şekere ile cümle

şekere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Benim biraz şekere ihtiyacım var.I need a bit of sugar.
Kek yapmak için biraz şekere ihtiyacım var.I need some sugar to make a cake.
Biraz şekere ihtiyacım var. Hiç şekerin var mı?I need some sugar. Do you have any?
Biraz şekere ihtiyacımız var.We need a little sugar.
Biraz şekere ihtiyâcım var.I need some sugar.
Küçükken, bulutları pamuk şekere benzetirdim.When I was a kid, I used to think that fairy floss and clouds were alike.
Turta yapmak için yumurta yağ ve şekere ihtiyacın var.To make a tart, you need eggs, butter and sugar.
Daha fazla şekere ihtiyacımız var.We need more sugar.
Bir fincan şekere ihtiyacı var.He needs a cup of sugar.
Bence Tom'a kurabiye yapmak için ne kadar şekere ihtiyacımız olduğunu sormalıyız.I think we should ask Tom how much sugar we need to make cookies.
Sanırım Tom'a kurabiye yapmak için ne kadar şekere ihtiyacımız olduğunu sormalıyız.I think we should ask Tom how much sugar we need to make cookies.
Şekere ihtiyacım var.I need sugar.
Ne kadar şekere ihtiyacımız var?How much sugar do we need?
Üst raftaki şekere ulaşabilir misin?Can you reach the sugar on the top shelf?
Tom'un bir fincan şekere ihtiyacı var.Tom needs a cup of sugar.
Tom bitişik masadaki şekere uzandı.Tom reached for the sugar that was on the next table.
Bir diyabetik kanında ve idrarında çok fazla şekere sahiptir.A diabetic has too much sugar in his blood and in his urine.
Benim bir fincan şekere ihtiyacım var.I need a cup of sugar.
Süt ve şekere ihtiyacım var.I need milk and sugar.
Pasta yapmak için yumurta, tereyağı ve şekere ihtiyacınız vardır.To make a cake, you need egg, butter and sugar.
Kek yapmak için yumurta, tereyağı ve şekere ihtiyacınız vardır.To make a cake, you need egg, butter and sugar.
Süt ve şekere ihtiyacın var mı?Do you need milk and sugar?
Çocukları şekere alıştırıp sonra da şikâyet eden onlar.They are the ones who get the children accustomed to candy, and then they complain.
Daha sonra kalan yolun dörtte birini sekerek gitti.Then she skipped for 1/4 of the remaining distance and walked the rest of the way home.
Hayatın buna bağlıymış gibi... ...şekere odaklan.Focus on this sugar as if your life depended on it.
Şimdi büyüyen çocuklara, süren barışa ve tükenmek bilmeyen şekere geri dönüyorsun.Now you go back to raising kids and waging peace and craving candy."
İşte! Sevgilimin sesi! Dağların üzerinden sekerek, Tepelerin üzerinden sıçrayarak geliyor.The voice of my beloved! Behold, he comes, leaping on the mountains, skipping on the hills.
Avrupa Komisyonu Sırbistan'da üretilen şekere uygulanan tercihli ithalatı yeniden uygulamaya koydu.The European Commission has restored the preferential regime for import of sugar made in Serbia.
Daha fazla şekere ihtiyacımız var.Necesitamos más azúcar.
Tohumların maltlanması, tohumdaki nişastayı şekere dönüştürecek enzimleri geliştirir.Los granos malteados desarrollan las enzimas que se necesitan para convertir el almidón del grano en azúcar.
Üç adım sayarak sağ tarafa ilerlenip sekerek başlangıç noktasına geri gelinir.Svoltando a destra invece si ritorna verso Asso, per ritornare al punto di partenza.
Nişastanın şekere dönüşmesini sağlar.Zacieranie - przemiana skrobi w cukier.
Nişastanın şekere dönüşmesini sağlar.Då omvandlas stärkelsen till socker.
Nişastanın şekere dönüşmesini sağlar.Cílem sladování je přeměnit ječmen na slad.
