şirketi ile cümle
şirketi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Senin şirketinle çalışmak istiyorum.I want to work with your company.
Ben senin şirketinle çalışmak isterim.I would like to work with your company.
Hacker şirketin veri tabanında bulunan hassas dosyalara erişimi kazandı.The hacker gained access to sensitive files in the company's database.
Şirketin 12 Avrupa ülkesinde şubesi bulunmaktadır.The company has branches in 12 European countries.
Tom şirketindeki en yüksek satış için ödül aldı.Tom got an award for the highest sales at his company.
Tom şirketimizdeki en iyi işçidir.Tom is the best worker in our company.
Tom şirketimizin beynidir.Tom is the brains of our company.
Yazılım şirketi ekonomik durgunluk sürecinde büyük başarısızlığa uğradı.The software company collapsed during the recession.
Onların şirketi kırk yeni iş oluşturdu.Their company created forty new jobs.
Şirketin para kaybettiği gerçeği ile yüzleşmek zorundayız.We have to face the fact that the company is losing money.
Bir ambalaj şirketi için çalışmaktadırlar.They work for a packaging company.
Şirketin karları artıyor.The company's profits have been increasing.
Tom, borsanın şirketin başarısızlığında bir faktör olduğunu raporunda belirtti.Tom noted in his report that the stock market was a factor in the company's failure.
Biz sigorta şirketine poliçemizin şartlarını ihlal ettiği için dava açtık.We sued the insurance company because it violated the terms of our policy.
Şirketin başkanı kim?Who's the company's president?
John aile şirketini çok verimli bir şekilde işletiyor.John runs the family business very efficiently.
Yeni politikayı benimsemek, bu şirketin şimdiye kadar yaptığı en iyi şeydi.Adopting the new policy was the best thing this company ever did.
Web sayfana bizim şirketin web sitesi ile ilgili bir link koyar mısın?Would you mind putting a link on your web page to our company's web site?
Yönetici şirketin yapısını iyileştirmek istiyor.The manager wants to improve the company's structuring.
Birçok büyük Japon şirketi ihracata bağlıdır.Many large Japanese companies depend on exports.
Üniversiteden mezun olduktan sonra, babamın şirketinde bir iş aldım.After I graduated from college, I got a job with my father's company.
Tom'un şirketi petrol için sondaj yapıyor.Tom's company is drilling for oil.
Tom'un şirketi Hindistan'dan çay ithalatı yapıyor.Tom's company imports tea from India.
Tom'un şirketi Brezilya'dan kahve ithal ediyor.Tom's company imports coffee from Brazil.
Tom Boston'da bir ticaret şirketi için çalışıyor.Tom works for a trading company in Boston.
Tom Boston'da bir yapı şirketi için çalıştı.Tom worked for a construction company in Boston.
Tom şirketin sunduğu erken emeklilik paketini aldı.Tom took the early retirement package the company offered.
Tom'un şirketindeki işçiler daha kısa çalışma saatleri talep ediyorlar.The workers at Tom's company are demanding shorter working hours.
Tom Mary'nin şirketinden hoşlandı.Tom enjoyed Mary's company.
Tom şirketin sahibi olmaktan vazgeçti.Tom ended up becoming the owner of the company.
Tom şirketin en yeni ürününü kalabalığa tanıttı.Tom demonstrated the company's newest product to the crowd.
Tom kesinlikle bu şirketin kontrolüne sahip.Tom definitely has control of this company.
Tom şu anda babasının şirketi için çalışıyor.Tom currently works for his father's company.
Tom onun şirketinin ürünlerinin niçin iyi satmadıklarını anlayamadı.Tom couldn't understand why his company's products weren't selling well.
Tom bizim şirketimiz için çalışmayı düşündü, fakat yapmamaya karar verdi.Tom considered working for our company, but decided not to.
Tom kesinlikle Mary'nin şirketinden hoşlanıyor gibi görünüyor.Tom certainly seems to enjoy Mary's company.
Tom arabasının çalındığını bildirmek için sigorta şirketini aradı.Tom called the insurance company to report that his car had been stolen.
Tom bir cümleyi yanlış çevirdiğinden dolayı, şirketimiz çok para kaybetti.Because Tom mistranslated one sentence, our company lost a lot of money.
Bizim şirketimize katılmanızı rica etmeyi düşünüyorduk.We were thinking of asking you to join our company.
Tom kendi şirketine başlamalıdır.Tom should start his own company.
O şirketi ağabeyim yönetiyor.My older brother manages that company.
O şirketin hisse senedi fiyatı dün düştü.That company's stock price fell yesterday.
Şirketin muhasebecisi için bir tutuklama emri yayımlandı.An arrest warrant was issued for the company's accountant.
Küçük yaştan itibaren aile şirketini devralmak için yetiştirildi.He was groomed from a young age to take over the family business.
Bay Smith şimdi bu şirketin başkanı.Mr. Smith is now president of this company.
Tom'un şirketi halka açıldı.Tom's company went public.
Şirketinizin teklifi kazandığını duydunuz mu?Have you already heard that your firm has won the tender?
Senin evin, şirketinden uzak mı?Is your house far from your company?
Onun şirketi krizi atlatamadı.His company didn't survive the crisis.
Onun şirketi kriz sırasında iflas etti.His company went under during the crisis.
Şirketin başkanı bir sonuca vardı.The company's president makes a conclusion.
Toplantı salonu şirketin tüm çalışanlarını alması gerekir.The meeting room must be able to receive all the workers of the company.
Bu şirketin bir toplantı odası bile yok.This company doesn't even have a meeting room.
Bu şirketin kar marjı çok büyük.This company's profit margin is very big.
Hiç şirketinden ödünç para aldın mı?Have you ever borrowed money from your company?
Hiç bir şirketi yönettin mi?Have you ever managed a company?
Hiç bir şirketi yönettiniz mi?Have you ever managed a company?
Şirketin hisse fiyatı düştü.The company's share price has fallen.
Bizim şirketimiz var.We've got company.
O, şirketi tarafından Kazakistan'a gönderildi.He was sent by his company to Kazakhstan.
İlgili Sayfalar