Kültürümüzün kenarlarında kalan bütün o değersiz şeylere karşı bağışıklığımız var.У нас есть иммунитет ко всему хламу, завалившему периферию нашей культуры.
Kültürümüzün kenarlarında kalan bütün o değersiz şeylere karşı bağışıklığımız var.אנו מחוסנים נגד כל הזבל שמפוזר בשולי תרבותנו.
Kültürümüzün kenarlarında kalan bütün o değersiz şeylere karşı bağışıklığımız var.لدينا مناعة من جميع أنواع النفايات المحيطة بأطراف ثقافاتنا.
Kültürümüzün kenarlarında kalan bütün o değersiz şeylere karşı bağışıklığımız var.自由社会だから ポルノとか全部 解禁しよう -- 我々はそれら一蹴します
Leonard Bernstein, güzel şeylere ulaşmak için plana ihtiyacınız vardır ve yeterli zamanınız yoktur demiş.레너드 번스타인은 "훌륭한 일을 도모하기 위해서는 계획은 있어야 하지만 시간은 충분하지 않은 게 좋다"고 했어요.
Leonard Bernstein, güzel şeylere ulaşmak için plana ihtiyacınız vardır ve yeterli zamanınız yoktur demiş.Leonard Bernstein a dit que pour faire de grandes choses, il faut avoir un plan et pas assez de temps.
Leonard Bernstein, güzel şeylere ulaşmak için plana ihtiyacınız vardır ve yeterli zamanınız yoktur demiş.Leonard Bernstein decía que para lograr grandes cosas, necesitas un plan y no suficiente tiempo.
Leonard Bernstein, güzel şeylere ulaşmak için plana ihtiyacınız vardır ve yeterli zamanınız yoktur demiş.Leonard Bernstein disse che per raggiungere grandi obiettivi bisogna avere un piano e mancanza di tempo.
Leonard Bernstein, güzel şeylere ulaşmak için plana ihtiyacınız vardır ve yeterli zamanınız yoktur demiş.Leonard Bernstein je rekel, da za dosego velikih stvari, potrebuješ načrt in ravno premalo časa.
Leonard Bernstein, güzel şeylere ulaşmak için plana ihtiyacınız vardır ve yeterli zamanınız yoktur demiş.Leonard Bernstein meinte, dass große Dinge mit einem Plan und etwas zu wenig Zeit erreicht werden.
Leonard Bernstein, güzel şeylere ulaşmak için plana ihtiyacınız vardır ve yeterli zamanınız yoktur demiş.Leonard Bernstein povedal, že na to, aby sme niečo úžasné dosiahli potrebujeme plán a málo času.
Leonard Bernstein, güzel şeylere ulaşmak için plana ihtiyacınız vardır ve yeterli zamanınız yoktur demiş.Leonard Bernstein řekl, že k dosažení velkých cílů je potřeba plán a hodně málo času.
Leonard Bernstein, güzel şeylere ulaşmak için plana ihtiyacınız vardır ve yeterli zamanınız yoktur demiş.Leonard Bernstein sa att för att uträtta stora saker behöver man en plan och för lite tid.
Leonard Bernstein, güzel şeylere ulaşmak için plana ihtiyacınız vardır ve yeterli zamanınız yoktur demiş.Leonard Bernstein sagde at for at opnå store ting, så skal du bruge en plan og ikke helt tid nok.
Leonard Bernstein, güzel şeylere ulaşmak için plana ihtiyacınız vardır ve yeterli zamanınız yoktur demiş.Ο Λέοναρντ Μπερνστάιν είπε ότι για να επιτύχεις σπουδαία πράγματα, χρειάζεσαι ένα σχέδιο και όχι αρκετό χρόνο.
Leonard Bernstein, güzel şeylere ulaşmak için plana ihtiyacınız vardır ve yeterli zamanınız yoktur demiş.Леонард Бернстайн сказав, що для того, щоб досягнути багато потрібен план і не зовсім достатньо часу.
Leonard Bernstein, güzel şeylere ulaşmak için plana ihtiyacınız vardır ve yeterli zamanınız yoktur demiş.Леонард Бърнстейн каза, че за да постигнеш невероятни неща, ти трябва план и недостатъчно време.
Leonard Bernstein, güzel şeylere ulaşmak için plana ihtiyacınız vardır ve yeterli zamanınız yoktur demiş."Чтобы совершить великие дела, нужны две вещи: план и недостаток времени".
Leonard Bernstein, güzel şeylere ulaşmak için plana ihtiyacınız vardır ve yeterli zamanınız yoktur demiş.לאונרד ברנסטין אמר שכדי להשיג דברים גדולים, אתם צריכים תוכנית ולא ממש מספיק זמן.
Leonard Bernstein, güzel şeylere ulaşmak için plana ihtiyacınız vardır ve yeterli zamanınız yoktur demiş.ذكر ليونارد بيرنستين أنه لتحقيق أشياء عظيمة، أنت تحتاج إلى خطة و وقت غير كافي.
Leonard Bernstein, güzel şeylere ulaşmak için plana ihtiyacınız vardır ve yeterli zamanınız yoktur demiş.偉業を成し遂げるには 計画と焦りが必要だと まさしく真実ではありませんか?
Masa ya da şemsiye gibi şeylere tabii ki terlemezsiniz.Bij een foto van een tafel of paraplu zweet u natuurlijk niet.
