz. " Ama -- (Kahkaha) (Alkış)Da steht: - genau das tat ich.
Diyor ki, " Eğer sigara şirketleri yalan söyleyebiliyorsa, bizde söyleyebiliriz. " Ama -- (Kahkaha) (Alkış)Jest tam napisane: "Jeśli koncerny produkujące papierosy mogą kłamać, także i my możemy." (Śmiech) (Brawa)
Diyor ki, " Eğer sigara şirketleri yalan söyleyebiliyorsa, bizde söyleyebiliriz. " Ama -- (Kahkaha) (Alkış)이렇게 써있죠, "담배 회사들이 거짓말할 수 있다면, 우리도 할 수 있다." 하지만, (웃음) (박수)
Diyor ki, " Eğer sigara şirketleri yalan söyleyebiliyorsa, bizde söyleyebiliriz. " Ama -- (Kahkaha) (Alkış)Spune: -- dar am făcut-o.
Diyor ki, " Eğer sigara şirketleri yalan söyleyebiliyorsa, bizde söyleyebiliriz. " Ama -- (Kahkaha) (Alkış)Но... (Смех) (Аплодисменты)
Diyor ki, " Eğer sigara şirketleri yalan söyleyebiliyorsa, bizde söyleyebiliriz. " Ama -- (Kahkaha) (Alkış)היא אומרת, "אם חברות הסיגריות יכולות לשקר, אז גם אנחנו יכולים ." אבל- [צחוק] [מחיאות כפיים]
Diyor ki, " Eğer sigara şirketleri yalan söyleyebiliyorsa, bizde söyleyebiliriz. " Ama -- (Kahkaha) (Alkış)حيث يقول, "اذا كان بامكان شركات السجائر أن تكذب, اذا فهو بامكاننا أيضا." لكن-- (ضحك) (تصفيق)
Diyor ki, " Eğer sigara şirketleri yalan söyleyebiliyorsa, bizde söyleyebiliriz. " Ama -- (Kahkaha) (Alkış)(笑) (拍手) でも僕がやったんですけど
Doğalarında var, DNAlarında bu kodlu. işleri bu -- iyi, iyi niyetli şirketler bile böyleler.Está na sua natureza, no seu ADN, é o que fazem — mesmo as empresas com boas intenções.
Doğalarında var, DNAlarında bu kodlu. işleri bu -- iyi, iyi niyetli şirketler bile böyleler.A természetükben van, a DNS-ükben, ez az, amit tesznek -- még a tisztességes, jószándékú cégek is.
Doğalarında var, DNAlarında bu kodlu. işleri bu -- iyi, iyi niyetli şirketler bile böyleler.C'est dans leur nature, dans leur ADN, c'est ce qu'elles font -- même les bonnes sociétés bien intentionnées.
Doğalarında var, DNAlarında bu kodlu. işleri bu -- iyi, iyi niyetli şirketler bile böyleler.Das liegt in deren Natur, in ihrer DNS, das ist ihr Geschäft, selbst das der guten, wohlmeinenden Unternehmen.
Doğalarında var, DNAlarında bu kodlu. işleri bu -- iyi, iyi niyetli şirketler bile böyleler.Dat is hun natuur, dat is hun DNA, dat is wat ze doen, zelfs de goede bedrijven met goede bedoelingen.
Doğalarında var, DNAlarında bu kodlu. işleri bu -- iyi, iyi niyetli şirketler bile böyleler.Det ligger i deras natur, i deras DNA, det är det de gör -- även de goda företagen med de bästa avsikterna.
Doğalarında var, DNAlarında bu kodlu. işleri bu -- iyi, iyi niyetli şirketler bile böyleler.그것이 그들의 본성 내에 있는 DNA이며, 그것이 그들이 하는 일입니다. 좋은, 선의를 가진 기업이라 할지라도 말입니다.
Doğalarında var, DNAlarında bu kodlu. işleri bu -- iyi, iyi niyetli şirketler bile böyleler.Đó là bản chất của họ, có trong gen của họ, họ luôn làm như vậy -- cho dù là những công ty tốt, có thiện chí.
Doğalarında var, DNAlarında bu kodlu. işleri bu -- iyi, iyi niyetli şirketler bile böyleler.E natura lor, e în ADN-ul lor, ele asta fac, chiar şi companiile bune, bine intenţionate.
Doğalarında var, DNAlarında bu kodlu. işleri bu -- iyi, iyi niyetli şirketler bile böyleler.E' nella loro natura, nel loro DNA, è quello che fanno -- anche quelle sane, quelle con buone intenzioni.
Doğalarında var, DNAlarında bu kodlu. işleri bu -- iyi, iyi niyetli şirketler bile böyleler.Está en su naturaleza, en su ADN, es lo que hacen incluso las empresas buenas, bien intencionadas.
Doğalarında var, DNAlarında bu kodlu. işleri bu -- iyi, iyi niyetli şirketler bile böyleler.Je to v ich podstate, je to ich DNA, je to to, čo robia -- a to aj tie dobré spoločnosti s dobrým úmyslom.
Doğalarında var, DNAlarında bu kodlu. işleri bu -- iyi, iyi niyetli şirketler bile böyleler.Protože komerční firmy jsou v podstatě navrženy k tomu, vyždímat z vás co jen můžou.
Doğalarında var, DNAlarında bu kodlu. işleri bu -- iyi, iyi niyetli şirketler bile böyleler.To je v njihovi naravi, v njihovem DNK, to je tisto kar delajo celo dobra podjetja z dobrimi nameni.
Doğalarında var, DNAlarında bu kodlu. işleri bu -- iyi, iyi niyetli şirketler bile böyleler.To leży w ich naturze, zapisane w ich DNA, właśnie to robią - - nawet te grzeczne firmy o dobrych zamiarach.
Doğalarında var, DNAlarında bu kodlu. işleri bu -- iyi, iyi niyetli şirketler bile böyleler.Είναι στη φύση τους, στο DNA τους, είναι η δουλειά τους- ακόμα και των καλών, καλοπροαίρετων επιχειρήσεων.
Doğalarında var, DNAlarında bu kodlu. işleri bu -- iyi, iyi niyetli şirketler bile böyleler.Це їх природа, це закладено в їх ДНК, це те чим вони займаються - навіть хороші компанії, з добрими намірами.

İlgili Sayfalar