şekeri ile cümle
şekeri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu bitkiden elde edilen özütün, kan şekerini düzenleyici etkileri olduğu kabul edilmektedir.Dem Tee, der aus den Blättern gewonnen werden kann, wurde eine blutzuckerregulierende Wirkung nachgewiesen.
Şekeri bana uzatır mısınız lütfen?Donnez-moi le sucre s'il vous plait.
Şimdi onların şekeri bitti.Ils sont à court de sucre maintenant.
Fosfat grubu şekerin 5' karbonuna bağlıdır.Au carbone no 5 du sucre est lié le groupe phosphate.
Shichi-Go-San festivalinde çocuklara Chitose Ame (千歳飴) ("bin yıl şekeri" anlamında) verilir.Les chitose ame (千歳飴?, littéralement « sucrerie de mille ans ») sont données aux enfants.
Ve ben şekeri çok severim!" dedi.Pourquoi j'aime le sucre ?
Sütle şekeri karıştırdı.Él mezcló leche con azúcar.
Şekerinizi ölçebilir miyim?¿Puedo medir su azúcar en sangre?
Kan şekeri seviyesinin normal değer aralıkları farklı laboratuvarlar arasında kısmen farklılık gösterebilir.Los rangos de los valores normales pueden variar ligeramente entre diferentes laboratorios.
Günümüzde birçok kişi sofra şekeriyle tatlandırmaktadır.En la actualidad, mucha gente se dedica a la alfarería.
Fosfat grubu şekerin 5' karbonuna bağlıdır.El grupo fosfato está en el carbono 5.
Çeşitli besinlerdeki karbonhidrat yapıları kan şekerini farklı derecelerde yükseltmektedir.El ácido sulfúrico comercial se vende en varios grados de pureza diferentes.
RNA'yı DNA'dan farklı kılan önemli bir fark, riboz şekerin 2' konumundaki hidroksil grubudur.La principal diferencia es la presencia de un grupo hidroxilo en posición 2' del azúcar ribosa en el ARN.
Benedict Ayıraçı indirgeyici bir şekerin varlığını belirlemek için kullanılır.Il reagente di Benedict è utilizzato per determinare la presenza di zuccheri riducenti.
Şekeri rafine etmek için neredeyse saf bir kalsiyum karbon kaynağı gereklidir.Una fonte quasi pura di carbonato di calcio è necessario per raffinare lo zucchero.
RNA'daki her nükleotit bir riboz şekeri içerir, bunun karbonları 1' ila 5' olarak numaralandırılır.Ogni nucleotide dell'RNA contiene uno zucchero ribosio, con il carbonio numerato da 1' a 5'.
Hastalıktan etkilenenler arasında kan şekeri testi genellikle günde dört kez önerilir.I test della glicemia tra coloro che ne sono affetti sono spesso raccomandati quattro volte al giorno.
Çoğu kadın kan şekeri seviyelerini diyet ve egzersizle yönetebilmektedirler.La maggior parte delle donne è in grado di gestire la glicemia con una dieta ed esercizio fisico.
Pürinler, nükleozit bileşikler olarak (riboz şekerine bağlı bazlar olarak) sentezlenir.Le purine sono sintetizzate come nucleosidi (basi allegata al ribosio).
Bunun nedeni, böbreklerin fazla şekeri kandan atmak için aşırı çalışmasıdır.Deve però mantenere una quantità elevatissima di zuccheri nel proprio sangue.
Fosfat grubu şekerin 5' karbonuna bağlıdır.Il gruppo fosfato si trova legato al carbonio 5' del desossiribosio.
Kan şekeri seviyesinin normal değer aralıkları farklı laboratuvarlar arasında kısmen farklılık gösterebilir.L'intervallo di confidenza di normalità può variare leggermente da un laboratorio all'altro.
Bizim hiç şekerimiz yok.У нас нет сахара.
Şekerimiz bitti.У нас закончился сахар.
Çay şekerinden 180 kat daha tatlıdır.Её соли слаще сахара в 100 раз.
Ardından, kan şekeri ölçüm sıklığı, değerler <49 mg/dL (2.7 mmol/L) olana kadar her saatte bir artırılır.ثم، يتم زيادة وتيرة قياس مستوى السكر في الدم لكل ساعة حتى يصل <49 ملغ / ديسيلتر (2.7 مليمول / لتر).
Firma, satılan her tüp Knut şekeri için hayvanat bahçesine on kuruş bağış sözü verdi.وقد وعدت شركة الحلوى أنها ستعطي حديقة الحيوان منحة 10 سنتات على كل علبة حلوى تباع.
Fosfat grubu şekerin 5' karbonuna bağlıdır.أما مجموعة الفوسفات فهي ترتبط بذرة الكربون 5' لسكر النوكليوتيد.
RNA'daki her nükleotit bir riboz şekeri içerir, bunun karbonları 1' ila 5' olarak numaralandırılır.يحتوي كل نكليوتيد في الرنا على سكر ريبوز حيث تُرَقّم ذرات الكربون من واحد إلى خمسة (الشكل رقم 5).
Davetlilere nikah şekeri dağıtılır.بعد دعوتها لشراء أزواج حلوين ..
