şeyleri ile cümle
şeyleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama koruyucu pedlerimiz,Sorbothane gibi inanılmaz çok emici şeylerimiz var.А ние имаме подплънки и фантастични абсорбиращи шока неща като сорботан.
Ama koruyucu pedlerimiz,Sorbothane gibi inanılmaz çok emici şeylerimiz var.אבל יש לנו ריפוד, וחומרים סופגי-זעזועים פנטסטיים כמו סורבוטן.
Ama koruyucu pedlerimiz,Sorbothane gibi inanılmaz çok emici şeylerimiz var.ولكننا اليوم لدينا مواد ممتصة للصدمات رائعة جدا مثل " السوربوثان "
Ama koruyucu pedlerimiz,Sorbothane gibi inanılmaz çok emici şeylerimiz var.こんな風にぶつかっても
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Apapun anda menyebutnya, ia melakukan segala hal yang menakjubkan ini.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Como quer que você queira chamá-lo, ele faz todas essas coisas incríveis.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Comunque tu lo voglia chiamare, fa tutte queste cose straordinarie.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor. Farklı uzunluklara odaklanabiliyor.Y el ejemplo que normalmente se da es el ojo humano, que es un instrumento realmente asombroso.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Hoe je het ook noemt, het doet allerlei ongelofelijke dingen.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.뭐라고 부르던간에 눈은 정말 많은 엄청난 일들을 하는데요
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Lidské oko má spoustu skvělých vlastností.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Oricum ai vrea sa-l numesti, iti produce toate aceste lucruri fantastice.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Quel qu'il soit, il est capable de faire toutes ces choses incroyables.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Wie auch immer man es nennt, es macht alle diese unglaublichen Sachen.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Как его ни назвать, он способен делать удивительные вещи.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Както и да гледате на него, то извършва толкова изумителни неща.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.Якою б не була назва, воно виконує ці дивовижні речі.
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.הדברים המדהימים האלו. העין יכולה להתמקד במרחקים שונים,
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.اي اسم تختاره سوف يصفها هذ اشياء
Ama ne derseniz deyin, bu kadar müthiş şeyleri yapabiliyor.目にはすごい働きがあるんだ。 例えば、色んな距離に焦点を合わせられる。
Ama ne yapmak istediğinizi sadece farklı odaklanmak tür parçalar şeylerin büyük bir resim vermek.Aș vrea acum să mă concentrez nu pe copaci ci pe pădure.
Ama ne yapmak istediğinizi sadece farklı odaklanmak tür parçalar şeylerin büyük bir resim vermek.Pero lo que solamente quiero hacer, es enfocarme en todas las diferentes partes para entenderlas mejor.
Ama ne yapmak istediğinizi sadece farklı odaklanmak tür parçalar şeylerin büyük bir resim vermek.Tapi disini, kita akan fokus ke bagian-bagian yang berbeda untuk memberikan gambaran besar tentang sel.
Ama ne yapmak istediğinizi sadece farklı odaklanmak tür parçalar şeylerin büyük bir resim vermek.Teraz chciałbym się skupić na innych elementach, żeby nakreślić Wam całościowy obraz komórki.
Ama ne yapmak istediğinizi sadece farklı odaklanmak tür parçalar şeylerin büyük bir resim vermek.細胞の全体像をつかんでもらうこと。 つまりは、リボソームっていうのは、 核の内部で DNA から転写された
"Aman tanrım! Oraya gitmeli ve bu şeyleri temizlemeliyiz." oldu."Můj bože, musíme se sebrat a jít to vyčistit."
Ama oradaki şeyleri görebiliyorsunuz yani onların özelliklerini görebiliyorsunuz.Aber wir können dieses Zeug da draußen sehen und tatsächlich Einzelheiten erkennen.
Ama oradaki şeyleri görebiliyorsunuz yani onların özelliklerini görebiliyorsunuz.Dar noi, de fapt, putem vedea substanța și chiar componentele sale.
Ama oradaki şeyleri görebiliyorsunuz yani onların özelliklerini görebiliyorsunuz.De láthatjuk ezt a dolgot odakinn, látjuk, hogy milyenek.
Ama oradaki şeyleri görebiliyorsunuz yani onların özelliklerini görebiliyorsunuz.Jednak możemy zobaczyć te białka i przede wszystkim ujrzeć ich właściwości.
Ama oradaki şeyleri görebiliyorsunuz yani onların özelliklerini görebiliyorsunuz.하지만 여기 흩어져 있는 것들이 실제로는 각각의 특징을 보여줍니다.
Ama oradaki şeyleri görebiliyorsunuz yani onların özelliklerini görebiliyorsunuz.Maar we kunnen die dingen daar zien en de kenmerken ervan registreren.
Ama oradaki şeyleri görebiliyorsunuz yani onların özelliklerini görebiliyorsunuz.Mais nous pouvons voir ce truc là dehors et en fait en voir les caractéristiques.
