şeytanlar ile cümle

şeytanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Lakapları "Siyah Şeytanlar"dır.Прякорът на отбора е „Черните котки“.
Film Melekler ve Şeytanlar'ın devamıdır.Ланча Делта участва във филма „Ангели и демони“.
Şeytanların mü`mini ve itaatlisi yoktur.Uvjereni "Bunjevci" nisu vjernici.
Melek konuşma yapar, yedi ölümcül günahı temsil eden şeytanlar günahlarını meleğe itiraf eder.Smrtni grijeh Sedam glavnih grijeha Istočni grijeh Što da učinim jer padoh u grijeh?
Bu, şeytanları öldürmüyor ama yüksek derecede acı veriyor.Jej jed nie je smrteľný, ale spôsobuje obrovskú bolesť.
Talmud'un belirli bölümlerinde cinlerden faydalanıp şeytanların kullanılması gerektiği yazar.Talmud na mnohých miestach hovorí o veľkosti tých, ktorí vedeli odpúšťať.
Şeytanlarını çağırarak Angband'ı eskisinden daha büyük ve daha güçlü biçimde yeniden inşa etmiştir.Prebivalci Efeza so tempelj takoj obnovili in celo načrtovali večjega in mogočnejšega od prvotnega.
Soyundan gelen cinler şeytanlardır.Navijaška skupin se imenuje Demoni.
Ayrıca şeytanları da öldürebilir.Taip gali ir užmušti savo priešininkus.
Ama şeytanlar cennete girmezler.Jumalasalgaja on alati põrgus.
Şeytanlar kendilerini Emily'nin ağzından tanıtırlar.Eesti keelest tõlkinud Emilia Tavia.
Deniz Şeytanları ilk kez görünmüştür.Esimest korda olid maha märgitud rajajooned.
Ama bu şeytanları denemenin vakti geldiAle je čas na cvičenie týchto démonov
Ama bu şeytanları denemenin vakti geldiDar a venit timpul sa exocizez acesti demoni
Ama bu şeytanları denemenin vakti geldiMais il est temps d'exorciser ces démons
Ayağa kalkıyorum, şeytanlarımla yüzleşeceğimJe m'élève face à mes démons
Ayağa kalkıyorum, şeytanlarımla yüzleşeceğimMa ridic acum, voi sta fata in fata cu demonii
Ayağa kalkıyorum, şeytanlarımla yüzleşeceğimStojím sa Imma tvár svojej démonmi
Bazıları ise gerçek koşulların farkında ama içlerinden şöyle geçiyor: "Yetimhaneler olması gereken şeytanlar."Alţii ştiu mai multe despre condiţiile de trai din aceste centre, dar le consideră totuşi un rău necesar.
Bazıları ise gerçek koşulların farkında ama içlerinden şöyle geçiyor: "Yetimhaneler olması gereken şeytanlar."Anderen weten meer over de leefomstandigheden maar geloven dat ze een noodzakelijk kwaad zijn.
Bazıları ise gerçek koşulların farkında ama içlerinden şöyle geçiyor: "Yetimhaneler olması gereken şeytanlar."Jiní vědí své o zdejších životních podmínkách, ale domnívají se, že jde jen o nutné zlo.
Bazıları ise gerçek koşulların farkında ama içlerinden şöyle geçiyor: "Yetimhaneler olması gereken şeytanlar."Mások többet tudnak ugyan az itteni életkörülményekről, de mégis úgy gondolnak rájuk, mint szükséges rosszra.
Bazıları ise gerçek koşulların farkında ama içlerinden şöyle geçiyor: "Yetimhaneler olması gereken şeytanlar."Những người khác biết thêm chi tiết về điều kiện sống tại đó nhưng vẫn nghĩ rằng đó là một điều ác cần thiết.
Bazıları ise gerçek koşulların farkında ama içlerinden şöyle geçiyor: "Yetimhaneler olması gereken şeytanlar."Niektórzy znają warunki sierocińców lepiej, ale uważają je za zło konieczne.
Bazıları ise gerçek koşulların farkında ama içlerinden şöyle geçiyor: "Yetimhaneler olması gereken şeytanlar."Otros conocen mejor las condiciones de vida, pero piensan que son un mal necesario.
