şirketi ile cümle
şirketi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Şirketimde seni istihdam edebilirim.I can employ you in my company.
Seni şirketimde işe alabilirim.I can hire you in my company.
Şirketine geleceğim.I'll come to your company.
Muhtemelen şirketimizde bir iş bulabileceğini düşünüyorum.I think you could probably get a job at our company.
O özel bir güvenlik şirketi için bir mali kontrolör olarak çalışır.He works as a financial controller for a private security company.
Şirketimizde resmi dil Japonca.In our company, the official language is Japanese.
Tom, Mary'ye şirketinde bir pozisyon teklif etti.Tom offered Mary a position at his company.
Tom bir petrol şirketi için çalıştı.Tom worked for an oil company.
Bu laboratuvar saygın ilaç şirketine aittir.This laboratory belongs to a respected pharmaceutical company.
Tom para çalmaya çalışmak için şirketin sistemine girdi.Tom hacked into the company's system to try to steal money.
Dan şirketini sıfırdan yarattı.Dan created his company from scratch.
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en genç otomobil şirketi doksan yaşından fazladır.The youngest car company in the United States is more than ninety years old.
Dan su şirketindeki işinden kovuldu.Dan was fired from his job at the water company.
Dan'in şirketi kepenk kapatacak.Dan's company will go out of business.
Tom şirketimize üç yıl önce katıldı.Tom joined our company three years ago.
Tom Boston'da bir bilgisayar şirketinde çalışıyor.Tom works at a computer company in Boston.
O, şirketin sahibi.He is the owner of the company.
Çalıştığın şirketin adı nedir?What's the name of the company you work for?
Tom babasının şirketi için çalışıyor.Tom works for his father's company.
Şirketinde kaç çalışan var?How many employees at your company?
Bugün şirketimden bir e-posta almadım.I didn't get an email from my company today.
Elektrik şirketinin müdürü kovulacak.The manager of the electric company will be fired.
Tom'un şirketi daha büyük bir şirket tarafından satın alındı.Tom's company was bought by a larger company.
Şirketimiz beş parasız.Our company is broke.
Şirketin güçlü yanları ve zayıf yanları nelerdir?What are the company's strengths and weaknesses?
Tom Jackson bu şirketin başkanıydı.Tom Jackson used to be the president of this company.
Tom Jackson artık bu şirketin başkanı.Tom Jackson is now the president of this company.
Tom Jackson bu şirketin başkanıdır.Tom Jackson is the president of this company.
Ben şirketin iflas ilan etmesine kesin bir biçimde karşıyım.I am categorically opposed to the company declaring bankruptcy.
Tom birkaç yıl önce şirketimiz için bir iş yaptı.Tom did some work for our company a few years ago.
Tom'un şirketi var.Tom has company.
Tom şirketin yalnızca isim olarak başkanıdır. Tüm önemli kararları oğlu alır.Tom is the head of the company in name only. His son makes all the important decisions.
Şirketimizde otuz çalışan var.Our company has thirty employees.
Onlar şirketin umutları hakkında iyimserdi.They were sanguine about the company's prospects.
Şirketimizin senin gibi insanlara ihtiyacı var.Our company needs people like you.
Bu şirketi seviyorum.I love this company.
İlaç şirketi bir gecede hayat kurtaran ilacın fiyatını yükseltti.The pharmaceutical company raised the price of a lifesaving drug overnight.
O bizim şirketimizin altyapısına yatırım yapmak istiyor.She wants to invest in our company's infrastructure.
Tom Silikon Vadisi'nde bir teknoloji şirketi için çalışıyor.Tom works for a tech company in Silicon Valley.
Bu büyük şirketin CEO'su, bir narsist ve sosyopattır.The CEO of this large company is a narcissist and a sociopath.
O bir sıhhi tesisat şirketi için çalışıyor.He works for a plumbing company.
Yeni Yılda, Liu'nun şirketi her çalışanına bir torba un verir.For the new year, Liu's company gives every employee a bag of flour.
Sizin şirketin ihaleyi kazandığını duydun mu?Did you hear that your company won the bid?
Tom telefon şirketi için çalıştı.Tom worked for the phone company.
Bu şirketin şikayetime karşı duyarlılığı zayıftır.This company's responsiveness to my complaint is poor.
Şirketin gelecek sene kısıntı yapılması gerekiyor.The company needs to make cutbacks next year.
Tom şirketi sever.Tom loves company.
Tom'un şirketi vardı.Tom had company.
Otobüs şoförünü tur şirketine bildirdik.We've reported the bus driver to the tour company.
Şirketimizde birçok yabancı çalışır.Many foreigners work in our company.
Tom bu şirketi işletmiyor.Tom doesn't run this company.
Şirketim var.I have company.
O şirketin yönetimi cinsiyet ayrımı yapıyor.The management of that company is sexist.
O şirketin yönetimi cinsiyetçidir.The management of that company is sexist.
Betimleme, bir şirketin tescilli ticari markasını ihlal etti.The depiction violated a company's registered trademark.
Tom bir kredi kartı şirketi için çalışıyor.Tom works for a credit card company.
Boykotlar şirketin politikasını değiştirmede çok etkili olabilir.Boycotts can be very effective in changing a company's policy.
Şirketimizden bir kez daha alay ederseniz kesinlikle size karşı kibar olmayacağız.If you make fun of our company again, we certainly won’t be polite to you.
Bir bilgisayar korsanı, şirketin veritabanındaki hassas dosyalara erişebildi.A hacker gained access to sensitive files in the company's database.
Leyla bir tedarikçiyle olan acı bir hukuki ihtilaf sonrasında şirketini kaybetti.Layla lost her company after a bitter legal dispute with a supplier.
İlgili Sayfalar