şirketler ile cümle

şirketler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir ya da iki ihbardan sonra fatura, alacak tahsili şirketlerine aktarılabilir.После отправки одного или двух напоминаний счёт может быть передан в коллекторское агентство.
Biz, burayı şirketlerin yurt dışına gitmektense, burada kalmasını sağlayacak kadar cazip kılamadık.Wir haben es gemacht weniger attraktiv für Unternehmen
Bize destek olup arkamızda duran şirketlerimiz var, ve şimdi daha fazla okul açma imkanımız var.Abbiamo avuto il sostegno delle aziende e possiamo, adesso, aprire più scuole.
Bize destek olup arkamızda duran şirketlerimiz var, ve şimdi daha fazla okul açma imkanımız var.Avem corporații care ne-au sprijinit şi suntem capabili, acum, să deschidem mai multe scoli.
Bize destek olup arkamızda duran şirketlerimiz var, ve şimdi daha fazla okul açma imkanımız var.Cégek vannak, melyek támogattak, és most képesek vagyunk több iskolát megnyitni.
Bize destek olup arkamızda duran şirketlerimiz var, ve şimdi daha fazla okul açma imkanımız var.Chúng tôi có những tổng công ty đứng đằng sau hỗ trợ, và chúng tôi hiện đã có thể mở nhiều trường hơn.
Bize destek olup arkamızda duran şirketlerimiz var, ve şimdi daha fazla okul açma imkanımız var.Hay empresas que nos han apoyado, y ahora podemos abrir más escuelas.
Bize destek olup arkamızda duran şirketlerimiz var, ve şimdi daha fazla okul açma imkanımız var.Kami memiliki perusahaan yang mendukung kami, dan kami dapat, sekarang, membuka sekolah lagi.
Bize destek olup arkamızda duran şirketlerimiz var, ve şimdi daha fazla okul açma imkanımız var.우리를 뒤에서 후원해주는 기업들 덕에 우리는 이제 더 많은 학교를 열 수 있게 되었습니다.
Bize destek olup arkamızda duran şirketlerimiz var, ve şimdi daha fazla okul açma imkanımız var.Mamy teraz sprzymierzeńców i możemy otwierać nowe szkoły.
Bize destek olup arkamızda duran şirketlerimiz var, ve şimdi daha fazla okul açma imkanımız var.Nyní již za námi stojí korporace a můžeme tak otevírat více škol.
Bize destek olup arkamızda duran şirketlerimiz var, ve şimdi daha fazla okul açma imkanımız var.Temos organizações que nos apoiaram, e temos condições, agora, para abrir mais escolas.
Bize destek olup arkamızda duran şirketlerimiz var, ve şimdi daha fazla okul açma imkanımız var.We hebben bedrijven gehad die achter ons stonden, waardoor we meer scholen kunnen openen.
Bize destek olup arkamızda duran şirketlerimiz var, ve şimdi daha fazla okul açma imkanımız var.Wir haben Firmen, die uns unterstützten, und wir sind jetzt in der Lage, neue Schulen zu eröffnen.
Bize destek olup arkamızda duran şirketlerimiz var, ve şimdi daha fazla okul açma imkanımız var.Έχουμε εταιρείες που έχουν σταθεί δίπλα μας και μπορούμε πλέον να ανοίξουμε περισσότερα σχολεία.
Bize destek olup arkamızda duran şirketlerimiz var, ve şimdi daha fazla okul açma imkanımız var.За нами стоят корпорации, и мы теперь сможем открыть больше школ.
Bize destek olup arkamızda duran şirketlerimiz var, ve şimdi daha fazla okul açma imkanımız var.Имаме корпорации, застанали зад нас, и сега можем да отваряме още училища.
Bize destek olup arkamızda duran şirketlerimiz var, ve şimdi daha fazla okul açma imkanımız var.יש תאגידים שעמדו מאחורינו, וכעת אנחנו מסוגלים להקים בתי ספר נוספים.
Bize destek olup arkamızda duran şirketlerimiz var, ve şimdi daha fazla okul açma imkanımız var.لدينا شركات ساندتنا والان باستطاعتنا أن نفتتح مدارس أكثر
Bize destek olup arkamızda duran şirketlerimiz var, ve şimdi daha fazla okul açma imkanımız var.次の そしてその次の開校も可能ですが 今でも一度に一人
Biz hâla su kenarında, göl kenarında yaşayan insanları, şirketleri Mumbai'deki itfaiyecileri, ikna edemedik.왜냐하면 우리가 아직도 관련 기업의 수상공원, 호수 관리담당자들을 설득시킬 수 없었기 때문이죠.
Biz hâla su kenarında, göl kenarında yaşayan insanları, şirketleri Mumbai'deki itfaiyecileri, ikna edemedik.la gente del lago, delle compagnie.
Biz hâla su kenarında, göl kenarında yaşayan insanları, şirketleri Mumbai'deki itfaiyecileri, ikna edemedik.Mert nem tudtuk meggyőzni a park embereit, a tó embereit a városi tanácsot.
