şeylerden ile cümle
şeylerden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat bu kitaptaki en şahane şeylerden biri interaktif veri grafikleridir.黎本書最型嘅其中一點 就係互動資料圖表。
Fark ettiğimiz şeylerden biriChúng tôi nhận ra
Fark ettiğimiz şeylerden biri우리가 깨닽게 된 것들 중 하나는
Fark ettiğimiz şeylerden biriPer esempio, abbiamo scoperto l'importanza di Twitter nel raccontare eventi in tempo reale.
Fark ettiğimiz şeylerden biri Twitter'ın anlık olaylardaki önemi.Algo de lo que nos dimos cuenta fue lo importante que Twitter iba a ser durante eventos en vivo.
Fark ettiğimiz şeylerden biri Twitter'ın anlık olaylardaki önemi.Een van de dingen die we ons realiseerden was hoe belangrijk Twitter kon zijn bij real-time gebeurtenissen.
Fark ettiğimiz şeylerden biri Twitter'ın anlık olaylardaki önemi.Eines der Dinge, die wir realisierten war wie wichtig Twitter für Live-Events sein kann.
Fark ettiğimiz şeylerden biri Twitter'ın anlık olaylardaki önemi.Jedna z věcí, které jsme si uvědomili, bylo, jak důležitý by Twitter mohl být při událostech v reálném čase.
Fark ettiğimiz şeylerden biri Twitter'ın anlık olaylardaki önemi.Salah satu hal yang kami sadari adalah betapa pentingnya Twitter selama kejadian berlangsung.
Fark ettiğimiz şeylerden biri Twitter'ın anlık olaylardaki önemi.Une des choses que nous avons réalisés ce fut l'importance de Twitter durant les événements en temps réel.
Fark ettiğimiz şeylerden biri Twitter'ın anlık olaylardaki önemi.Yksi asia, jonka tajusimme, oli, kuinka tärkeä Twitter voisi olla reaaliaikaisissa tapahtumissa.
Fark ettiğimiz şeylerden biri Twitter'ın anlık olaylardaki önemi.Zdaliśmy sobie sprawę z tego, jak ważny może być Twitter np. w trakcie katastrof.
Fark ettiğimiz şeylerden biri Twitter'ın anlık olaylardaki önemi.Едно от нещата, които осъзнахме, бе колко важен може да бъде Туитър при събития в реално време.
Fark ettiğimiz şeylerden biri Twitter'ın anlık olaylardaki önemi.К примеру, мы вдруг осознали, насколько важным может быть Твиттер для освещения текущих событий.
Fark ettiğimiz şeylerden biri Twitter'ın anlık olaylardaki önemi.Приміром, ми раптом усвідомили, наскільки важливим може бути Твіттер для висвітлення поточних подій.
Fark ettiğimiz şeylerden biriTwitterが極めて有効だということです。
Fark ettiğimiz şeylerden biriאחד הדברים שלמדנו
Fark ettiğimiz şeylerden biriأحد الأمور التي أدركنا مدى أهمية تويتر منها
Farkına vardığı şeylerden biri de bu dosyada ki eşine ait medikal kayıtların dağınık olduğuydu.En av de sakar som hon upptäckte var att hennes makes sjukjournaler i en pappersmapp var helt i oordning.
Farkına vardığı şeylerden biri de bu dosyada ki eşine ait medikal kayıtların dağınık olduğuydu.그녀가 발견한 점 중 하나는 바로 이 폴더에 들어있는 남편의 의무기록이
Farkına vardığı şeylerden biri de bu dosyada ki eşine ait medikal kayıtların dağınık olduğuydu.Salah satu hal yang dia temukan adalah rekam medis suaminya pada map ini berantakan.
Farkına vardığı şeylerden biri de bu dosyada ki eşine ait medikal kayıtların dağınık olduğuydu.Едно от нещата, което тя откри е, че медицинските данни на съпруга й в тази папка просто не са били подредени.
Farkına vardığı şeylerden biri de bu dosyada ki eşine ait medikal kayıtların dağınık olduğuydu.Она обнаружила, что в истории болезни ее мужа, в этой бумажной папке, был полный беспорядок.
Farkına vardığı şeylerden biri de bu dosyada ki eşine ait medikal kayıtların dağınık olduğuydu.אחד מהדברים שהיא גילתה היה שהתיק הרפואי של בעלה בתוך תיקיית הנייר הזו
Farkına vardığı şeylerden biri de bu dosyada ki eşine ait medikal kayıtların dağınık olduğuydu.أحد الأشياء التي إكتشفتها أن سجل زوجها الطبى في هذا المجلد الورقى
Farkına vardığı şeylerden biri de bu dosyada ki eşine ait medikal kayıtların dağınık olduğuydu.ご主人の医療記録が かなりぐちゃぐちゃに ファイルされていることでした。
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Aztán persze, elővettem saját apámat és anyámat -- (Nevetés)
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.De bliver påvirket af ting, som de ikke er opmærksomme på.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Deixam-se influenciar por coisas de que nem se apercebem.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.De påverkas av saker som de inte är medvetna om.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Họ bị ảnh hưởng bởi những thứ mà họ không biết đến.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Ils se laissent influencer par des choses dont ils ne sont pas conscients.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.그들은 자신들이 깨닫지 못하는 것들로부터 영향을 받는군
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Mereka dipengaruhi hal-hal yang tidak mereka sadari.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Nechají se ovlivnit věcmi, kterých si vůbec nejsou vědomi.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Nechajú sa ovplyvniť vecami tak, že si to ani neuvedomujú.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Oni są pod wpływem rzeczy o których nie mają świadomości.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Se dejan influenciar por cosas sin darse cuenta.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Se lasă influenţaţi de lucruri de care nici nu sunt conştienţi."
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Sie werden von Dingen beeinflusst, denen sie sich nicht bewußt sind.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Ze laten zich beïnvloeden door dingen waar ze zich niet van bewust zijn.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Επηρεάζονται από πράγματα που δεν πέφτουν στην αντίληψή τους.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Они подвержены влиянию вещей, о которых даже не подозревают".
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Піддаються впливу речей яких зовсім не помічають.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.Те се влияят от неща, за които си нямат и представа.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.הם מושפעים מדברים שהם לא מודעים אליהם.
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.دوماً يتأثرون .. بهذه الامور السخيفة التي لا يعونها ..
Farkında olmadıkları şeylerden etkileniyorlar.影響されるのです これは完全にバカなだけです
[Farklı diller] ... ve bu toplantı hakkında en çok hoşuma giden şeylerden biri.[Nie angielski - portugalski i francuski] i to właśnie to co najbardziej lubię na tej konferencji.
[Farklı diller] ... ve bu toplantı hakkında en çok hoşuma giden şeylerden biri.(nie anglicky) ...a to je jedna z vecí, ktoré mám najradšej na tejto konferencii.
[Farklı diller] ... ve bu toplantı hakkında en çok hoşuma giden şeylerden biri.[говорит не по-английски] ... и это одна из моих любимых вещей в этом соглашении.
[Farklı diller] ... ve bu toplantı hakkında en çok hoşuma giden şeylerden biri.(не англійська) ... і це те, що мені найбільше подобається в даній угоді.
Fen dersi öğrencilerim için yaptığım şeylerden biri de şu oldu:Azt mondtam a diákjaimnak:
Fen dersi öğrencilerim için yaptığım şeylerden biri de şu oldu:Een van de dingen die ik voor mijn scholieren heb gedaan, is zeggen:
Fen dersi öğrencilerim için yaptığım şeylerden biri de şu oldu:Ena stvar, ki sem jo povedal svojim učencem, je :
Fen dersi öğrencilerim için yaptığım şeylerden biri de şu oldu:Eu disse aos meus alunos de ciências:
Fen dersi öğrencilerim için yaptığım şeylerden biri de şu oldu:저의 과학 수업을 듣는 학생들에게 제가 한 일 중 하나는,
Fen dersi öğrencilerim için yaptığım şeylerden biri de şu oldu:Raz powiedziałem swoim uczniom:
Fen dersi öğrencilerim için yaptığım şeylerden biri de şu oldu:Una de las cosas que he hecho para mis estudiantes de ciencia es decirles:
Fen dersi öğrencilerim için yaptığım şeylerden biri de şu oldu:Ένα απ' όσα έχω κάνει για τους μαθητές Επιστημών είναι να τους λέω:
İlgili Sayfalar