Ana içeriğe geç
Sözlük

şip ile cümle

şip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.他 若是 牆 、 我 們 要 在 其上 建造 銀塔 . 他 若是門 、 我 們 要 用 香柏 木板 圍護他
Eğer posta yoluyla ilaç siparişi vermek istiyorsanız da sınırlamalar hakkında bilgi edininiz.Ota selvää rajoituksista myös, jos haluat tilata lääkkeitä Suomeen postitse.
Eğer posta yoluyla ilaç siparişi vermek istiyorsanız da sınırlamalar hakkında bilgi edininiz.Ta reda på begränsningarna också om du vill beställa läkemedel till Finland per post.
Eğer posta yoluyla ilaç siparişi vermek istiyorsanız da sınırlamalar hakkında bilgi edininiz.Также уточните наличие ограничений, если вы хотите заказать лекарства для пересылки в Финляндию по почте.
Eğer posta yoluyla ilaç siparişi vermek istiyorsanız da sınırlamalar hakkında bilgi edininiz.استوضح القيود أيضاً إذا رغبت في حجز طلبية أدوية إلى فنلندا بالبريد.
Einstein'ın denklemlerini hesaplarken -- siperlerde yaptığınız üzere.Einsteins Gleichungen berechnete, wie man das in Schützengräben eben so macht.
Einstein'ın denklemlerini hesaplarken -- siperlerde yaptığınız üzere.Einstein számításain dolgozik -- ahogy az szokás a lövészárkokban.
Einstein'ın denklemlerini hesaplarken -- siperlerde yaptığınız üzere.Jak to bywa w okopach.
Einstein'ın denklemlerini hesaplarken -- siperlerde yaptığınız üzere.아인슈타인의 방정식을 푸는 모습을 상상하곤 합니다. 여러분들도 참호속에서 그러잖아요.
Einstein'ın denklemlerini hesaplarken -- siperlerde yaptığınız üzere.עושה חישובים עם משוואות של איינשטיין -- כפי שעושים בחפירות.
Einstein'ın denklemlerini hesaplarken -- siperlerde yaptığınız üzere.يحلل معادلات أينشتاين -- كما يفعل الكل في الخنادق.
Einstein'ın denklemlerini hesaplarken -- siperlerde yaptığınız üzere.想像することがあります アインシュタインが発表した一般相対性理論に
Erkekler bölümünde sipariş vermek, ödemek ve yemek zorundaydım.A já si musel objednat, zaplatit a najíst se v mužské části. "To je zvláštní," řekl jsem si,
Erkekler bölümünde sipariş vermek, ödemek ve yemek zorundaydım.És a férfi részlegben kellett rendelnem, fizetnem és étkeznem.
Erkekler bölümünde sipariş vermek, ödemek ve yemek zorundaydım.Et je devais commander, payer et manger dans la section pour homme.
Erkekler bölümünde sipariş vermek, ödemek ve yemek zorundaydım.Ho pagato, ordinato e mangiato nella sezione maschile.
Erkekler bölümünde sipariş vermek, ödemek ve yemek zorundaydım.Ik moest ook betalen, bestellen en eten in de mannenafdeling.
Erkekler bölümünde sipariş vermek, ödemek ve yemek zorundaydım.전 주문과 계산을 하고 그 남성 전용 구역에서 먹어야 했습니다.
Erkekler bölümünde sipariş vermek, ödemek ve yemek zorundaydım.Musiałem płacić, złożyć zamówienie i jeść w sektorze męskim.
Erkekler bölümünde sipariş vermek, ödemek ve yemek zorundaydım.Och jag var tvungen att betala, beställa och äta i herrarnas del.
Erkekler bölümünde sipariş vermek, ödemek ve yemek zorundaydım.Saya harus membayar, memesan, dan makan di area pria.
Erkekler bölümünde sipariş vermek, ödemek ve yemek zorundaydım.Și a trebuit să plătesc, să comand și să mănânc în zona pentru bărbați.
Erkekler bölümünde sipariş vermek, ödemek ve yemek zorundaydım.Tak som si musel objednať, zaplatiť a jesť v mužskej časti.
Erkekler bölümünde sipariş vermek, ödemek ve yemek zorundaydım.Tive que fazer o pedido, pagar e comer na secção masculina. "É curioso", disse para mim mesmo,
Erkekler bölümünde sipariş vermek, ödemek ve yemek zorundaydım.Tôi đã phải cử hành nghi lễ, đặt món và ăn ở khu vực cho nam giới.
