Ana içeriğe geç
Sözlük

şeyi ile cümle

şeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un içecek çok şeyi var.Tom has had too much to drink.
Tom'un içecek oldukça çok şeyi vardı.Tom has had quite a lot to drink.
Her şeyin bir ilki vardır.There's a first time for everything.
Sana yardım etmek için her şeyi yapacağımı biliyorsun.You know I would do anything to help you.
Tom bana ihtiyacım olan şeyi bulmamda yardımcı olabileceğini söyledi.Tom said he'd help me find what I need.
Tom yapmam gereken şeyi yapmama yardım edeceğini söyledi.Tom said he'd help me do what I needed to do.
Tom'un ihtiyacı olan şeyi bulmasına yardım edebilirim.I can help Tom find what he needs.
Tom Mary'nin onun almasını istediği şeyi bulmaya çalışırken bir mağazadan diğerine gitti.Tom went from one shop to another trying to find what Mary had asked him to buy.
Tom sadece yapmak istediği tek şeyi düşünebildi.Tom could only think of one thing he really wanted to do.
Umutsuz insanlar her şeyi deneyecektir.Desperate people will try anything.
Ben sadece internette okuduğum şeyin yarısına inanıyorum.I only believe half of what I read on the internet.
Eve gitmeden önce yapacak bir şeyimiz daha kaldı.We have one more thing left to do before we can go home.
Tom senin onun yaptığını söylediği şeyi yaptı.Tom did do what you said he did.
Söylediğin şeyi mi kastettin?Did you mean what you said?
Tom'un yapmamız gerektiğini söylediği şeyi yapacağız.We're going to do what Tom said we should do.
Tom'un yapmamızı söylediği şeyi yaptık.We did what Tom said to do.
Geçen gün söylediğin şeyi düşünüyorum.I've been thinking about what you said the other day.
Bu sabahki toplantıda söylediğin şeyi takdir ettim.I really appreciated what you said at this morning's meeting.
Ben sadece Tom'un olduğunu söylediği şeyin yarısına inanıyorum.I only believe about half of what Tom says happened.
Tom aradığı şeyi üst rafta gördü.Tom saw what he was looking for on the top shelf.
Tom nihayet yapmaya kalkıştığı şeyi başardı.Tom has finally achieved what he set out to do.
Tom'un Mary'ye söylemesi gereken bir şeyi vardı.Tom had something he needed to tell Mary.
Onun yapması söylenilen şeyi yapmaktan başka seçeneği yoktu.Tom had no choice but to do what he had been told to do.
Tom istediği her şeyi aldı.Tom got everything he wanted.
Tom Mary'ye istediği her şeyi verir.Tom gives Mary everything she asks for.
Tom, aradığı şeyi masanın altında buldu.Tom found what he was looking for under the table.
Tom bir şeyin olmak üzere olduğunu hissetti.Tom felt that something was about to happen.
Tom yapacağını söylediği şeyi yapamadı.Tom failed to do what he said he'd do.
Tom onun yapmasını beklediğin şeyi anlamıyor.Tom doesn't understand what you expect him to do.
Söyleyecek bir şeyim olsaydı zaten söylerdim.If I had something to say, I would've already said it.
Yapmamı istediğin şeyi yapabileceğimden emin değilim.I'm not sure I can do what you asked me to do.
Tom hakkındaki her şeyi seviyorum.I love everything about Tom.
Tom şeyin tamamı boyunca uyudu.Tom slept through the whole thing.
Her şeyi bırakmalısın.You must leave everything.
Her şeyi bırakmak zorundasın.You have to leave everything.
O konuda bildiğim her şeyi zaten size anlattım.I've already told you all I know about that.
Ben zaten o konuda bilmen gereken her şeyi sana söyledim.I've already told you all you need to know about that.
Hakkında konuşacak çok şeyimiz var.We've got a lot to talk about.
Hakkında konuşacak bir şeyimiz yok.We have nothing to talk about.
Konuşacak çok şeyimiz var.We've got so much to talk about.
Tom her şeyi bilirmiş gibi konuşuyor.Tom talks like he knows everything.
Tom sanki her şeyi bilirmiş gibi konuşur.Tom talks as if he knows everything.
Tom Mary'nin bahsettiği şeyi anlamış gibi kafasını salladı.Tom nodded as if he understood what Mary was talking about.
İstediğim her şeyi satın alsaydım, gerçekten ihtiyacım olan şeye hiç param kalmazdı.If I bought everything that I wanted, I'd have no money left for what I really need.
Sevişmek dünyanın en lezzetli şeyidir.To make love is the world's most delicious thing.
Tom benim düşündüğüm aynı şeyi düşündü.Tom thought the same thing I did.
Her gün aynı şeyi yemekten usandım.I'm sick of eating the same thing every day.
Tom her şeyi ödeyecek.Tom will pay for everything.
Biz onlara borçlu olduğumuz her şeyi onlara geri ödedik.We paid them back everything we owed them.
Doğru şeyi yapmak her zaman o kadar kolay değildir.It's not always so easy to do the right thing.
Tom'un önerdiği şeyi deneyeceğimi düşündüm.I thought I'd try what Tom suggested.
Her şeyin yeri ve zamanı vardır. Şimdi ne zamanı ne de yeridir.There's a time and a place for everything. Now is neither the time nor the place.
Sana her şeyi söylüyorum.I tell you everything.
Tom bana her şeyi söyler.Tom tells me everything.
Bana her şeyi anlattılar.They told me everything.
Tom bana onun hakkında her şeyi söyledi.Tom told me all about it.
Şimdi bana onun hakkında her şeyi anlat.Now tell me all about it.
Tom'a her şeyi söyledim.I've told Tom everything.
Tom bize senin hakkında her şeyi söyledi.Tom told us all about you.
Tom bana senin hakkında her şeyi söyledi.Tom told me all about you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod