Ana içeriğe geç
Sözlük

şekilde ile cümle

şekilde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Genelde bu şekilde olur.That's how it usually happens.
Biz bu şekilde yapıyoruz.That's how we do things.
İşler çok hızlı bir şekilde gerçekleşebilir.Things can happen very quickly.
Bu bir şekilde kazara oldu.It sort of happened by accident.
O sadece o şekilde meydana gelmez.It just doesn't happen that way.
Bizim için aynı şekilde oldu.It happened to us the same way.
Gerçekten o şekilde olmadı.It didn't really happen that way.
Bazen o şekilde olur.Sometimes it just happens that way.
Ben sadece onun bu şekilde olmasını beklemiyordum.I just didn't expect it to happen this way.
Keşke bu olduğu şekilde olmasaydı.I wish it hadn't happened the way it did.
Keşke o sadece olduğu şekilde olmasaydı.I just wish it hadn't happened the way it did.
Her şey olması gerektiği şekilde olur.Everything happens the way it's supposed to happen.
Tom'un benim hakkımda arkamdan o şekilde konuştuğunu bilmiyordum.I didn't know that Tom talked about me like that behind my back.
Tom onu bu şekilde denememizi öneren kişiydi.Tom was the person who suggested we try it this way.
Onu bu şekilde denememizi öneren kişi Tom'du.Tom was the one who suggested we try it this way.
Tom önerisini çok titiz bir şekilde yaptı.Tom made his suggestion very tactfully.
Son kez orada bulunduğumda Boston normal olmayan bir şekilde sıcaktı.It was unseasonably hot in Boston the last time I was there.
Kapı kasası çarpık ve kapı uygun şekilde kapanmayacak.The door frame is warped and the door won't close properly.
Hiçbir şekilde geri adım atmıyorum.I'm not giving an inch.
Çok sayıda ev selde onarılamayacak şekilde hasar gördü.Many houses were damaged beyond repair in the flood.
Tom Mary'ye endişeli şekilde baktı.Tom gave Mary a concerned look.
Tom hiçbir şekilde geri adım atmayacak.Tom isn't going to give an inch.
Tom uygun şekilde yiyor mu?Has Tom been eating properly?
Elimden gelen herhangi bir şekilde sana yardım edeceğim.I'll help you in any way I can.
O kendini oldukça tumturaklı bir şekilde ifade eder.She expresses herself in a rather stilted manner.
Ben zaten ödeme yaptım. Lütfen eşyayı mümkün olduğunca hızlı bir şekilde gönderin.I have already paid. Please ship the item as rapidly as possible.
Bir şekilde, pazartesiye kadar bu işi bitirtmeliyiz.One way or another, we have to get this job finished by Monday.
O, kızgın bir şekilde tepki verdi.He reacted furiously.
Ölüm hiç bir şekilde yaşamdan farklı değildirDeath in no way differs from life.
Tom benim hissettiğim gibi aynı şekilde hissediyor.Tom feels the same way as I do.
Hızlı bir şekilde gelmek zorundasın.You have to come quickly.
Tom bir daha asla benimle o şekilde konuşmadı.Tom never talked that way to me again.
Tom bu şekilde konuştuğunuzu duyarsa hayal kırıklığına uğrar.If Tom heard you talk that way, he'd be disappointed.
Bunun o şekilde kalacağını düşünüyor musunuz?Do you think it'll stay that way?
Genellikle bu şekilde konuşmadığımı bilirsin.You know that I don't usually talk this way.
Tom onu söylenildiği şekilde yaptı.Tom did it the way he was told.
Kimse bana onun bu şekilde olacağını söylemedi.No one told me it would be this way.
Neden o şekilde yapmaması gerektiğini Tom'a söyledin mi?Have you told Tom why he shouldn't be doing it that way?
Tom inanılmaz şekilde aptalca bir şey yaptı.Tom did something unbelievably stupid.
Yaşlı adam üzüntülü bir şekilde güldü.The old man laughed sadly.
Burada bizimle birlikte mükemmel şekilde güvende olacaksın.You'll be perfectly safe here with us.
Polis Tom'u güvenli şekilde hapsetti.The police have Tom safely locked up.
Lütfen güvenli bir şekilde sür.Please drive safely.
Tom'un eve güvenli şekilde varacağından emin ol.Make sure Tom gets home safely.
O orada mükemmel şekilde güvenli.It's perfectly safe in there.
Tom'un güvenli şekilde eve vardığından emin olacağım.I'll make sure Tom gets home safely.
Dikkatli bir şekilde talimatları izlemek zorundasın.It's imperative that you follow the instructions carefully.
Ben onu bu şekilde söylemezdim.I wouldn't say it this way.
Sen hızlı bir şekilde yürüyorsun!You walk quickly!
Onun kadar güzel bir şekilde Çince yazan birini bulmak zordur.It's hard to find someone who writes Chinese as beautifully as he.
Onlar en iyi şekilde bilgilendirilmediler.They are not the best informed.
O kendini garip bir şekilde ifade eder.He expresses himself in a strange way.
Ben berbat şekilde başarısız oldum.I failed miserably.
Bir şekilde bir şeyin ortasındayım.I was sort of in the middle of something.
O bir atılımı gerçekleştirmek için yeteneğini berbat bir şekilde abarttı.He badly exaggerated his ability to achieve a breakthrough.
Onu asla o şekilde yapmadık.We've never done it that way.
Bir şekilde Tom'u uyarmak zorundayız.We've got to warn Tom somehow.
Bir şekilde buradan çıkmak zorundayız.We've got to get out of here somehow.
Bunu o şekilde yapmıyoruz.We're not doing it that way.
Tom'un onu neden o şekilde yaptığını bulmaya çalışacağız.We'll try to find out why Tom did it that way.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod