şeyleri ile cümle

şeyleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Böyle şeyleri fark ederim.I notice things like that.
Niçin şeylerimizi almıyoruz ve gitmiyoruz?Why don't we get our things and leave?
Hâlâ Tom'un garajında depolanmış şeylerim var.I still have things stored in Tom's garage.
Eskiden böyle şeylerin bu sebepten olduğunu zannederdik.We used to think that was why this kind of thing happened.
Onlar şemsiye olsa bile, güzel şeyleri severim.I like beautiful things even if they are umbrellas.
Tom'un öğleden sonra bazı şeylerini taşımasına yardım ediyorum.I'm helping Tom move some of his things this afternoon.
Tom mağazanın etrafında yürüdü, istediği şeyleri alıyordu.Tom walked around the store, buying things he needed.
Tom yapmamız gereken şeylerin bir listesini yaptı.Tom has written down a list of things we need to do.
Biz bu tür şeyleri yapmak için yeterli ödeme almıyoruz.We don't get paid enough to do this kind of thing.
Bazılarımızın şimdi yapmamız gereken başka şeyleri var.Some of us have other things we need be doing now.
Hakkında endişelenecek daha önemli şeylerin var.You've got more important things to worry about.
Yapmadığım şeyleri yapmakla suçlanıyorum.I'm being accused of doing things I didn't do.
Tom aldığı şeyleri yerine koymaz hiç.Tom never puts things back where they belong.
Tom'un yapması gereken şeylerin bir listesi var.Tom has a list of things he needs to do.
Olacak şeyleri beklemekten usandım.I'm tired of waiting for things to happen.
Yapacak daha iyi şeylerin olduğuna eminim.I'm sure you have better things to do.
Şeyleri nasıl boşaltacağını sana bildireceğim.I'll let you know how things turn out.
Söylememem gereken şeyleri Tom'a söyledim.I told Tom things I shouldn't have.
Yapmam gereken bazı şeylerim var.I have some things I need to do.
Ben şeylerin çok iyi gitmesinden memnunum.I'm glad things went so well.
Ben şeyleri Tom'la yerleştireceğim.I'll settle things with Tom.
Tom şeyleri düzeltmeyi seviyor.Tom likes to fix things.
Ben burada şeyleri ele alacağım.I'll handle things here.
Ben sadece bir şeyleri kontrol etmek için gittim.I just went to check something.
Ben yeni şeyleri denemekten korkardım.I was scared to try new things.
O, yeni şeyleri denemekten korkar.She's scared to try new things.
Sen genellikle şeylerin değerini onları kaybettikten sonra anlarsın.You usually find out the value of things after losing them.
Tom'un 2.30'dan önce yapması gereken bazı çok önemli şeyleri var.Tom has some very important things he needs to do before 2:30.
Böyle şeyleri yapan insanlara ne olduğunu biliyor musun?Do you know what happens to people that do that kind of thing?
Tom bu tür şeylerin her zaman olduğunu söyledi.Tom said this kind of thing happens all the time.
Sen asla benim istediğim aynı şeyleri istemedin.You've never wanted the same things I've wanted.
Tom'un ve benim hakkında konuşacak bazı şeylerimiz var.Tom and I have some things to talk about.
Bizim içmek için bir sürü başka şeylerimiz var.We have lots of other things to drink.
Tom'un yapmak zorunda olduğu bazı şeyleri var.Tom has some things that he has to do.
Sana söylemem gereken bazı şeylerim var.I have some things I need to tell you.
Yapılacak daha önemli şeylerimiz var.We have more important things to do.
Tom'un yapacak daha önemli şeyleri var.Tom has more important things to do.
Yapacak bir sürü başka şeylerimiz var.We have lots of other things to do.
Yapacak daha önemli şeylerim var.I have more important things to do.
Tartışmamız gereken şeylerimiz var.We have things we need to discuss.
Tom yeni şeyleri denemekten zevk alır.Tom enjoys trying new things.
Tom yeni şeyleri denemeyi sever.Tom loves trying new things.
Söyleyecek bazı şeylerim var.I have some things to say.
Bunlar senin şeylerin.These are your things.
Ölüler dans etmedi. Onların ondan daha iyi yapacak bir şeyleri vardı.The dead did not dance. They had something better to do than that.
Karanlık ve gizemli şeyleri severim.I love dark and mysterious things.
Bakkalda durun ve bu şeyleri benim için alın.Stop by at the grocery store and get these things for me.
Sana verecek bazı şeylerim var.I have some things to give to you.
Bazı şeylerin söylenmemiş olarak bırakılması daha iyidir.Certain things are better left unsaid.
Buradaki şeylerin görüntüsünü sevmiyorum.I don't like the looks of things here.
Bildiğim şeylerin çoğunu o bana öğretti.He taught me most of the things I know.
Biz şeyleri hayal ediyor olmalıyız.We must be imagining things.
Hiçbir şeyleri yok.They have nothing.
Sadece bir bavula koyabileceğin şeyleri al.Only take what you can get in one suitcase.
Bütün bu şeyleri nasıl biliyorsun?How do you know all these things?
Bütün bu şeyleri sizin için 2.30'a kadar hazırlayacağım.I'll have all this stuff ready for you by 2:30.
İhtiyacımız olan şeyleri almak için yeterli paramız olduğundan neredeyse eminim.I'm almost certain that we have enough money to buy what we need.
Tom'un muhtemelen bizimle takılmaktan yapacağı daha iyi şeyleri vardır.Tom probably has better things to do than hang out with us.
Tom'un şeyleri her yerde.Tom's stuff is everywhere.
Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyleri yoktur.The proletarians have nothing to lose but their chains.
İlgili Sayfalar