Erkekler bölümünde sipariş vermek, ödemek ve yemek zorundaydım.Und ich musste im Männerbereich zahlen, bestellen und essen.
Erkekler bölümünde sipariş vermek, ödemek ve yemek zorundaydım.Y tuve que hacer el pedido, pagar y comer en la sección masculina.
Erkekler bölümünde sipariş vermek, ödemek ve yemek zorundaydım.Και έπρεπε να πληρώσω, να παραγγείλω και να φάω στο ανδρικό τμήμα.
Erkekler bölümünde sipariş vermek, ödemek ve yemek zorundaydım.И аз трябваше да платя, поръчам и ям в мъжкото отделение.
Erkekler bölümünde sipariş vermek, ödemek ve yemek zorundaydım.И мне нужно было платить, заказывать и есть в мужском зале.
Erkekler bölümünde sipariş vermek, ödemek ve yemek zorundaydım.І мені довелось платити, замовляти, та їсти в залі для чоловіків.
Erkekler bölümünde sipariş vermek, ödemek ve yemek zorundaydım.הייתי צריך לשלם, להזמין ולאכול באיזור לגברים.
Erkekler bölümünde sipariş vermek, ödemek ve yemek zorundaydım.اي عليك ان تطلب .. تدفع .. وتأكل في قسم الذكور
Erkekler bölümünde sipariş vermek, ödemek ve yemek zorundaydım."可笑しなことだ" と思いました。
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.a priviedli oslicu aj osľa, položili na ne svoje rúcha a na tie ho vysadili.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.Au adus măgăriţa şi măgăruşul, şi-au pus hainele peste ei, şi El a şezut deasupra.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.condussero l'asina e il puledro, misero su di essi i mantelli ed egli vi si pose a sedere
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.de hentet aseninnen og folen, og la sine klær på dem; og han satte sig oppå.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.Elhozák a szamarat és annak vemhét, és felsõ ruháikat rájuk teríték, és ráüle azokra.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.Hai người dắt lừa cái và lừa con , trải áo mình trên lưng lừa , và nâng Ngài cỡi lên .
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.Hai người dắt lừa cái và lừa con, trải áo mình trên lưng lừa, và nâng Ngài cỡi lên.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.Ils amenèrent l`ânesse et l`ânon, mirent sur eux leurs vêtements, et le firent asseoir dessus.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.ja toivat aasintamman varsoineen ja panivat niiden selkään vaatteensa, ja hän istuutui niiden päälle.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.나귀와 나귀 새끼를 끌고 와서 자기들의 겉옷을 그 위에 얹으매 예수께서 그 위에 타시니
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.och ledde till honom åsninnan och fålen; och de lade sina mantlar på denne, och han satte sig därovanpå.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.og de hentede Aseninden og Føllet og lagde deres Klæder på dem, og han satte sig derpå.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.pripeljeta oslico in žrebe. In položijo nanju oblačila svoja, in on sede nanje.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.Přivedli oslici i oslátko, a vložili na ně roucha svá, a jej navrchu posadili.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.Przywiedli oślicę i oślę, i włożyli na nie szaty swoje, i wsadzili go na nie.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.Trajeron el asna y el borriquillo y pusieron sobre ellos sus mantos, y él se sentó encima de ellos
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.trouxeram a jumenta e o jumentinho, e sobre eles puseram os seus mantos, e Jesus montou.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.und brachten die Eselin und das Füllen und legten ihre Kleider darauf und setzten ihn darauf.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.εφεραν την ονον και το πωλαριον, και εβαλον επανω αυτων τα ιματια αυτων και επεκαθισαν αυτον επανω αυτων.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.докараха ослицата и ослето, и намятаха на тях дрехите си; и Той възседна върху тях.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.і привели ослицю і осля, й положили на них одежу свою, та й посадили Його верх неї.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.привели ослицу и молодого осла и положили на них одежды свои, и Он сел поверх их.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.ויביאו את האתון ואת העיר וישימו עליהם את בגדיהם וירכיבהו עליהם׃
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.وأتيا بالاتان والجحش ووضعا عليهما ثيابهما فجلس عليهما.
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.牽 了 驢 和 驢 駒 來 、 把 自 己 的 衣 服 搭 在 上 面 、 耶 穌 就 騎 上
Eşekle sıpayı getirip üzerlerine giysilerini yaydılar, İsa sıpaya bindi.牽了驢 和 驢駒來 、 把 自己 的 衣服 搭 在 上面 、 耶穌 就 騎上
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
şip ile cümle - Sayfa 34 - şip kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App