Ana içeriğe geç
Sözlük

şeyler ile cümle

şeyler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Hâlâ yapmamız gereken bazı şeyler var.There are still some things we need to do.
Zamanımızla yapacak daha iyi şeylerimiz var.We've got better things to do with our time.
Bu tür şeylerin daha önce olduğunu gördük.We've seen this kind of thing happen before.
Hepimiz yapmamayı dilediğimiz şeyleri yaptık.We've all done things we wish we hadn't done.
Zamanımızla yapacak çok daha iyi şeylerimiz var.We have far better things to do with our time.
Neler olup bittiğine dair bir şeyler yapmak zorundayız.We have to do something about what's going on.
Şimdi yapmamız gereken başka şeyler var.We've got other things we need to be doing now.
Görüşmemiz gereken daha önemli şeyler var.We have more important things we need to discuss.
Küçük şeylerin tadına var!Enjoy the little things!
Küçük şeylerin tadını çıkar!Enjoy the little things!
Kitaplardan öğreneceğiniz bazı şeyler var.There are some things you can't learn from books.
Ben bu şeyleri asla söyleyemem.I'd never say those things.
Tom'a yardım etmek için bir şeyler yapmak zorundayım.I have to do something to help Tom.
Bu tür şeyleri seviyorum.I just love that kind of stuff.
Hala yapacak bazı şeylerim var.I still have some things to do.
Bu şeylerin hiçbiri çekici görünmüyor.None of these things look tempting.
Burada yapacağım bazı şeyler var.I've got some stuff to do here.
Tom, insanların onun hakkında kötü şeyler söyleyeceğini biliyordu.Tom knew that people were going to say bad things about him.
İlgilenecek bazı şeylerim varI have some things to deal with.
Yapmak istediğim bazı şeylerim var.I have some things I want to do.
Yapmak istediğim bazı şeyler var.I have some things I want to do.
San Fransisko, sisi ve diğer şeylerin arasında tepeleri ile ünlüdür.San Francisco is known for its fog and its hills among other things.
Bu hafta sonu biraz boş zamanın varsa, bir şeyler içmek için uğramalısın.If you have some free time this weekend, you should come over for a drink.
Bu Noel için istediğim şeylerin bir listesi.This is a list of what I want for Christmas.
Ben her zaman kendime ait olmasını istediğim şeyleri alırım.I always buy things I'd like to have myself.
Bazı şeyleri şaka olarak bile söylememelisiniz.Some things you shouldn't even say jokingly.
Tom, Mary'ye yiyecek bir şeyler satın aldı.Tom bought Mary something to eat.
Bütün bu şeylerden kurtulmak istiyorum.I'd like to get rid of all these things.
Tom çok aptalca şeyler söylüyor.Tom says a lot of stupid things.
Artık bu tür şeyleri neredeyse hiç görmüyorum.I hardly ever see this kind of thing anymore.
Bazı şeyler kontrolümüz altında, bazı şeyler ise değil.Some things are in our control and others not.
İhtiyacımız olmayan şeylere para harcamayı bırakmazsak, yakında meteliksiz oluruz.We'll be broke soon if we don't stop spending money on things we don't need.
Daha önce hiç yapmadığımız şeyleri yapıyoruz.We're doing things we've never done before.
Hâlâ tartışacak başka bir sürü şeylerimiz var.We still have many other things to discuss.
Konuşmamız gereken başka şeylerimiz var.We have other things we need to talk about.
Güzellik tuhaf şeyler yapabilir.Beauty can do strange things.
Çocuklarına işe yaramaz şeyler öğretme.Don't teach your kids useless stuff.
Bu şeyleri anlamıyorsun.You don't understand these things.
Bazı alışılmamış şeyler yaptık.We did some unconventional things.
Küçük şeyleri takdir ediyorlar.They appreciate the little things.
Beyzbolda garip şeyler oluyor.Strange things happen in baseball.
Bazı şeyler yapmak zorundayız.We've got some catching up to do.
Bu şeylerle ilgili şaka yapmıyoruz.We don't joke about these things.
Garip şeyler olmaya başladı.Strange things started happening.
Tom, bir şeyler görmesi gerektiğini düşünüyordu.Tom thought he must be seeing things.
Tom yeni şeyleri denemekten korkmaz.Tom isn't afraid to try new things.
Küçük şeylerin çok şey demek olduğunu biliyorum.I know little things mean a lot.
Sadece bir şeyler öğrenebilirsin.You just might learn something.
İyi şeyler bekliyoruz.We're anticipating good things.
Açıklanacak bazı şeylerimiz var.We have some things to clarify.
Onlar bazı iyi şeyler yapıyorlar.They're doing some good things.
Tom'un torunlarının hiçbir şeyleri yoktu.Tom's grandchildren got nothing.
Daha eğlenceli bir şeyler yaptım.I did something even more fun.
Tom bizim için iyi şeyler söyledi.Tom put in a good word for us.
Bu şeyler böyle işliyor.That's how these things work.
Tom tüm bu şeyleri yaptı.Tom has done all these things.
O şeylerin nasıl işlediğini biliyorum.I know how those things work.
Bu şeyler ucuz olamaz.These things can't be cheap.
Bütün o şeyleri anladım.I understood all that stuff.
O şeyleri asla unutmadım.I never forgot those things.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod