şeylerden ile cümle

şeylerden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
İnşa ettikleri ilk şeylerden birkaçı이게 바로 그 학생들이 만든 겁니다. (향수)
İnşa ettikleri ilk şeylerden birkaçıOto jedna z pierwszych rzeczy jaką zbudowali.
İnşa ettikleri ilk şeylerden birkaçıQuesta fu una delle loro prime creature.
İnşa ettikleri ilk şeylerden birkaçıVoici un des premiers trucs qu'ils ont construit.
İnşa ettikleri ilk şeylerden birkaçıΙδού ένα από τα πρώτα πράγματα που κατασκεύασαν.
İnşa ettikleri ilk şeylerden birkaçıВот, например, что они создали:
İnşa ettikleri ilk şeylerden birkaçıЕто едно от първите неща, които изградили.
İnşa ettikleri ilk şeylerden birkaçıהנה אחד הדברים הראשונים שהם בנו.
İnşa ettikleri ilk şeylerden birkaçıهنا واحد من هذه الأشياء التى بنوها .
İnşa ettikleri ilk şeylerden birkaçı細胞にはこんな周期があります
İnsan beyninin önemli olan şeyleri önemsiz şeylerden ayırmak için bir mekanizması yok.Creierul uman nu are nici un mecanism de recunoastere a ce este relevant sau nu.
İnsan beyninin önemli olan şeyleri önemsiz şeylerden ayırmak için bir mekanizması yok.Das menschliche Gehirn hat keinen Mechanismus um zu erkennen was relevant ist und was nicht.
İnsan beyninin önemli olan şeyleri önemsiz şeylerden ayırmak için bir mekanizması yok.Das menschliche Gehirn hat keinen Mechanismus um zu erkennen was wichtig ist und was nicht.
İnsan beyninin önemli olan şeyleri önemsiz şeylerden ayırmak için bir mekanizması yok.El cerebro humano no tiene mecanismos para reconocer lo que es relevante o no.
İnsan beyninin önemli olan şeyleri önemsiz şeylerden ayırmak için bir mekanizması yok.Het menselijk brein heeft geen mechanisme om te herkennen wat relevant is of niet.
İnsan beyninin önemli olan şeyleri önemsiz şeylerden ayırmak için bir mekanizması yok.Il cervello umano non ha alcun meccanismo di riconoscere ciò che è rilevante o no.
İnsan beyninin önemli olan şeyleri önemsiz şeylerden ayırmak için bir mekanizması yok.le cerveau humain n'a pas de mécanisme pour reconnaître ce qui est pertinent ou pas.
İnsan beyninin önemli olan şeyleri önemsiz şeylerden ayırmak için bir mekanizması yok.Le cerveau humain n'a pas de mécanisme pour reconnaître ce qui est pertinent ou pas.
İnsan beyninin önemli olan şeyleri önemsiz şeylerden ayırmak için bir mekanizması yok.Ludzki mózg nie ma mechanizmu rozpoznawania, co jest istotne, a co nie.
İnsan beyninin önemli olan şeyleri önemsiz şeylerden ayırmak için bir mekanizması yok.O cérebro humano não tem nenhum mecanismo para distinguir o que é relevante ou não.
İnsan beyninin önemli olan şeyleri önemsiz şeylerden ayırmak için bir mekanizması yok. Orkestra.♪オーケストラの音楽が再び始まる。
İnsan beyninin önemli olan şeyleri önemsiz şeylerden ayırmak için bir mekanizması yok.Otak manusia tidak memiliki mekanisme untuk mengenali apa yang relevan atau tidak.
İnsan beyninin önemli olan şeyleri önemsiz şeylerden ayırmak için bir mekanizması yok.Ο ανθρώπινος εγκέφαλος δεν έχει μηχανισμό να αναγνωρίσει τι είναι σχετικό ή όχι.
İnsan beyninin önemli olan şeyleri önemsiz şeylerden ayırmak için bir mekanizması yok.Човешкият мозък няма механизъм, който да разпознава кое е съществено и кое не е.
İnsan beyninin önemli olan şeyleri önemsiz şeylerden ayırmak için bir mekanizması yok.למוח האנושי אין כל מנגנון המתיר לו להבדיל בין מה רלוונטי ומה לא.
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.Bây giờ con người lấy cảm hứng từ cảm xúc, nhưng những người khác nhau lấy cảm xúc từ những nơi khác nhau.
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.Kini orang-orang terdorong melalui emosi namun orang yang berbeda terdorong oleh hal-hal yang berbeda.
