şeylerin ile cümle
şeylerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu tarz şeylerin sınırları ile ilgilenmezsiniz.Остальное вас мало интересует.
Bu tarz şeylerin sınırları ile ilgilenmezsiniz.אנו לא מעוניינים להגיע לגבולות המכסימום של הדברים הללו.
Bu tarz şeylerin sınırları ile ilgilenmezsiniz.أنتم لا تهتمون بحدود هذه الأشياء.
Bu tarz şeylerin sınırları ile ilgilenmezsiniz.人が興味を持つものは
Bütün bu olanlar sırasında, sarı şeylerin burada durmaya devam ettiğini görebilirsiniz.و في هذا النقاش ، من الممكن أنك لاحظت هذا أن هذه الأشياد الصفراد (الذهب) كانت جالسة فقط
Bütün bu olanlar sırasında, sarı şeylerin burada durmaya devam ettiğini görebilirsiniz.この黄色のものは、ここで座っています。 それは、経済とは何の関係もありません。
" Bütün bu şeylerin farkında olan, hiç o şeylerin bir kurbanı olabilir mi? " Çok iyi."Celle qui est consciente de ces choses, peut-elle être une victime de ces choses?"
" Bütün bu şeylerin farkında olan, hiç o şeylerin bir kurbanı olabilir mi? "Ez a megnyilvánulásodnak pusztán egy aspektusa, de ez határozottan egy korlát a lényedben.
" Bütün bu şeylerin farkında olan, hiç o şeylerin bir kurbanı olabilir mi? ""¿Puede el que es consciente de estas cosas ser víctima de estas cosas?"
" Bütün bu şeylerin farkında olan, hiç o şeylerin bir kurbanı olabilir mi? ""Puo' colui che e' consapevole di queste cose essere vittima di queste cose?"
" Bütün bu şeylerin farkında olan, hiç o şeylerin bir kurbanı olabilir mi? "Velmi dobře. "Může ten, kdo si je vědom těchto věcí, být obětí těchto věcí?"
" Bütün bu şeylerin farkında olan, hiç o şeylerin bir kurbanı olabilir mi? "Voiko se, joka on tietoinen näistä, olla näiden asioiden uhri?
Bütün bu şeylerin olması, bu kadar şey.Hogy mindez, ez mind benne van.
Bütün bu şeylerin olması, bu kadar şey.Tener todo esto, todo esto.
Bütün Dünya Katalogu gibi şeylerin etkisinde kaldım.그 당시에 우주 탐사 프로젝트나, 전체 지구의 카탈로그 같은 것들이 나왔거든요.
Bütün Dünya Katalogu gibi şeylerin etkisinde kaldım."Whole Earth Catalog" i inne rzeczy.
Bütün Dünya Katalogu gibi şeylerin etkisinde kaldım."Каталог всей Земли" и им подобные.
Bütün Dünya Katalogu gibi şeylerin etkisinde kaldım.תוכנית החלל באותו זמן, וקטלוג כל כדור הארץ, דברים כמו זה.
Bütün Dünya Katalogu gibi şeylerin etkisinde kaldım.برنامج الفضاء فى ذالك الوقت، ودليل الأرض الكامل ، وأشياء من هذا القبيل.
Bütün Dünya Katalogu gibi şeylerin etkisinde kaldım.ホール・アース・カタログなどがありました 私の考えでは球体テレビを大量生産し、
Bütün şeylerin bir karışımıdır.Ci sono vari sfumature.
Bütün şeylerin bir karışımıdır.Es toda una mezcla de cosas.
Bütün şeylerin bir karışımıdır.Het is een mengelmoes van dingen.
Bütün şeylerin bir karışımıdır.모두 섞여 있는 것이니까요
Bütün şeylerin bir karışımıdır.Zależy od wielu rzeczy.
Bütün şeylerin bir karışımıdır.זה תערובת שונה של דברים
Bütün şeylerin bir karışımıdır.انها مزيج من الأمور.
Bu tür şeyler bu şeylerin ne olduğunu anlamak için yaptığım bir takım şeyler.Az ehhez hasonló dolgokat azért hoztam létre, hogy valahogy megérthessem, mik is valójában.
Bu tür şeyler bu şeylerin ne olduğunu anlamak için yaptığım bir takım şeyler.Cosas como esas son las que he hecho. algo asi como para entender que son estas cosas.
Bu tür şeyler bu şeylerin ne olduğunu anlamak için yaptığım bir takım şeyler.Dat zijn dingen die ik maakte, om te begrijpen wat dit voor zaken zijn.
Bu tür şeyler bu şeylerin ne olduğunu anlamak için yaptığım bir takım şeyler.Denne slags ting er ting jeg lavede, bare for på en måde at forstå hvad disse ting er.
Bu tür şeyler bu şeylerin ne olduğunu anlamak için yaptığım bir takım şeyler.Ecco il genere di cose che faccio giusto per capire come sono fatte queste cose.
Bu tür şeyler bu şeylerin ne olduğunu anlamak için yaptığım bir takım şeyler.E genul de lucruri pe care le-am făcut doar ca să întelegeţi cât de cât ce sunt astea.
Bu tür şeyler bu şeylerin ne olduğunu anlamak için yaptığım bir takım şeyler.I pomiary zderzenia.
Bu tür şeyler bu şeylerin ne olduğunu anlamak için yaptığım bir takım şeyler.충격을 측정할 방법이라든가. 단지 이런 것들이 무엇인지 이해하기 위해 제가 만든 것입니다. 충격을 측정할 방법이라든가. 단지 이런 것들이 무엇인지 이해하기 위해 제가 만든 것입니다.
Bu tür şeyler bu şeylerin ne olduğunu anlamak için yaptığım bir takım şeyler.Измерил последствия. Я создаю всё это лишь для того, чтобы понять, что же конкретно я создаю.
Bu tür şeyler bu şeylerin ne olduğunu anlamak için yaptığım bir takım şeyler.И някак измервам удара. Правил съм такива неща, само за да разбера някак какво представляват тези неща.
Bu tür şeyler bu şeylerin ne olduğunu anlamak için yaptığım bir takım şeyler.ובעצם מדדתי את ההשפעה. סוגי דברים כאלה ביצעתי כדי לנסות להבין מה מטרתם.
Bu tür şeyler bu şeylerin ne olduğunu anlamak için yaptığım bir takım şeyler.كنوع من تجربة تأثير التصادم. كل الأشياء التي فعلتها كانت مماثلة. فقط من قبيل فهم ما هية تلك الأشياء.
Bu tür şeyler bu şeylerin ne olduğunu anlamak için yaptığım bir takım şeyler.実際に使用した素材の本質を理解する為に、これらのものを作りました。 (笑)
Bu tür şeylerin senin için bir anlam ifade etmediğini biliyorum gerçi.Comprendo que estas cosas no significan mucho para ti.
Bu tür şeylerin senin için bir anlam ifade etmediğini biliyorum gerçi.Ebből úgy látom, ezek a dolgok nem sokat jelentenek neked.
Bu tür şeylerin senin için bir anlam ifade etmediğini biliyorum gerçi.Ik begrijp dat het voor jou niet veel betekent.
Bu tür şeylerin senin için bir anlam ifade etmediğini biliyorum gerçi.Îmi dau seama că nu înseamnă prea mult chestiile astea pentru tine.
Bu tür şeylerin senin için bir anlam ifade etmediğini biliyorum gerçi.Je sais bien que c'est le genre de chose qui ne compte pas beaucoup pour toi.
Bu tür şeylerin üzerinden başarıyla geçmek için yürüyüşünü ayarlamaya çalışıyor.A tak se snaží přizpůsobit chůzi, aby úspěšně prošel.
Bu tür şeylerin üzerinden başarıyla geçmek için yürüyüşünü ayarlamaya çalışıyor.Daher versucht er seinen Gang anzupassen um derartiges Terrain zu überqueren.
Bu tür şeylerin üzerinden başarıyla geçmek için yürüyüşünü ayarlamaya çalışıyor.Deci, încearcă să-şi adapteze mersul pentru a trece cu succes de asemenea lucruri.
Bu tür şeylerin üzerinden başarıyla geçmek için yürüyüşünü ayarlamaya çalışıyor.Donc il tente d'adapter sa démarche pour traverser efficacement ce genre de choses.
Bu tür şeylerin üzerinden başarıyla geçmek için yürüyüşünü ayarlamaya çalışıyor.Hij probeert zijn gang aan te passen om er goed overheen te komen.
Bu tür şeylerin üzerinden başarıyla geçmek için yürüyüşünü ayarlamaya çalışıyor.Így hát igyekszik járását úgy adaptálni, hogy sikeresen vegye ezeket az akadályokat.
Bu tür şeylerin üzerinden başarıyla geçmek için yürüyüşünü ayarlamaya çalışıyor.Intenta adaptar sus movimientos para atravesar estos terrenos.
Bu tür şeylerin üzerinden başarıyla geçmek için yürüyüşünü ayarlamaya çalışıyor.환경에 따라 보행을 조절해 저런 지형에서도 잘 걷습니다.
Bu tür şeylerin üzerinden başarıyla geçmek için yürüyüşünü ayarlamaya çalışıyor.Nó cố gắng tùy chỉnh dáng đi để vượt qua các địa hình đó.
Bu tür şeylerin üzerinden başarıyla geçmek için yürüyüşünü ayarlamaya çalışıyor.Próbuje dostosować swój chód.
Bu tür şeylerin üzerinden başarıyla geçmek için yürüyüşünü ayarlamaya çalışıyor.Quindi, cerca di adattare la sua andatura per attraversare con successo questi tipi di terreni.
Bu tür şeylerin üzerinden başarıyla geçmek için yürüyüşünü ayarlamaya çalışıyor.Takže sa snaží prispôsobiť chôdzu aby úspešne prešiel cez tieto oblasti.
Bu tür şeylerin üzerinden başarıyla geçmek için yürüyüşünü ayarlamaya çalışıyor.Προσπαθεί λοιπόν να προσαρμόσει το βάδισμα του επιτυχώς σε τέτοια εδάφη.
Bu tür şeylerin üzerinden başarıyla geçmek için yürüyüşünü ayarlamaya çalışıyor.Робот пытается адаптировать свою походку для успешного прохождения таких типов препятствий.
Bu tür şeylerin üzerinden başarıyla geçmek için yürüyüşünü ayarlamaya çalışıyor.Той се опитва да адаптира походката си, за да прекосява успешно тези неща.