Bazıları ise gerçek koşulların farkında ama içlerinden şöyle geçiyor: "Yetimhaneler olması gereken şeytanlar."Sebagian lainnya yang lebih mengenal kehidupan di sana merasa bahwa tempat itu diperlukan meskipun buruk.
Bazıları ise gerçek koşulların farkında ama içlerinden şöyle geçiyor: "Yetimhaneler olması gereken şeytanlar."Άλλοι γνωρίζουν περισσότερα για τις συνθήκες διαβίωσης εκεί, αλλά ακόμη πιστεύουν πως είναι ένα αναγκαίο κακό.
Bazıları ise gerçek koşulların farkında ama içlerinden şöyle geçiyor: "Yetimhaneler olması gereken şeytanlar."Даже те, кто более осведомлён об условиях проживания в детдомах, всё же считают детдома необходимыми.
Bazıları ise gerçek koşulların farkında ama içlerinden şöyle geçiyor: "Yetimhaneler olması gereken şeytanlar."Други знаят повече за условията на живот там, но все пак мислят, че те са необходимо зло.
Bazıları ise gerçek koşulların farkında ama içlerinden şöyle geçiyor: "Yetimhaneler olması gereken şeytanlar."Інші знають про умови проживання там, але все ж думають, що це необхідне зло.
Benim psikozum, öte yandan, şeytanlarımın o kadar korkunç olduğu bir kabus ki bütün meleklerim çoktan gitti.제 정신 질환은 그 반면에, 깨어있는 악몽이며, 그 안의 제 악마들은 너무나도 무서워서 천사들은 이미 흩어졌답니다.
Benim psikozum, öte yandan, şeytanlarımın o kadar korkunç olduğu bir kabus ki bütün meleklerim çoktan gitti.Má psychóza je naopak noční můra, v níž jsou ďáblové pravdu strašní a všichni mí andělé už uletěli.
Benim psikozum, öte yandan, şeytanlarımın o kadar korkunç olduğu bir kabus ki bütün meleklerim çoktan gitti.Однако мои приступы — кошмары наяву, в которых демоны так ужасны, что все ангелы давно покинули меня.
Benim psikozum, öte yandan, şeytanlarımın o kadar korkunç olduğu bir kabus ki bütün meleklerim çoktan gitti.מאידך, הפסיכוזה שלי היא סיוט יומיומי, שבו השדים שלי כה מפחידים עד שכל מלאכי כבר נסו על נפשם.
Benim psikozum, öte yandan, şeytanlarımın o kadar korkunç olduğu bir kabus ki bütün meleklerim çoktan gitti.ان فصامي من جهة أخرى هو كابوس يقظ فيه شياطيني مخيفة جداً بحيث هربت منه جميع ملائكتي
Benim psikozum, öte yandan, şeytanlarımın o kadar korkunç olduğu bir kabus ki bütün meleklerim çoktan gitti.悪魔があまりに恐ろしいので 天使まで逃げてしまいました だから薬を飲むかって? ええ すぐにでも
Fakat daha dikkatli bakalım, o zaman, görünen şeyler iblisler, dünyadaki şeytanlar.Aber sehen wir genauer hin, und schon erscheinen die Dämonen, die Teufel in der Welt.
Fakat daha dikkatli bakalım, o zaman, görünen şeyler iblisler, dünyadaki şeytanlar.Ale když zaostříte, tak jako teď my, vyvstanou před vámi démoni, ďáblové tohto světa.
Fakat daha dikkatli bakalım, o zaman, görünen şeyler iblisler, dünyadaki şeytanlar.Ale pozrime sa hlbšie, a keď tak urobíme, objavia sa démoni, diabli tohto sveta.
Fakat daha dikkatli bakalım, o zaman, görünen şeyler iblisler, dünyadaki şeytanlar.Als we dieper kijken, verschijnen de demonen, de duivels in de wereld.
Fakat daha dikkatli bakalım, o zaman, görünen şeyler iblisler, dünyadaki şeytanlar.Dar haideţi să ne uităm mai adânc, şi pe măsură ce ne concentrăm, putem vedea demoni, demoni în această lume.