Ama oradaki şeyleri görebiliyorsunuz yani onların özelliklerini görebiliyorsunuz.Però noi siamo in grado di osservare tutto ciò e anche le diverse caratteristiche.
Ama oradaki şeyleri görebiliyorsunuz yani onların özelliklerini görebiliyorsunuz.Pero podemos ver esa cosa de ahí y realmente ver características de ella.
Ama oradaki şeyleri görebiliyorsunuz yani onların özelliklerini görebiliyorsunuz.Αλλά μπορούμε να τα δούμε αυτά και τα χαρακτηριστικά τους.
Ama oradaki şeyleri görebiliyorsunuz yani onların özelliklerini görebiliyorsunuz.Мы в сущности видим отдельные свойства белка.
Ama oradaki şeyleri görebiliyorsunuz yani onların özelliklerini görebiliyorsunuz.Но ние можем да видим какво има там и да видим функциите му.
Ama oradaki şeyleri görebiliyorsunuz yani onların özelliklerini görebiliyorsunuz.אבל אנחנו יכולים לראות את הדבר הזה שם וממש להבחין במאפייניו.
Ama oradaki şeyleri görebiliyorsunuz yani onların özelliklerini görebiliyorsunuz.لكن نستطيع أن نرى الأشياء في الخارج و في الواقع نرى ميزاتها.
Ama oradaki şeyleri görebiliyorsunuz yani onların özelliklerini görebiliyorsunuz.実際に特徴も分かるわけです これが私たちがパターンを掴もうとしている記号です
Ama özellikle de birçok özellikleri, bazı şeyleri Gregor하지만 많은 형질은, 특히 그레고어 멘델이
Ama özellikle de birçok özellikleri, bazı şeyleri GregorPero muchos rasgos, especialmente algunas de las cosas que Gregor
Ama özellikle de birçok özellikleri, bazı şeyleri GregorWiele cech, zwłaszcza tych, którymi zajmował się
Ama özellikle de birçok özellikleri, bazı şeyleri Gregorلكن العديد من الصفات,خصوصا بعض من الاشياء التى
Ama sınıfta oturup sıkıcı şeyleri çalışmaktan iyidir!Aber es ist trotzdem besser als in der Klasse zu sitzen und langweiliges Zeug zu lernen!
Ama sınıfta oturup sıkıcı şeyleri çalışmaktan iyidir!Dar mai bine asa decat sa stau la ore sa invat chestii plictisitoare.
Ama sınıfta oturup sıkıcı şeyleri çalışmaktan iyidir!Maar het is beter dan te zitten in de klas en saai materiaal te bestuderen.
Ama sınıfta oturup sıkıcı şeyleri çalışmaktan iyidir!Ma è meglio che stare seduti in classe a studiare qualche materia noiosa!
Ama sınıfta oturup sıkıcı şeyleri çalışmaktan iyidir!Mais c'est toujours mieux qu'être assise en classe à apprendre des trucs ennuyants !
Ama sınıfta oturup sıkıcı şeyleri çalışmaktan iyidir!Men det är bättre än att sitta i en klass å plugga tråkig material!
Ama sınıfta oturup sıkıcı şeyleri çalışmaktan iyidir!Nhưng dù sao vẫn tốt hơn ngồi trong lớp và học những thứ chán ngắt!
Ama sınıfta oturup sıkıcı şeyleri çalışmaktan iyidir!Tapi itu lebih baik daripada duduk di kelas dan belajar hal-hal yang membosankan.
Ama sınıfta oturup sıkıcı şeyleri çalışmaktan iyidir!Αλλά είναι καλύτερα από το να κάθομαι στη τάξη και να διαβάζω βαρετά θέματα!
Ama sınıfta oturup sıkıcı şeyleri çalışmaktan iyidir!Но это лучше, чем сидеть в классе и заучивать скучный материал.
Ama sınıfta oturup sıkıcı şeyleri çalışmaktan iyidir!و لكنه افضل من الجلوس في الفصل و أخذ دروس مملة
Ama sınıfta oturup sıkıcı şeyleri çalışmaktan iyidir!幸せ
Ama sonuçta şu soruyu dayandıracak bir şeylerim olacaktı -- insanoğlu özünde kötü müdür?Az volt a lényeg, hogy valamihez hozzákapcsolhassam a kérdést -- gonosz-e alapvetően az emberiség?
Ama sonuçta şu soruyu dayandıracak bir şeylerim olacaktı -- insanoğlu özünde kötü müdür?Bistveno je bilo, da dobim nekaj, na kar bi naslonil vprašanje: je človeštvo v osnovi zlobno?
Ama sonuçta şu soruyu dayandıracak bir şeylerim olacaktı -- insanoğlu özünde kötü müdür?Celem było znalezienie czegoś, co skupi uwagę na pytaniu: czy ludzkość jest zasadniczo zła?
İlgili Sayfalar