Tom bitişik masadaki şekere uzandı.Tom s-a întins la masa alăturată după zahăr.
Eşanlamlı olarak, birçok ülkede bu şekere Chamallow da denilmektedir.Magyararország számos területén a forralt bort is krampampulinak hívják.
31 Mart - Akaryakıt ve şekere zam geldi.1. september – Rasjonering av kaffe og sukker oppheves.
Nişastanın şekere dönüşmesini sağlar.과로는 사탕수수를 증류해 만든다.
Eşanlamlı olarak, birçok ülkede bu şekere Chamallow da denilmektedir.Tento produkt je v mnohých krajinách známy ako kakao.
"Bir çorba ka,sıgı ,sekere bir tutam su ekle...""Aggiungere un goccio d'acqua a un cucchiaio di zucchero..."
"Bir çorba ka,sıgı ,sekere bir tutam su ekle...""En skvæt vand, en spiseskefuld sukker ..."
"Bir çorba ka,sıgı ,sekere bir tutam su ekle...""En skvätt vatten, en matsked socker..."
"Bir çorba ka,sıgı ,sekere bir tutam su ekle...""Junte um pingo de água a uma colher de açúcar..."
"Bir çorba ka,sıgı ,sekere bir tutam su ekle...""Lisää loraus vettä ruokalusikalliseen sokeria..."
"Bir çorba ka,sıgı ,sekere bir tutam su ekle...""Odrobinę wody dodać do łyżki stołowej cukru..."
"Bir çorba ka,sıgı ,sekere bir tutam su ekle...""Un poco de agua para una cucharada de azúcar...".
"Bir çorba ka,sıgı ,sekere bir tutam su ekle...""Προσθέστε μικρή ποσότητα νερού σε ένα κουτάλι ζάχαρης..."
"Bir çorba ka,sıgı ,sekere bir tutam su ekle...""Возьмите столовую ложку сахара, добавьте немного воды..."
Hayatın buna bağlıymış gibi... ...şekere odaklan.Concentrează-te la cubul de zahăr ca şi când viaţa ta ar depinde de el.
Hayatın buna bağlıymış gibi... ...şekere odaklan.- Concéntrese en el azúcar. Nada más, como si su vida dependiese de ello.
Hayatın buna bağlıymış gibi... ...şekere odaklan.- Denken Sie an den Zucker. Nur daran. Als ginge es um Ihr Leben.
Hayatın buna bağlıymış gibi... ...şekere odaklan.Focus op deze suiker alsof je leven ervan afhing.
Hayatın buna bağlıymış gibi... ...şekere odaklan.Koncentráljon erre a cukorra! Úgy, mintha az élete függne tõle!
Hayatın buna bağlıymış gibi... ...şekere odaklan.Soustřeď se na cukr, tak, jako by na tom záležel tvůj život.
Hayatın buna bağlıymış gibi... ...şekere odaklan.Συγκεντρώσου σε αυτή τη ζάχαρη σαν να εξαρτάται η ζωή σου από αυτή.
Hayatın buna bağlıymış gibi... ...şekere odaklan.Съсредоточете се върху захарта, сякаш животът ви зависи от нея.
Hayatın buna bağlıymış gibi... ...şekere odaklan.- Я на дежурстве. - Сосредоточьтесь на этом сахаре. Будто от этого зависит ваша жизнь.
İşte! Sevgilimin sesi! Dağların üzerinden sekerek, Tepelerin üzerinden sıçrayarak geliyor.Aud glasul prea iubitului meu! Iată -l că vine, sărind peste munţi, săltînd pe dealuri.
İşte! Sevgilimin sesi! Dağların üzerinden sekerek, Tepelerin üzerinden sıçrayarak geliyor.A voz do meu amado! eis que vem aí, saltando sobre os montes, pulando sobre os outeiros.
İşte! Sevgilimin sesi! Dağların üzerinden sekerek, Tepelerin üzerinden sıçrayarak geliyor.Ấy là tiếng của lương nhơn tôi! Kìa, người đến, nhảy qua các núi, Vượt qua các gò.
İlgili Sayfalar