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.사람들은 감정에 의해 동기가 부여되지만, 각각 다른 사람들은 각자 다른 것들에게서 이유를 찾습니다.
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.La gente se motiva a través de emociones, pero cada persona se motiva por cosas diferentes.
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.Les gens sont motivés par des émotions, mais des gens différents trouvent motivantes des choses différentes.
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.Ludzie sa motywowani dzieki emocjom, ale dla różnych osób motywujące są różne rzeczy.
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.Mensen worden door emoties gemotiveerd, maar niet iedereen vindt hetzelfde motiverend.
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.Oamenii se motivează prin intermediul emoţiilor, dar pentru oameni diferiţi sunt motivante lucruri diferite.
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.Ora, la gente trova motivazione attraverso le emozioni, ma persone diverse sono motivate da cose diverse.
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.Днес хората се мотивират чрез емоциите, но различните хора, откриват мотивация в различни неща.
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.Людей можно заинтересовать с помощью эмоций, но для разных людей важны разные вещи.
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.Рушійною силою для більшості людей є емоції, але різні люди мають різні спонуки.
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.אנשים מונעים על-ידי רגשות, אך אנשים שונים רואים בדברים שונים כמניעים.
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.و حيث أن دوافع الناس دوافع عاطفية ، ولكن نوعية تلك الدوافع مختلفة من شخص لآخر
İnsanlar duygularıyla motive olurlar ama her insan farklı şeylerden motivasyon bulur.各々が意欲的にとりかかるものを見つけ出すのです。 これはグラフを使った
Internet yüzünden, insanların burada konuştuğu tarz şeylerden, her şey birbirine bağlı.인터넷으로 사람들이 여기에서 처럼 말하는 것들 처럼 모든것이 이제 연결되어져 있습니다.
Internet yüzünden, insanların burada konuştuğu tarz şeylerden, her şey birbirine bağlı.בגלל האינטרנט, בגלל הדברים עליהם אנשים דיברו פה, הכל מקושר להכל.
Internet yüzünden, insanların burada konuştuğu tarz şeylerden, her şey birbirine bağlı.بسبب الأنترنيت، بسبب أصناف الأشخاص الذين تم الحديث عنهم هنا، كل شيء مرتبط بكل شيء.
Internet yüzünden, insanların burada konuştuğu tarz şeylerden, her şey birbirine bağlı.そして今日ここで他の人が話していた 技術によって 全てのことが繋がっています 私たちは今 互いに依存しています
İşim üzerinde çokca vakit harcarım. Son zamanlarda düşündüğüm şeylerden biri de neyin değeceği.Ich verbringe sehr viel Zeit mit meiner Arbeit und eines der Dinge, die mich in letzter Zeit beschäftigen,
İşte ateşle oynamak. Ateş, keşfettiğimiz en önemli şeylerden biri.Так что игра с огнем - одна из самых великих вещей, которые мы когда-либо открывали для себя.
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?Aber eine Sache, die mir Sorgen bereitet, ist, was mit den jüngeren dieser Kinder heute geschieht.
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?Ale martwi mnie bardzo, gdzie w przyszłości podzieją się takie osoby, które teraz są dziećmi.
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?Ale skutečně mě znepokojuje, kam se dostávají dnešní děti s těmito autistickými geny.
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?De ami igazán aggaszt, az az, hogy manapság hová tartanak a fiatalabb megfelelőik.
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?En av de saker som oroar mig är vart den yngre generationen av dessa människor tar vägen.
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?Eräs minua huolestuttava asia on, missä vastaavat nuoret ovat tänään.
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?하지만 그것들 중에 제가 정말 걱정하는 한 가지는, 오늘날 자폐증을 가진 젊은 세대의 미래입니다.
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?Maar één van mijn zorgen is waar die jonge mensen vandaag naartoe gaan...
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?Mais une des choses qui m'inquiète vraiment est la version "jeune" de ces enfants aujourd'hui.
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?Mas uma das coisas que me preocupa é: Para onde vai a versão mais nova desses jovens?
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?Ma una delle cose che davvero mi preoccupa è dove va a finire la versione più giovane di questi ragazzi.
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?Men en af de ting, der virkelig bekymrer mig, er, hvor de yngre udgaver af disse børn ender idag.
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?Một trong những thứ làm tôi lo lắng đó là những đứa trẻ nhỏ hơn thế này sẽ đi đâu.
İşte beni endişelendiren şeylerden birisi, bugün daha genç nesile ait o çocuklar nereye gidiyorlar?Pero una de las cosas que realmente me preocupan es a dónde están yendo hoy la versión joven de estos niños.
İlgili Sayfalar