Yani, herkes için risk vardır, ve sizin de sıranız geldiğinde risk almak zorundasınız.Das hat ja jeder. Wenn man es mal akzeptiert hat, nimmt man es, wenn und wie es kommt.
Yani, herkes için risk vardır, ve sizin de sıranız geldiğinde risk almak zorundasınız.Iedereen heeft zijn risico's. Zodra je een beroep kiest, moet je ze erbij nemen, zoals ze zich voordoen.
Yani, herkes için risk vardır, ve sizin de sıranız geldiğinde risk almak zorundasınız.즉 모든 사람들은 자신들만의 위험을 가지고 있습니다. 그리고 일단 그 위험이 본인의 몫이라 말하면, 그 위험이 자신에게 닥쳤을 때, 그 위험을 감수해야 합니다.
Yani, herkes için risk vardır, ve sizin de sıranız geldiğinde risk almak zorundasınız.Toţi oamenii îşi asumă nişte riscuri. Odată ce ştii care-i al tău, trebuie să ţi-l asumi când şi cum e nevoie.
Yani, herkes için risk vardır, ve sizin de sıranız geldiğinde risk almak zorundasınız.У всех есть страх. Когда вы понимаете, в чём он, вы должны встретить его, когда бы это ни произошло.
Yani, herkes için risk vardır, ve sizin de sıranız geldiğinde risk almak zorundasınız.לכל אחד יש את הסכנות שלו. ברגע שאתה מודע לסכנות את יודע להתמודד איתן כשהן מגיעות.
Yani, herkes için risk vardır, ve sizin de sıranız geldiğinde risk almak zorundasınız.أعني كل إنسان له مجازافات. ومتى ما قلت أن هذا هو لك، يجب أن تأخذه، كما يأتي ومتى ما أتى
Yani, herkes için risk vardır, ve sizin de sıranız geldiğinde risk almak zorundasınız.自分の仕事を決めた瞬間 そのリスクは取らないといけない いつであっても CA: あなたは素晴らしい人で 素晴らしい事をした
Yarın muhakkak onları aramalıyız. Senin sıran Smith.Θα πάμε να κοιτάξουμε αύριο.