Masa ya da şemsiye gibi şeylere tabii ki terlemezsiniz.Ilyenkor nincs ízzadás.
Masa ya da şemsiye gibi şeylere tabii ki terlemezsiniz.탁자나, 우산같은 것을 보면 땀이 나지 않지만,
Masa ya da şemsiye gibi şeylere tabii ki terlemezsiniz.La o masă sau la o umbrelă, sigur că nu transpiraţi.
Masa ya da şemsiye gibi şeylere tabii ki terlemezsiniz.lub jego brak na widok stołu, czy parasola.
Masa ya da şemsiye gibi şeylere tabii ki terlemezsiniz.Se for uma mesa ou um guarda-chuva, certamente não transpiram.
Masa ya da şemsiye gibi şeylere tabii ki terlemezsiniz.Аз мога да измеря колко се потите когато видите даден обект, като маса или чадър - разбира се, не се потите.
Masa ya da şemsiye gibi şeylere tabii ki terlemezsiniz.Звичайно, ви не спітнієте.
Masa ya da şemsiye gibi şeylere tabii ki terlemezsiniz.אם זה שולחן או מטריה, אתם כמובן לא מזיעים.
Masa ya da şemsiye gibi şeylere tabii ki terlemezsiniz.مثل طاولة أو مظلة -- بالطبع، لن تعرق
Masa ya da şemsiye gibi şeylere tabii ki terlemezsiniz.ライオンや虎 セクシーな写真を見せれば 汗をかき始めますね?
Mesela inşaatçımız bir anda bir dolara sahip olursa başka şeylere 60 sent harcayacaktır.건축가는 60센트를 어딘가에 사용하겠죠
Mesela inşaatçımız bir anda bir dolara sahip olursa başka şeylere 60 sent harcayacaktır.Ele vai gastar mais 60 cêntimos em coisas outro agricultor
Mesela inşaatçımız bir anda bir dolara sahip olursa başka şeylere 60 sent harcayacaktır.Pokud stavař získá dolar navíc, utratí z něj 60 centů za farmářovy potraviny.
Metan değil, çünkü başka şeylere bağlanmış.모르지만 그것은 다른 것에 붙어 있기 때문에
Metan değil, çünkü başka şeylere bağlanmış.ميثان لأنها مرتبطة بأشياء أخرى.
Metan diyesiniz gelebilir, ama Metan değil, çünkü başka şeylere bağlanmış.Mohlo by vás to vést k tomu, že je to methan, ale není protože je k něčemu připojen.
Metroda sıkılırsınız ve bir şeylere bakarsınız.지하철에서 정말 지루해서 뭔가 응시하다가
Metroda sıkılırsınız ve bir şeylere bakarsınız.אתם באמת משועממים בתחתית, ואתם מעיין בוהים במשהו.
Metroda sıkılırsınız ve bir şeylere bakarsınız.تجلس في القطار ويغمرك الملل، وتحدق في أي شيء
Metroda sıkılırsınız ve bir şeylere bakarsınız.しばらく時間はかかりますが
Mobilite gibi şeylere nasıl yaklaşımda bulunacağız?Ako zvládneme veci ako mobilita?
Mobilite gibi şeylere nasıl yaklaşımda bulunacağız?Chúng ta phải làm gì để giải quyết các vấn đề, ví dụ như giao thông?
Mobilite gibi şeylere nasıl yaklaşımda bulunacağız?Come affrontiamo cose come la mobilità?
Mobilite gibi şeylere nasıl yaklaşımda bulunacağız?Comment aborder la question de la mobilité ?
Mobilite gibi şeylere nasıl yaklaşımda bulunacağız?¿Cómo abordar cosas como la movilidad?
Mobilite gibi şeylere nasıl yaklaşımda bulunacağız?Cum abordăm lucruri precum mobilitatea?
Mobilite gibi şeylere nasıl yaklaşımda bulunacağız?Hoe pakken we dingen als mobiliteit aan?
Mobilite gibi şeylere nasıl yaklaşımda bulunacağız?Hogyan kezeljünk olyan dolgokat, mint a mobilitás?
Mobilite gibi şeylere nasıl yaklaşımda bulunacağız?Jak radzą sobie ze zjawiskami takimi jak mobilność?
Mobilite gibi şeylere nasıl yaklaşımda bulunacağız?Jak se řeší mobilita?
Mobilite gibi şeylere nasıl yaklaşımda bulunacağız?유동성같은 것은 어떻게 해결할까?
Mobilite gibi şeylere nasıl yaklaşımda bulunacağız?Kuinka tartumme asioihin kuten liikkuvuus?
Mobilite gibi şeylere nasıl yaklaşımda bulunacağız?Wie gehen wir mit Dingen wie Mobilität um?
Mobilite gibi şeylere nasıl yaklaşımda bulunacağız?Πώς αντιμετωπίζουμε θέματα όπως η κινητικότητα;
Mobilite gibi şeylere nasıl yaklaşımda bulunacağız?Как мы справимся с такими вещами как мобильность?
Mobilite gibi şeylere nasıl yaklaşımda bulunacağız?Как се справяме с мобилността?
Mobilite gibi şeylere nasıl yaklaşımda bulunacağız?Як ми справляємось з такими речами, як мобільність?
Mobilite gibi şeylere nasıl yaklaşımda bulunacağız?כיצד אנו מטפלים בנושאים כמו ניידות?