şeylerin ile cümle
şeylerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Gene de, bu şeylerin hayatta kalmaya yardım etmesi, onları taşıyanlara bağlıdır.그러나 이런 것들은 생존에 도움이 되기도 하기 때문에 이렇게 소지하는 물건들에 의지하지요.
Gene de, bu şeylerin hayatta kalmaya yardım etmesi, onları taşıyanlara bağlıdır.Maar als deze dingen ons echt moeten helpen overleven, moeten we ze wel bij ons hebben.
Gene de, bu şeylerin hayatta kalmaya yardım etmesi, onları taşıyanlara bağlıdır.Men för att dessa saker ska hjälpa oss att överleva, så måste vi bära dem på oss.
Gene de, bu şeylerin hayatta kalmaya yardım etmesi, onları taşıyanlara bağlıdır.Néanmoins, pour que ces choses nous aident à survivre, il faut les avoir sur soi.
Gene de, bu şeylerin hayatta kalmaya yardım etmesi, onları taşıyanlara bağlıdır.No entanto, para que estas coisas nos ajudem a sobreviver, precisam de ser transportadas.
Gene de, bu şeylerin hayatta kalmaya yardım etmesi, onları taşıyanlara bağlıdır.Sin embargo, para que estas cosas nos ayuden a sobrevivir tienen que llevarlas encima.
Gene de, bu şeylerin hayatta kalmaya yardım etmesi, onları taşıyanlara bağlıdır.Şi pentru ca aceste obiecte să ne ajute să supravieţuim trebuie să le deţinem, să le avem cu noi.
Gene de, bu şeylerin hayatta kalmaya yardım etmesi, onları taşıyanlara bağlıdır.В любом случае, чтобы эти вещи поддерживали наше существование, они должны быть у нас при себе.
Gene de, bu şeylerin hayatta kalmaya yardım etmesi, onları taşıyanlara bağlıdır.Обаче, за да ни помагат тези неща да оцеляваме, това зависи от носенето им.
Gene de, bu şeylerin hayatta kalmaya yardım etmesi, onları taşıyanlara bağlıdır.עם זאת, כדי שהדברים האלה יעזרו לנו לשרוד, זה תלוי בזה שאפשר יהיה לשאת אותם.
Gene de, bu şeylerin hayatta kalmaya yardım etmesi, onları taşıyanlara bağlıdır.ولكن لتساعدنا هذه الأشياء على النجاة، يجب لنا أن نحملها معنا.
Gene de, bu şeylerin hayatta kalmaya yardım etmesi, onları taşıyanlara bağlıdır.携帯可能かどうかが重要になってきます しかし 置き忘れは非常に大きな問題です
Gerçeğin ve sahte şeylerin bir karışımı.Een vermenging van onwaarheden en Waarheid
Gerçeğin ve sahte şeylerin bir karışımı.Eine Mischung aus Unwahrheiten und WAHRHEIT.
Gerçeğin ve sahte şeylerin bir karışımı.Ez hazugságok és az Igazság egyvelege.
Gerçeğin ve sahte şeylerin bir karışımı.Mieszanina nieprawdy i Prawdy.
Gerçeğin ve sahte şeylerin bir karışımı.Uma mistura de mentiras e Verdade
Gerçeğin ve sahte şeylerin bir karışımı.Смесь неправды и Истины.
- Gerçek hayatta baktığımız şeylerin çoğu açık boş alanlardır.I naszym glównym wnioskiem było stwierdzenie, że każdy przedmiot, jaki widzimy, jest tak naprawdę... pusty.
Gerçek hayatta baktığımız şeylerin çoğu açık boş alanlardır.Všechno tohle je jen prázdný prostor.
Gerçek şu ki, tutunduğum, tükettiğim, yığdığım şeylerin hepsi bir kutuya girecek ve hepsini kaybedeceğim.Защото всичко, което заграбя, натрупам и консумирам, ще се върне обратно в кутията и ще го загубя.