Biz hâla su kenarında, göl kenarında yaşayan insanları, şirketleri Mumbai'deki itfaiyecileri, ikna edemedik.Мы не смогли убедить владельцев водного парка в необходимости наличия таких [неясно] "велосипедов".
Biz hâla su kenarında, göl kenarında yaşayan insanları, şirketleri Mumbai'deki itfaiyecileri, ikna edemedik.כי לא הצלחנו לשכנע את אנשי פארק המים, אנשי האגם [לא ברור], בתאגידים.
Biz hâla su kenarında, göl kenarında yaşayan insanları, şirketleri Mumbai'deki itfaiyecileri, ikna edemedik.لاننا لم نستطع ان نقنع اصحاب الحدائق المائية او المسؤلين عن البحيرات .. او الشركات المتعلقة بها
Biz hâla su kenarında, göl kenarında yaşayan insanları, şirketleri Mumbai'deki itfaiyecileri, ikna edemedik.レイクの住人や(不明瞭)会社に販売できていないからだ ムンバイの消防隊も説得できないでいる
Biz şirketleri iflastan kurtarırken bu oluyordu.Amíg mi a válság mentőcsomagjaival foglakoztunk, ez történt.
Biz şirketleri iflastan kurtarırken bu oluyordu.Cât timp noi facem planuri de salvare, asta e ceea ce se întâmplă.
Biz şirketleri iflastan kurtarırken bu oluyordu.Enquanto fazíamos resgates financeiros, aconteceu isto.
Biz şirketleri iflastan kurtarırken bu oluyordu.Ketika kita mengalami krisis ekonomi, dia tetap terjadi.
Biz şirketleri iflastan kurtarırken bu oluyordu.우리가 구제금융을 하고 있는 동안에도 계속되고 있었습니다.
Biz şirketleri iflastan kurtarırken bu oluyordu.Mens vi laver redningsaktioner, skete dette.
Biz şirketleri iflastan kurtarırken bu oluyordu.Mentre noi ci occupiamo di crisi finanziarie, questo è quello che succede.
Biz şirketleri iflastan kurtarırken bu oluyordu.Mientras que nosotros pagamos las fianzas, esto es lo que ha pasado.
Biz şirketleri iflastan kurtarırken bu oluyordu.My ratujemy banki, a dzieje się to.
Biz şirketleri iflastan kurtarırken bu oluyordu.Pendant qu'on se préoccupe de crise financière, voici ce qui se passe.
Biz şirketleri iflastan kurtarırken bu oluyordu.Terwijl wij banken aan het redden waren, gebeurde er dit.
Biz şirketleri iflastan kurtarırken bu oluyordu.Während wir Rettungsaktionen durchführen, passiert genau das hier.
Biz şirketleri iflastan kurtarırken bu oluyordu.Αυτό συμβαίνει.
Biz şirketleri iflastan kurtarırken bu oluyordu.Докато ние даваме заден ход, ето какво се случи.
Biz şirketleri iflastan kurtarırken bu oluyordu.Пока мы заняты спасением банкротов, это произошло.
Biz şirketleri iflastan kurtarırken bu oluyordu.בזמן שאנחנו עושים הצלות, זה מה שקרה.
Biz şirketleri iflastan kurtarırken bu oluyordu.حين كنا ندفع كفالاتنا، هذا ماحصل.
Biz şirketleri iflastan kurtarırken bu oluyordu.春
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.A preto mediálne odvetvie prosilo, požadovalo, naliehalo, aby s tým Kongres niečo urobil.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Aşa că industriile media au cerşit, au insistat, au cerut Congresului să facă ceva.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.A tak mediální průmysl žebral, vyžadoval a domáhal se, aby s tím Kongres něco udělal.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Così l'industria dei media implorò, insistette, richiese che il Congresso facesse qualcosa.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Die Medienunternehmen also bettelten, insistierten, forderten, dass der Kongress etwas unternehmen möge.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Dlatego przemysł medialny błagał, nalegał i wysuwał żądania, żeby Kongres coś zrobił.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Dus gingen de mediabedrijven bedelen, insisteren, eisen dat het Congres iets zou doen.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.E assim as indústrias dos media imploraram, insistiram, exigiram que o Congresso fizesse qualquer coisa.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.És így a médiaipar könyörgött, bizonygatta, követelte, hogy a Kongresszus csináljon valamit.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Et donc les compagnies de médias ont supplié, insisté, exigé que le Congrès fasse quelque chose.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.미디어 기업들은 의회에 조처해달라고 요구했고 의회는
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Og derfor begyndte mediebranchen at tigge, insistere og forlange, at Kongressen gjorde noget.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Por eso las industrias de medios rogaban, insistían, exigían que el Congreso hiciera algo.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Så mediabranschen tiggde, insisterade och krävde att kongressen skulle agera.
Böylece medya şirketleri yalvarıp yakararak Meclisten birşeyler yapmasını istedi.Sehingga industri media memohon, bersikeras, menuntut bahwa Kongres harus melakukan sesuatu.

İlgili Sayfalar