şeylerden ile cümle

şeylerden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir, sabit bıraktığımız şeylerden biriPovedali sme, že ich považujeme za konštanty.
Bir, sabit bıraktığımız şeylerden biriPowiedziałem, że jednym z tych stałych czynników...
Bir, sabit bıraktığımız şeylerden biriZunächst sagten wir, eines dieser Dinge...
Bir, sabit bıraktığımız şeylerden biriНапример, едно от нещата, които не променяхме, (и нека го запишем) -- значи тези не ги променяме --
Bir, sabit bıraktığımız şeylerden biriОтже, одна зі складових, що залишаєься сталою (Я зараз це запишу)
Bir, sabit bıraktığımız şeylerden biriここに書きますが、1つを一定とします。
Bir sürü ışık takabilirim. Artık elektrik yükü gibi şeylerden bahsetmeye başlayabiliriz.Môžem pripojiť viac lampičiek a môžeme začať hovoriť o veciach, ako je preťaženie siete.
Bir sürü ışık takabilirim. Artık elektrik yükü gibi şeylerden bahsetmeye başlayabiliriz.Μπορώ να συνδέσω πολλές λάμπες, και να μιλήσω για θέματα όπως το ηλεκτρικό φορτίο.
Bir türlü anlayamadığım şeylerden biri de, ulusal haber kanallarının bu konuda hiçbir yayın yapmıyor olması.Dla mnie to nie do pojęcia, że media w kraju nie podniosły tego tematu.
Bir türlü anlayamadığım şeylerden biri de, ulusal haber kanallarının bu konuda hiçbir yayın yapmıyor olması.생각조차 하기 싫지만 뉴스는 이런 것에 관심도 없습니다.
Bir türlü anlayamadığım şeylerden biri de, ulusal haber kanallarının bu konuda hiçbir yayın yapmıyor olması.Một trong những thứ vừa -- Tôi hầu như không hiểu nổi
Bir türlü anlayamadığım şeylerden biri de, ulusal haber kanallarının bu konuda hiçbir yayın yapmıyor olması.Une chose qui est -- j'ai du mal à le concevoir -- c'est que les médias nationaux n'en parlent pas du tout,
Bir türlü anlayamadığım şeylerden biri de, ulusal haber kanallarının bu konuda hiçbir yayın yapmıyor olması.אחד הדברים שפשוט -- אני כמעט ואיני לחשוב על כך-- הוא שרשתות החדשות הלאומיות לא עלו על הידיעה הזו כלל,
Bir türlü anlayamadığım şeylerden biri de, ulusal haber kanallarının bu konuda hiçbir yayın yapmıyor olması.من الأشياء التي لا أستطيع تصوّرها تقريبا هي فكرة أن وسائل الإعلام الإخبارية الوطنية لم تتحدث أبدا عن هذا،
Bir türlü anlayamadığım şeylerden biri de, ulusal haber kanallarının bu konuda hiçbir yayın yapmıyor olması.全国ニュースでこの事実が全く取り上げられないことです 北アメリカで最も重要な生態系のひとつが破壊されているというのに
Bisepsinize çok faza yük binecek ve gelişmesi için en iyi şeylerden biriCela exerce beaucoup de tension sur votre biceps... une des meilleures choses pour le volume.
Biz farklı şeylerden hoşlanıyoruz.Chúng ta thích những thứ khác nhau.
Biz farklı şeylerden hoşlanıyoruz.Ci piacciono cose diverse.
Biz farklı şeylerden hoşlanıyoruz. Hepimiz farklı boyutlardayız ve işletmelerimiz de aynen öyle.Ne plac diferite lucruri, avem diferite mărimi; și firmele noastre la fel.
Biz farklı şeylerden hoşlanıyoruz.모두 다 다른 것들을 좋아해요
Biz farklı şeylerden hoşlanıyoruz.Különböző dolgokat szeretünk.
Biz farklı şeylerden hoşlanıyoruz.Lubimy różne rzeczy.
Biz farklı şeylerden hoşlanıyoruz.Nos gustan cosas diferentes.
Biz farklı şeylerden hoşlanıyoruz.Nous n'aimons pas tous les mêmes choses.
Biz farklı şeylerden hoşlanıyoruz.We willen verschillende dingen.
Biz farklı şeylerden hoşlanıyoruz.Wir mögen verschiedene Dinge.
Biz farklı şeylerden hoşlanıyoruz.Нам нравятся разные вещи.
Biz farklı şeylerden hoşlanıyoruz.Харесваме различни неща.
Biz farklı şeylerden hoşlanıyoruz.אנו אוהבים דברים שונים.
Biz farklı şeylerden hoşlanıyoruz.نحب أشياء مختلفة
Biz farklı şeylerden hoşlanıyoruz.体の大きさも様々です
Bizim işimizle ilgili önemli şeylerden biri donanımımız.Arduinoの何がいいかというと このハードウェアが・・・
Bizim işimizle ilgili önemli şeylerden biri donanımımız.제 생각에 저희들이 하는 일에는 중요한 것이 많은데 그 이유 중 하나는
Bizim işimizle ilgili önemli şeylerden biri donanımımız.Một trong những yếu tố mà tôi nghĩ rằng nó quan trọng đối với công việc của chúng tôi
Bizim işimizle ilgili önemli şeylerden biri donanımımız.W naszej pracy istotne jest to,
Bizim işimizle ilgili önemli şeylerden biri donanımımız.אז אחד המאפיינים שאני חושב שחשוב בעבודה שלנו
Bizim işimizle ilgili önemli şeylerden biri donanımımız.لذا فإن واحدة من السمات التي أعتقد أنها مهمة حول عملنا
"Bizim yaptığımız iyi şeylerden niye söz etmiyorlar?""czemu oni nie rozmawiają o dobrych rzeczach jakie robimy?"
"Bizim yaptığımız iyi şeylerden niye söz etmiyorlar?""De ce nu vorbesc despre lucurile bune pe care le facem?"
"Bizim yaptığımız iyi şeylerden niye söz etmiyorlar?""왜 우리가 잘 한 것에 대해선 얘기하지 않지?"
"Bizim yaptığımız iyi şeylerden niye söz etmiyorlar?""Perché i media non parlano delle cose buone che facciamo?"
"Bizim yaptığımız iyi şeylerden niye söz etmiyorlar?""¿Por qué no hablan de las cosas positivas que hacemos?"
"Bizim yaptığımız iyi şeylerden niye söz etmiyorlar?""Pourquoi est ce qu'ils ne parlent pas des bonnes choses que nous faisons?"
"Bizim yaptığımız iyi şeylerden niye söz etmiyorlar?""Waarom praten ze niet over de goede dingen die we doen?"
"Bizim yaptığımız iyi şeylerden niye söz etmiyorlar?""Warum sprechen sie nicht über die guten Sachen, die wir tun?"
"Bizim yaptığımız iyi şeylerden niye söz etmiyorlar?""Защо не говорят за добрите неща, които правим?"
"Bizim yaptığımız iyi şeylerden niye söz etmiyorlar?""Почему они никогда не рассказывают обо всем хорошем , что мы делаем?"
"Bizim yaptığımız iyi şeylerden niye söz etmiyorlar?""למה לא מדברים על הדברים הטובים שאנו עושים?"
"Bizim yaptığımız iyi şeylerden niye söz etmiyorlar?"" لماذا لا يتحدثون عن الأشياء الجيدة التي نفعلها ؟ "
"Bizim yaptığımız iyi şeylerden niye söz etmiyorlar?"これがその例なのです
Bizler dünyayı bizden birazcık farklı algılayan şeylerden az da olsa korkuyor olabiliriz.Boimy się istot, które widzą świat inaczej niż my.
Bizler dünyayı bizden birazcık farklı algılayan şeylerden az da olsa korkuyor olabiliriz.Chúng ta có một chút sợ hãi bởi những thứ có nhận thức về thế giới hơi khác so với chúng ta.
Bizler dünyayı bizden birazcık farklı algılayan şeylerden az da olsa korkuyor olabiliriz.Egy kicsit félünk azoktól a dolgoktól, amik némiképp máshogy érzékelik a világot, mint mi.
Bizler dünyayı bizden birazcık farklı algılayan şeylerden az da olsa korkuyor olabiliriz.Estamos un poco asustados por las cosas que perciben al mundo ligeramente diferente a nosotros.
Bizler dünyayı bizden birazcık farklı algılayan şeylerden az da olsa korkuyor olabiliriz.그 이유일 수 있다고 생각합니다. 우리는 세상을 우리가 하는 것과 조금 다르게 인지하는 것들을 두려워하지요.
Bizler dünyayı bizden birazcık farklı algılayan şeylerden az da olsa korkuyor olabiliriz.Ne sperie puțin ideea că alte creaturi pot percepe lumea diferit de noi.
Bizler dünyayı bizden birazcık farklı algılayan şeylerden az da olsa korkuyor olabiliriz.Siamo un po' spaventati da chi percepisce il mondo in modo leggermente diverso dal nostro.
Bizler dünyayı bizden birazcık farklı algılayan şeylerden az da olsa korkuyor olabiliriz.Vi er lidt skræmte af ting der kan opfatte verden påŒ en lidt anden måŒde end os.
Bizler dünyayı bizden birazcık farklı algılayan şeylerden az da olsa korkuyor olabiliriz.Von Wesen, die die Welt anders wahrnehmen, fühlen wir uns immer ein bisschen abgestoßen.
Bizler dünyayı bizden birazcık farklı algılayan şeylerden az da olsa korkuyor olabiliriz.We zijn wat huiverig voor dingen die de wereld anders waarnemen dan wij.
İlgili Sayfalar