şeylerin ile cümle
şeylerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.C'était l'indice que quelque chose clochait.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.Era un buon indizio che le cose non fossero a posto.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.Era un semnal că nu-i a bună.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.Ik kreeg door dat er iets niet pluis was.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.Itu menjadi semacam tanda kalau ada yang tidak beres.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.이런 것들이 정상이 아니라는 증거였어요.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.O que já era um indício de que as coisas não estavam bem.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.Så det var typ en ledtråd att saker inte stod rätt till.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.Szóval ez már mutatta, hogy valami nem volt rendben.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.Takže to mi trochu napovedalo, že niečo nie je v poriadku.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.To był znak, że coś jest nie tak.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.To je bil znak, da ni vse v redu.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.Vâng đó chính là một manh mối cho thấy mọi việc không ổn.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.Y esa era una especie de indicio de que las cosas no estaban bien.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.Οπότε αυτό ήταν μια κάποια ένδειξη ότι υπήρχε πρόβλημα.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.И это навело меня на мысль, что что-то не так.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.І це змусило мене замислитись, що щось тут не так.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.Така, че това беше някакъв знак, че нещата не са много в ред.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.זה היה רמז דק שמשהו לא בסדר.
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.لذلك كان هذا دليلاً أن الأمور لم تكن صحيحة
Bu da bir şeylerin yolunda olmadığının kanıtıydı.まず始める前に 感謝を申します
Bu daha az sevgi mi, bilmiyorum. Bütün bu şeylerin olması, bu kadar şey.S'agit-il de moins d'amour, je ne sais pas, d'avoir tout ça, tout ça.
Bu da sinir bozucu şeylerin sonu demek.Cũng là kết thúc những chuyện phiền nhiễu.
Bu da sinir bozucu şeylerin sonu demek.De asmenea, s-a terminat cu chestiile enervante.
Bu da sinir bozucu şeylerin sonu demek.Det är också slutet på dom irreterande sakerna.
Bu da sinir bozucu şeylerin sonu demek.E' anche la fine delle seccature.
Bu da sinir bozucu şeylerin sonu demek.Es ist auch das Ende von den nervigen Sachen.
Bu da sinir bozucu şeylerin sonu demek.Het is ook het einde van de vervelende dingen.
Bu da sinir bozucu şeylerin sonu demek.Ini juga akhir dari sesuatu yang mengganggu.
Bu da sinir bozucu şeylerin sonu demek. İsmiyle ünlenmiş üniversitelerin kirli dünyası!A taktiež skoncujem s týmito hlúposťami.
Bu da sinir bozucu şeylerin sonu demek. İsmiyle ünlenmiş üniversitelerin kirli dünyası!Det er også slutningen på alt det irriterende universiteterne, der kun er fokuseret på navne, beskidte verden
Bu da sinir bozucu şeylerin sonu demek. İsmiyle ünlenmiş üniversitelerin kirli dünyası!To też koniec wkurzających rzeczy!
Bu da sinir bozucu şeylerin sonu demek.J'en ai également fini avec les choses ennuyantes.
Bu da sinir bozucu şeylerin sonu demek.Και θα είναι και το τέλος σε όλα τα ενοχλητικά πράγματα.
Bu da sinir bozucu şeylerin sonu demek.Конец раздражающим занятиям.
Bu da sinir bozucu şeylerin sonu demek.Това е края на този тормоз.
Bu da sinir bozucu şeylerin sonu demek.זה גם הסוף של הדברים המעצבנים
Bu da sinir bozucu şeylerin sonu demek.وهذه ايضا النهايه للأشياء المزعجه
Bu da sinir bozucu şeylerin sonu demek.大学の名前で押し固める この汚い世の中~
Bu, diğer şeylerin içine çözülür.Det är vad andra saker löses in.
Bu, diğer şeylerin içine çözülür.È quello nel quale le altre cose sono disciolte.
Bu, diğer şeylerin içine çözülür.Es ist, worin andere Dinge aufgelöst werden.
Bu, diğer şeylerin içine çözülür.Es qué otras cosas se disuelven en.
Bu, diğer şeylerin içine çözülür.Het is waar andere dingen in opgelost worden.
Bu, diğer şeylerin içine çözülür.Ini apa hal-hal lain yang dilarutkan ke dalam.
Bu, diğer şeylerin içine çözülür.용매는 다른것들이 녹아들어가는거죠.
Bu, diğer şeylerin içine çözülür.Rozpuszcza się w niej inne substancje.
Bu, diğer şeylerin içine çözülür.V nej sú iné látky rozpúšťané.
Bu, diğer şeylerin içine çözülür.V ní se rozpouští jiné látky.
Bu, diğer şeylerin içine çözülür.それじゃあ、溶質が通れないくらい小さく
Bu dünyada oluşturduğumuz şeylerin gerçek anlamı çıkmaz.Az a jelentés, amit mi létrehozunk, valójában nem létezik.
Bu dünyada oluşturduğumuz şeylerin gerçek anlamı çıkmaz.De betekenis van wat we in deze wereld creëren, bestaat niet.
Bu dünyada oluşturduğumuz şeylerin gerçek anlamı çıkmaz.Die Bedeutung von allem, was wir in dieser Welt erschaffen, gibt es nicht.
Bu dünyada oluşturduğumuz şeylerin gerçek anlamı çıkmaz.El significado de lo que creamos en este mundo no existe.
Bu dünyada oluşturduğumuz şeylerin gerçek anlamı çıkmaz.Il significato di ciò che creiamo in questo mondo non esiste.
Bu dünyada oluşturduğumuz şeylerin gerçek anlamı çıkmaz.우리가 이 세계에서 창조해낸 것의 의미는 존재하지 않습니다.
Bu dünyada oluşturduğumuz şeylerin gerçek anlamı çıkmaz.Le sens de ce que nous créons dans ce monde n'existe pas.
Bu dünyada oluşturduğumuz şeylerin gerçek anlamı çıkmaz.O significado daquilo que criamos neste mundo não existe.
Bu dünyada oluşturduğumuz şeylerin gerçek anlamı çıkmaz.Semnificaţia a ceea ce creăm în această lume nu există.
Bu dünyada oluşturduğumuz şeylerin gerçek anlamı çıkmaz.Ý nghĩa của những điều ta tạo nên trong thế giới này không tồn tại.