Gerçekte "bilgi" diyebildiğimiz bir şeylerin olmasıMacht dir die Idee, dass es Wissen geben könnnte
Gerçekte "bilgi" diyebildiğimiz bir şeylerin olması Seni ürkütüyor mu?Μήπως η ιδέα ότι μπορεί να υπάρχει γνώση σε φοβίζει;
Gerçekte "bilgi" diyebildiğimiz bir şeylerin olmasıהאם הרעיון שיש ידע
Gerçi başka şeylerin de olması gerek.Brakuje jeszcze tylko jednej rzeczy.
Gerçi başka şeylerin de olması gerek.Có những điều hơn thế nữa tồn tại.
Gerçi başka şeylerin de olması gerek.Da ist aber noch etwas, was nicht fehlen darf.
Gerçi başka şeylerin de olması gerek.Il y a tout de même quelque chose de plus qui doit s'y trouver.
Gerçi başka şeylerin de olması gerek.하지만 아직 무엇인가가 더 필요합니다.
Gerçi başka şeylerin de olması gerek.Maar er moet meer zijn.
Gerçi başka şeylerin de olması gerek.Men det måste även finna något mer där.
Gerçi başka şeylerin de olması gerek.Namun ada hal lain yang juga harus ada di sana.
Gerçi başka şeylerin de olması gerek.No entanto, tem que haver mais qualquer coisa.
Gerçi başka şeylerin de olması gerek.Trebuie sa mai adaugam ceva in amestec.
Gerçi başka şeylerin de olması gerek.Tuttavia, deve esserci qualcosa in più.
Gerçi başka şeylerin de olması gerek.Παρόλα αυτά κάτι παραπάνω πρέπει να υπάρχει εκεί
Gerçi başka şeylerin de olması gerek.Има нещо повече обаче, което трябва да е там.
Gerçi başka şeylerin de olması gerek.Но в мире должно быть больше всего.
Gerçi başka şeylerin de olması gerek.Проте має бути ще щось.
Gerçi başka şeylerin de olması gerek.ובכל זאת יש עוד משהו שחייב להיות שם.
Gerçi başka şeylerin de olması gerek.ولكن يجب وضع امر اخر بين هذين المفهومين
Gerçi başka şeylerin de olması gerek.それは感情をどう表現するかということ
Görülmemiş şeylerin maddi varlığı.Bản chất của những điều ta chưa thấy được.
Görülmemiş şeylerin maddi varlığı.Die Substanz ungesehener Dinge.
Görülmemiş şeylerin maddi varlığı.Esența lucrurilor nevăzute.
Görülmemiş şeylerin maddi varlığı.Het wezen van het ongeziene.
Görülmemiş şeylerin maddi varlığı.보이지 않는 것들의 실체, 즉
Görülmemiş şeylerin maddi varlığı.La sostanza delle cose non viste.
Görülmemiş şeylerin maddi varlığı.La substance des choses cachées.
Görülmemiş şeylerin maddi varlığı.La sustancia de las cosas que no se ven.
Görülmemiş şeylerin maddi varlığı.Substancja rzeczy niewidzialnych.
Görülmemiş şeylerin maddi varlığı.Η ουσία του αφανούς.
Görülmemiş şeylerin maddi varlığı.Сущность вещей невидима.
Görülmemiş şeylerin maddi varlığı.Същността на невижданите неща.
Görülmemiş şeylerin maddi varlığı.הטבע של הדברים שלא נראים
Görülmemiş şeylerin maddi varlığı.المواد للأشياء الغير مرئية.
Görülmemiş şeylerin maddi varlığı.過去の都市 未来の都市
GP: Yani, bu kriz süresince meydana gelen şeylerin en kötüsü de suçlama oyununa başlamamızdı.Acho que uma das piores coisas que aconteceram durante esta crise é que começámos um jogo de passa culpas.
GP: Yani, bu kriz süresince meydana gelen şeylerin en kötüsü de suçlama oyununa başlamamızdı.Chyba najgorsza część kryzysu to szukanie winnych.
GP: Yani, bu kriz süresince meydana gelen şeylerin en kötüsü de suçlama oyununa başlamamızdı.Een van de ergste dingen die gebeurd zijn in deze crisis is dat we met de vinger gingen wijzen.