şikâyet ile cümle
şikâyet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.Sie sie sind fürchterlich frustriert mit ihr, aber sie beschweren sich nicht darüber, sie reparieren sie.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.Sono frustrati da morire, ma non si lamentano e sistemano le cose.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.Sunt nespus de decepționați de situație, dar nu se plâng de ea ci o rezolvă.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.Sú z nej pekelne frustrovaní, ale nesťažujú sa na ňu, oni ju opravujú.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.Ze zijn er uitermate gefrustreerd over, maar klagen er niet over. Ze repareren het.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.Είναι εξοργισμένοι μαζί της, αλλά δεν παραπονιούνται γι'αυτό, το διορθώνουν.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.Вони ним жахливо незадоволені, але вони не скаржаться на це, вони його виправляють.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.Они ужасно им недовольны, но они не жалуются, они его исправляют.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.Чувстват се дяволски разочаровани от него, но не се оплакват, а се опитват да го поправят.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.הם לגמרי מתוסכלים ממנו, אבל הם לא מתלוננים עליו, הם מתקנים אותו.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.هم محبطون للغاية منها لكنهم لا يشتكون من ذلك، إنهم يصلحونه.
Onlar tabii ki hayal kırıklığına da uğramışlar, ama şikayet etmiyorlar, düzeltiyorlar.ただ不満を言い続けるのではなく みずから解決しているのです この人たちは 私たちが見失ってしまった
Onu CNBC'ye şikayet etmemi mi istiyorsun?Kau ingin aku melaporkannya ke NBC?
Onu CNBC'ye şikayet etmemi mi istiyorsun?NBC에 보고 해야 하겠지?
Onu CNBC'ye şikayet etmemi mi istiyorsun?Quieres que lo reporte al NBC?
O onun beklenen katta saman şikayet hakkında oldu.Bila je na tem, da pritožujejo nad slamo na tleh, ko jo je pričakoval.
O onun beklenen katta saman şikayet hakkında oldu.Była o narzekać na słomę na podłodze, kiedy przewiduje się jej.
O onun beklenen katta saman şikayet hakkında oldu.Cô về khiếu nại của rơm trên sàn khi ông dự đoán của mình.
O onun beklenen katta saman şikayet hakkında oldu.Dia akan mengeluh jerami di lantai saat ia mengantisipasi nya.
O onun beklenen katta saman şikayet hakkında oldu.Ea a fost pe cale să plâng de paie pe podea atunci când el a anticipat.
O onun beklenen katta saman şikayet hakkında oldu.Ela estava prestes a se queixar da palha no chão quando ele antecipou-la.
O onun beklenen katta saman şikayet hakkında oldu.Elle était sur le point de se plaindre de la paille sur le sol quand il lui prévu.
O onun beklenen katta saman şikayet hakkında oldu.Estaba a punto de quejarse de la paja en el suelo cuando se le adelantó.
O onun beklenen katta saman şikayet hakkında oldu.Hän oli aikeissa valittaa varsien lattialle kun hän odotettavissa häntä.
O onun beklenen katta saman şikayet hakkında oldu.Hon var på väg att klaga på halm på golvet när han väntat henne.
O onun beklenen katta saman şikayet hakkında oldu.그녀는 그가 그녀를 예상 바닥에 지푸라기의 불평에 대해되었습니다.
O onun beklenen katta saman şikayet hakkında oldu.Ő volt, hogy panaszkodnak a szalma a földön, mikor várható őt.
O onun beklenen katta saman şikayet hakkında oldu.Sie war etwa um das Stroh auf dem Boden, als er sie erwartet zu beklagen.
O onun beklenen katta saman şikayet hakkında oldu.Stava per lamentarsi della paglia per terra quando lui la anticipato.
O onun beklenen katta saman şikayet hakkında oldu.Že sa chystá sťažovať na slamu na podlahe, keď tušil ju.
O onun beklenen katta saman şikayet hakkında oldu.Že se chystá stěžovat na slámu na podlaze, když tušil ji.
O onun beklenen katta saman şikayet hakkında oldu.Ze was op het punt om van het stro klagen op de grond toen hij haar verwacht.
O onun beklenen katta saman şikayet hakkında oldu.Ήταν για να παραπονεθούν για το άχυρο στο πάτωμα, όταν εκείνος την αναμενόμενη.
O onun beklenen katta saman şikayet hakkında oldu.Ей было жаловаться на соломе на полу, когда он ожидал ее.
O onun beklenen katta saman şikayet hakkında oldu.Їй було скаржитися на соломі на підлозі, коли він чекав її.
O onun beklenen katta saman şikayet hakkında oldu.Тя е за да се оплакват от слама на пода, когато той я очаква.
O onun beklenen katta saman şikayet hakkında oldu.كانت على وشك أن يشكو من القش على الأرض عندما كان متوقعا لها.
O onun beklenen katta saman şikayet hakkında oldu."私はあなたがノックなしで来るだろうしたい"と、彼は異常なの口調で言う
O yüzden askerleri şikayet ederken duyarsanız bundan söz ettiklerini bilin.Cuando oigan a soldados quejándose, eso es de lo que se están quejando.
O yüzden askerleri şikayet ederken duyarsanız bundan söz ettiklerini bilin.Deci cand vei auzi soldati plangandu-se, despre asta vorbesc, stii?
O yüzden askerleri şikayet ederken duyarsanız bundan söz ettiklerini bilin.Donc quand vous entendez des soldats se plaindre, voilà de quoi ils parlent.
O yüzden askerleri şikayet ederken duyarsanız bundan söz ettiklerini bilin.Dus als je soldaten hoort klagen, bedoelen ze dit.
O yüzden askerleri şikayet ederken duyarsanız bundan söz ettiklerini bilin.그래서 여러분들이 병사들의 불평을 듣게 된다면, 그것이 그들이 하는 얘기입니다. 그렇습니다.
O yüzden askerleri şikayet ederken duyarsanız bundan söz ettiklerini bilin.Quindi, nel caso sentiste dei soldati che si lamentano, ecco di cosa stanno parlando.
O yüzden askerleri şikayet ederken duyarsanız bundan söz ettiklerini bilin.Wenn Sie Soldaten klagen hören, sprechen sie über solche Sachen.
O yüzden askerleri şikayet ederken duyarsanız bundan söz ettiklerini bilin.Więc kiedy usłyszycie, jak żołnierze narzekają, to naprawdę tak wyglądają ich rozmowy, rozumiecie?
O yüzden askerleri şikayet ederken duyarsanız bundan söz ettiklerini bilin.Затова, когато може би чуете войници да се оплакват, за това говорят, разбирате ли?
O yüzden askerleri şikayet ederken duyarsanız bundan söz ettiklerini bilin.Так что, когда вы слышите как солдаты жалуются, именно это они и имеют в виду, понимаете?
O yüzden askerleri şikayet ederken duyarsanız bundan söz ettiklerini bilin.אז כשאתם שומעים חיילים מתלוננים, על זה הם מדברים, כן?
O yüzden askerleri şikayet ederken duyarsanız bundan söz ettiklerini bilin.لذلك عندما تسمعون الجنود يشتكون , هذا هو بالضبط ما يتحدثون عنه , تعرفون ؟
O yüzden askerleri şikayet ederken duyarsanız bundan söz ettiklerini bilin.正にこの事なのです 解ります? そのギャップを埋めるべく この映像を 彼らが伝えようとしてくれたことは
Rengi beğenmedik, buton doğru yerde değil gibi şikayetleri açığa çıkarır.색상이라든가 버튼의 위치 같은 것도 정하는 거죠
Rengi beğenmedik, buton doğru yerde değil gibi şikayetleri açığa çıkarır.Może i nie polubiliśmy tego koloru, a ten przycisk był w złym miejscu, itp. Ale to nic.
Rengi beğenmedik, buton doğru yerde değil gibi şikayetleri açığa çıkarır.لم يعجبنا ذلك اللون، مكان الزر غير مناسب، الخ.
Rengi beğenmedik, buton doğru yerde değil gibi şikayetleri açığa çıkarır.結果 誰も欲しがらない商品を作らずに済み
Sadece "teşekkür ederim" demeye devam et. Açıklama yapma. Şikayet etme.Älä selittele, älä valita, sano vain "kiitos".
"şeker miktarının yetersiz olduğundan" şikayetçi."besonders unfair, was den Zucker betrifft."
"şeker miktarının yetersiz olduğundan" şikayetçi."đặc biệt không công bằng trong vấn đề ăn đường."
"şeker miktarının yetersiz olduğundan" şikayetçi."desaprobable en cuanto al azúcar."
"şeker miktarının yetersiz olduğundan" şikayetçi. (Gülüşmeler)"principalement par la surconsommation de sucre".