Fakat daha dikkatli bakalım, o zaman, görünen şeyler iblisler, dünyadaki şeytanlar.De nézzük csak meg jobban, és máris látjuk, hogy előtűnnek a démonok, a gonoszok a világban.
Fakat daha dikkatli bakalım, o zaman, görünen şeyler iblisler, dünyadaki şeytanlar.하지만 좀 더 깊이있게 관찰하면 바로 악마들의 모습을 볼 수 있죠.
Fakat daha dikkatli bakalım, o zaman, görünen şeyler iblisler, dünyadaki şeytanlar.Mais si nous regardons de plus près, ce qui apparaît ce sont les démons, les diables dans le monde.
Fakat daha dikkatli bakalım, o zaman, görünen şeyler iblisler, dünyadaki şeytanlar.Ma se guardiamo più in profondità appaiono i demoni, i demoni del mondo.
Fakat daha dikkatli bakalım, o zaman, görünen şeyler iblisler, dünyadaki şeytanlar.Mas observemos com um olhar penetrante, e ao fazê-lo, tornam-se aparentes os demónios, os diabos do mundo.
Fakat daha dikkatli bakalım, o zaman, görünen şeyler iblisler, dünyadaki şeytanlar.Men lad os se dybere, og som vi gør det, kommer dæmonerne, verdens djævle frem.
Fakat daha dikkatli bakalım, o zaman, görünen şeyler iblisler, dünyadaki şeytanlar.Mutta katsoessamme tarkemmin, esille tulevat demonit, maailman paholaiset.
Fakat daha dikkatli bakalım, o zaman, görünen şeyler iblisler, dünyadaki şeytanlar.Nhưng hãy nhìn sâu hơn nữa, và lúc đó, những gì xuất hiện là quỷ dữ, ác quỷ trên thế giới.
Fakat daha dikkatli bakalım, o zaman, görünen şeyler iblisler, dünyadaki şeytanlar.Pero miremos más cuidadosamente, y mientras lo hacemos lo que aparecen son demonios, los diablos del mundo.
Fakat daha dikkatli bakalım, o zaman, görünen şeyler iblisler, dünyadaki şeytanlar.Wpatrując się głębiej, dostrzegamy demony, zło tego świata.
Fakat daha dikkatli bakalım, o zaman, görünen şeyler iblisler, dünyadaki şeytanlar.Άλλα ας κοιτάξουμε πιο προσεκτικά. Καθώς το κάνουμε εμφανίζονται οι δαίμονες, το κακό στον κόσμο.
Fakat daha dikkatli bakalım, o zaman, görünen şeyler iblisler, dünyadaki şeytanlar.Але придивімося ближче, і бачимо, що у світі з'являються демони і чорти
Fakat daha dikkatli bakalım, o zaman, görünen şeyler iblisler, dünyadaki şeytanlar.Но если посмотреть ближе, появляются демоны, дьяволы мира.
Fakat daha dikkatli bakalım, o zaman, görünen şeyler iblisler, dünyadaki şeytanlar.Но нека погледнем по-задълбочено, и докато го правим, това се оказват демоните, дяволите в света.
Fakat daha dikkatli bakalım, o zaman, görünen şeyler iblisler, dünyadaki şeytanlar.אבל הבה ונתבונן היטב, ואז, מופיעים הדמונים, השדים שבעולם.
Fakat daha dikkatli bakalım, o zaman, görünen şeyler iblisler, dünyadaki şeytanlar.ولكن لنمعن النظر، وعندها، سنبدأ بملاحظة العفاريت والشياطين في العالم.
Fakat daha dikkatli bakalım, o zaman, görünen şeyler iblisler, dünyadaki şeytanlar.デーモンが見えてきます 悪魔の世界です これは私達に様々な事を暗示します
Florida'ya gel gün ışığı huzmesi. orada limonlar var, orada şeytanlar yapıyorlar."Gyere a floridai aranyesőbokorhoz, ahol vannak citromok, ahol születnek démonok.'
Florida'ya gel gün ışığı huzmesi. orada limonlar var, orada şeytanlar yapıyorlar."Hãy đến với những bụi cây Florida đầy nắng, nơi mà có những cây chanh, nơi mà họ tạo ra những con quái vật.'
İlgili Sayfalar