Her şeyin olabileceğine inanıyorum.I believe anything can happen.
Ben sana her şeyin kontrol altında olduğunu garanti ederim.I can assure you everything is under control.
İstediğim her şeyi yapabilirim.I can do anything I want.
Yapmak istediğim hemen hemen her şeyi yapabilirim.I can do just about anything I want to do.
Benden yapmamı istediğin şeyi yapabilirim.I can do what you asked me to do.
Sana her şeyi açıklayabilirim.I can explain everything to you.
Ben ihtiyacımız olan her şeyi bize alabilirim.I can get us everything we need.
İhtiyaç duyduğunuz her şeyi size alabilirim.I can get you everything you need.
Söylediğin her şeyi duyabiliyorum.I can hear everything you're saying.
Öyle bir şeyi göze alamam.I can't afford anything like that.
İki şeyi aynı anda yapamam.I can't do two things at once.
Hiçbir şeyi durduramam.I can't stop anything.
Bana işkence edildiği için yapmadığım bir şeyi kabullendim.I confessed to something I didn't do because I was being tortured.
Böyle bir şeyin var olduğunu hayal bile edemezdim.I could never have imagined that something like this existed.
Ben istediğin şeyi bulamadım.I couldn't find what you asked for.
Yazan şeyi okuyamadım.I couldn't read what was written.
Tom'a bilmek istediği şeyi söyleyemedim.I couldn't tell Tom what he wanted to know.
Satın almak istediğim başka bir şeyi düşünemedim.I couldn't think of anything else I wanted to buy.
Almak istediğim hiçbir şeyi düşünemedim.I couldn't think of anything I wanted to buy.
Her şeyi Tom için yaptım.I did everything for Tom.
Elimden gelen her şeyi yaptım.I did everything I could do.
Gülmemek için elimden gelen her şeyi yaptım.I did everything I could not to laugh.
Bana yapmam söylenilen her şeyi yaptım.I did everything I was told to do.
Her şeyi doğru yaptım.I did everything right.
Tom'un yapmamı söylediği her şeyi yaptım.I did everything Tom told me to do.
İstediğin her şeyi yaptım.I did everything you asked.
Ben tam olarak yapmamı söylediğin şeyi yaptım.I did exactly what you told me to do.
Ben doğru şeyi yaptım.I did the right thing.
Zorunda olduğum şeyi yaptım.I did what I had to.
Ben yapmak için eğitildiğim şeyi yaptım.I did what I was trained to do.
Yapılması gereken şeyi yaptım.I did what needed to be done.
Benim için önemli olan şeyi yaptım.I did what was important to me.
Gerekli olan şeyi yaptım.I did what was necessary.
Benden yapmamı istediğin şeyi yaptım.I did what you wanted me to do.
Tom'un işten atılmasıyla ilgili yapacak bir şeyim yoktu.I didn't have anything to do with Tom getting fired.
İçmek için o kadar çok şeyim yoktu.I didn't have that much to drink.
Bu tür bir şeyin var olduğunu bilmiyordum.I didn't know this kind of a thing existed.
Neredeyse her şeyi Tom'dan daha iyi yaparım.I do almost everything better than Tom does.
Her şeyi açıklayacak zamanım yok.I don't have time to explain everything.
Tom'u bu kadar uzak tutan şeyi bilmiyorum.I don't know what's taking Tom so long.
Tom'un yapmasını istediğim şeyi niçin yapmadığını bilmiyorum.I don't know why Tom didn't do what I asked him to do.
Olduğum şeyi sevmiyorum.I don't like what we've become.
İhtiyacın olan şeyin henüz icat edildiğini sanmıyorum.I don't think what you need has been invented yet.
Gerçekten olan şeyin bu olduğundan şüpheliyim.I doubt that's what really happened.
Her şeyin plana göre gideceğini umuyorum.I expect everything will go according to plan.
Nihayet ihtiyaç duyduğum her şeyim var.I finally have everything I need.
Ben onun hakkında her şeyi unuttum.I forgot all about it.
Onun hakkında her şeyi unuttum.I forgot all about that.
Tom hakkında her şeyi unuttum.I forgot all about Tom.
Kaybettiğimi sandığım bir şeyi buldum.I found something I thought I'd lost.
Yapacağımı söylediğim her şeyi yapmaya tam olarak niyetim var.I fully intend to do everything I said I would do.
Tom'a istediği her şeyi verdim.I gave Tom everything he asked for.
Aradığımız şeyi bulduk.We found the thing we were looking for.
İstediğim bir şeyi alırım.I get anything I want.
Sana istediğin her şeyi veriyorum ama sen asla tatmin olmuş görünmüyorsun.I give you everything you ask for, but you never seem satisfied.
İhtiyacın olan şeyi aldım.I got what you needed.
Ben herhangi bir şeyin mümkün olduğunu tahmin ederim.I guess anything's possible.
Her şeyi kontrol altına aldım.I had everything under control.
Özellikle söyleyecek bir şeyim yoktu.I had nothing in particular to say.
Tom'a söyleyecek bir şeyim yoktu.I had nothing to say to Tom.