Cocada, Latin Amerika'nın birçok bölgesinde popüler olarak tüketilen Hindistan cevizi şekeridir.والكعكة تحظى بشعبية كبيرة في أنحاء كثيرة من أمريكا اللاتينية.
Genel olarak fruktoz şekeri diğerlerinden farklıdır.كما تختلف العناصر الغذائية من فاكهة إلى أخرى.
Kan şekerinin düzenlenmesi gibi.خافضات سكر الدم .
Çoğu kadın kan şekeri seviyelerini diyet ve egzersizle yönetebilmektedirler.A maior parte das mulheres consegue controlar os níveis de glicose apenas com dieta e exercício.
Shichi-Go-San festivalinde çocuklara Chitose Ame (千歳飴) ("bin yıl şekeri" anlamında) verilir.Chitose ame (千歳飴,, Chitose ame? literalmente "doce de mil anos") é dado a crianças no Shichi-Go-San.
RNA'daki her nükleotit bir riboz şekeri içerir, bunun karbonları 1' ila 5' olarak numaralandırılır.Cada nucleotídeo do RNA contém uma ribose, com carbonos numerados de 1' a 5'.
Ve ben şekeri çok severim!" dedi.Por que eu amo o açúcar ?
Kan şekerinin düzenlenmesi gibi.Formação de coágulos sanguíneos.
Çünkü hücreleri şekeri verimli şekilde kullanamamaktadır.Dessa forma, as pessoas não conseguem ter colheitas lucrativas como cana-de-açúcar.
Genel olarak fruktoz şekeri diğerlerinden farklıdır.Os Morangos com Açúcar estão diferentes.
İnsülin kullananların düzenli olarak kan şekeri]] seviyelerini kontrol etmesi gerekmektedir.Para estes pacientes recomenda-se regularmente verificar o nível da glicose no sangue.
İnsüln kullanımının en yaygın yan etkisi düşük kan şekeridir (hipoglisemi).O efeito secundário mais comum é de baixa de açúcar no sangue.
Hastalıktan etkilenenler arasında kan şekeri testi genellikle günde dört kez önerilir.É muitas vezes recomendada a medição da glicose em mulheres afetadas seja realizada quatro vezes ao dia.
Benedict Ayıraçı indirgeyici bir şekerin varlığını belirlemek için kullanılır.Benedicts kwantitatief reagens wordt gebruikt om vast te stellen hoeveel van de suiker aanwezig is.
Pamuk şekeri bir çubuk veya plastik torbada satılır.Ze worden verkocht in een kartonnen of plastic cilinder.
Ve ben şekeri çok severim!" dedi.Ik hou van de sluier."
Bu şekeri çocuğa ver.Geef deze snoep aan het kind.
"Antiviral İlaçlar..." “Antiviral Ajan ve Aynı Şekilde Kullanan Boğaz Şekeri, Gargara ve Gargara...”"Antiviraal Middel en Keelsnoepjes, Gorgelen, en Mondwater Gebruiken Hetzelfde..."
L-İzolösin ilk olarak 1904'te Felix Ehlrich tarafından şekeri alınmış Melas'dan saflaştırılmıştır. ^L-Izoleucyna po raz pierwszy została wyodrębniona w 1904 przez Feliksa Ehrlicha z odcukrzonej melasy.
Çoğunlukla süt ürünlerinde bulunan tagatozun sertlik derecesi sükroza (çay şekeri) çok yakındır.U samców nasada ogona w większości jest grubsza.
Pamuk şekeri bir çubuk veya plastik torbada satılır.Kolby miarowe zaopatrzone są u wylotu w szklany lub plastikowy korek.
Çay şekerinden 180 kat daha tatlıdır.600 razy słodsza od zwykłego cukru.
Kan şekeri seviyesinin normal değer aralıkları farklı laboratuvarlar arasında kısmen farklılık gösterebilir.(De exakta gränserna för MCV kan variera något mellan olika laboratorier.
Shichi-Go-San festivalinde çocuklara Chitose Ame (千歳飴) ("bin yıl şekeri" anlamında) verilir.Efter besöket vid en jinja får barnen chitose-ame (千歳飴, lit: "tusen års godis") som anses ge ett långt liv.
İnsülin kullananların düzenli olarak kan şekeri]] seviyelerini kontrol etmesi gerekmektedir.För de som tar insulin krävs vanligtvis regelbunden kontroll av blodsockernivåerna.
Çay şekerinden 180 kat daha tatlıdır.Det är mellan 20 och 40 gånger sötare än socker.
İkram edileceği zaman Kızamık şekeri (veya kımızı lohusa şekeri) ve tarçın ile süslenir.Vid isklättring tar sig klättraren uppåt med hjälp av stegjärn och isyxor (se isyxa).
En yaygın olarak tüketilen şekerleme, elma şekeridir.Den i särklass vanligaste smaken är dock äpple.
Aksi halde kan şekeri çok yüksek düzeylere çıkar.Верхня лопать хвостового плавця значно більше нижньої.
Bizim şekerimiz yok.В нас немає цукру.
İlgili Sayfalar