Ana içeriğe geç
Sözlük

şeyler ile cümle

şeyler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yakında bir şeyler olacağını umuyoruz.We're hoping something happens soon.
Bu şeyler nasıl kırıldı?How did those things get broken?
Bu şeylerden nasıl kurtuluruz?How do we get rid of this stuff?
Tom bana istediğim şeyleri satın alıyor.Tom buys me things that I want.
Onun gibi şeyleri denemeye karşı değilim.I'm not opposed to trying things like that.
Tom bütün bu şeylerin hepsini nasıl yapabilir?How can Tom do all of these things?
Tom, Mary'nin arabasına bir şeyler taşımasına yardımcı oldu.Tom helped Mary carry stuff out to her car.
Sen de bir şeyler yesen iyi olur.You'd better eat something, too.
Ben şeylere çarpmaya devam ediyorum.I keep bumping into things.
İnsanlar nasıl böyle şeyler yapabilir?How can people do things like this?
Biz başka şeyler yapmakla meşguldük.We've been busy doing other things.
O şeyler hakkında düşünmek istemiyorum.I don't want to think about those things.
İnsanlar o gibi şeyleri unutmazlar.People don't forget things like that.
Bu tür şeyler yaparak büyümedim.I didn't grow up doing this kind of thing.
Sana yiyecek bir şeyler getireceğim.I'll get you something to eat.
Bazen şeyleri hatırlamakta güçlük çekiyorum.I sometimes have trouble remembering things.
Bunun gibi şeyler nasıl olmaya devam ediyor?How do things like this keep happening?
Ben okula gitmeden önce daima bir şeyler yiyorum.I always eat something before going to school.
Sıklıkla doktorumun bana yememem gerektiğini söylediği şeyleri yiyorum.I often eat things that my doctor tells me not to.
Artık bu tür şeyleri satmazlar.They don't sell these kinds of things anymore.
Büyükbabam şeyleri abartmayı sever.Grandpa likes to overdo things.
Ben böyle şeyler yapmayı seviyorum.I like to do things like that.
Atıştırmalık bir şeyler hazırladım kendimize.I fixed us a snack.
Akıllı insanlar neden aptalca şeyler yapıyor?Why do smart people do stupid things?
Umutsuz insanlar umutsuz şeyler yapar.Desperate people do desperate things.
Fadıl bir şeylerin çok yanlış olduğunu biliyordu.Fadil knew that something was terribly wrong.
Kötü şeyler olabilir.Bad things can happen.
Bu bir şeylerin yanlış olduğu anlamına mı geliyor?Does this mean something is wrong?
Fadıl bütün o şeyleri yapmayı bıraktı.Fadil stopped doing all that stuff.
Fadıl'ın annesi onun gibi şeyleri sever.Fadil's mom loves things like that.
Umutsuz bir eşin tehlikeli şeyler yapma kapasitesi vardır.A desperate wife has the capacity to do dangerous things.
Leyla'nın bekareti onun sahip olduğu en önemli şeylerden biriydi.Layla's virginity was one of the most important things she had.
Ne tür şeyler satın alacaksın?What kind of things are you going to buy?
Bu dünyada birçok saçma şeyler var ama fıstık ezmesi onlardan biri değil.There are many absurd things in this world, but peanut butter is not one of them.
Tom çocuklarıyla daha fazla şeyler yapmak için daha fazla zamanının olmasını diledi.Tom wished he had more time to do things with his children.
Sanırım bir müdür olmak için gereken şeylere sahibim.I think I have what it takes to be a manager.
Bir şeyler yapmak istiyorum.I want to do something.
Şimdi daha önce hiç yapmadım şeyleri yapacağım.Now I'll do things I've never done before.
Tom insanlara kendisi için bir şeyler yaptırmada iyidir.Tom is good at getting people to do things for him.
Tom'un yaptığı ne tür şeyler sizi rahatsız ediyor?What kind of things does Tom do that irritate you?
Tom seni sinirlendiren ne tür şeyler yapar?What kind of things does Tom do that irritate you?
Ne tür şeyler satın almanız gerekiyor?What kind of things do you need to buy?
Genellikle yaklaşık 2.30'da bir şeyler atıştırırım.I usually eat a snack at about 2:30.
Böyle şeyler yapmaktan hoşlanmam.I don't like doing things like this.
Yiyecek şeylerimiz tükeniyor.We're running out of things to eat.
Ne tür şeyler seni kızdırır?What kind of things irritate you?
Kendimi asla yapmayacağımı düşündüğüm şeyleri yaparken buldum.I found myself doing things I thought I never would.
Bununla ilgili çok yakında bir şeyler yapmanız gerekiyor.You need to do something about that pretty soon.
Tom her zaman Mary hakkında güzel şeyler söylüyor.Tom always says nice things about Mary.
Tom öyle şeyler yapmakta iyidir.Tom is good at doing things like that.
Tom her zaman senin hakkında güzel şeyler söylüyor.Tom always says nice things about you.
Tom her zaman öyle şeyler yapar.Tom is always doing things like that.
Sanırım gereken şeylere sahibim.I think I have what it takes.
Gerekli şeylere sahipsin.You have what it takes.
Günün sonuna kadar tamamlanması gereken bir şeyler üzerinde çalışıyoruz.We're working on something that needs to be finished by the end of the day.
Her zaman o kadar önemli olmayan şeyler için endişeleniyorum.I'm always worrying about things that don't really matter all that much.
İnsanların neden o gibi şeyler yaptıklarını asla anlamayacağım.I'll never understand why people do things like that.
Sanırım kadınlar öyle şeyleri daima yapar.I think that women always do things like that.
Sen şeyleri ait oldukları yere asla koymazsın.You never put things back where they belong.
Tom hakkında iyi şeyler duymaya devam ediyorum.I keep hearing good things about Tom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod