Ana içeriğe geç
Sözlük

şeker ile cümle

şeker kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hipergliseminin en yaygın nedeni şeker hastalığıdır.Одной из наиболее частых причин развития нефропатии является сахарный диабет.
Günümüzde her gün 80 milyon şeker üretilmektedir.Ежегодно закупается до 20 таких машин.
Kitaba ismini veren Az Şekerli de yazarın küçük adamlarının hayatlarından bir kesit sunar.Заканчивается небольшим плачем, который автор написал на смерть одного из своих сыновей.
Örnek: Saf su ve şekerli su yalıtkanken, tuzlu su iletkendir.Например, кипяток, в котором растворяют сахар, сильно охлаждается.
Şeker kamışından etanol üretmek, mısıra göre daha verimlidir.Производство этанола из тростника на сегодняшний день экономически более выгодно, чем из кукурузы.
Su yerine süt ya da badem sütü ile hazırlanıp şekerle tatlandırılarak tatlı olarak da yenilebilirdi.Его можно использовать вместо коровьего молока при приготовлении сладких и соленых блюд.
Un ve şeker fabrikalarına sahiptir.Сахарный и дрожжевой заводы.
Bubbles (Şişen Kuş): Şeker yemeyi sever.Бифф — кот, любит пить чай.
Şekerli tatlara sahiptir.У Керли есть татуировки.
Sahibi Sami Şekeroğlu.Андрей Сладкий.
Çay şekerinden 180 kat daha tatlıdır.Её соли слаще сахара в 100 раз.
1894'te Şeker Fabrikası inşa edildi.Сахарный завод был создан в 1899 году.
Türkiye’de şeker sanayisinin kurucularındandır.Сахарная промышленность в России.
Bazen kral domuzla şekerler için kavga ederler.На параде иногда размахивают свиными мочевыми пузырями на палочках.
Hazırlanmasında rafine beyaz şeker kullanılmalı, şeker miktarı ürün litresinde en fazla 10 gram olmalıdır.Количество сахаров после ферментации вина должно быть меньше или равно 4 граммам на литр.
Latini, her ikisi de sadece çikolata ve şeker içeren, içeceğe dayanan buzlar için iki tarif üretti.وبإعتمادة على المشروبات انتج لاتيني وصفتين من الثلج ، وكلاهما يحتوي على الشوكولاتة والسكر فقط.
Ardından, kan şekeri ölçüm sıklığı, değerler <49 mg/dL (2.7 mmol/L) olana kadar her saatte bir artırılır.ثم، يتم زيادة وتيرة قياس مستوى السكر في الدم لكل ساعة حتى يصل <49 ملغ / ديسيلتر (2.7 مليمول / لتر).
Firma, satılan her tüp Knut şekeri için hayvanat bahçesine on kuruş bağış sözü verdi.وقد وعدت شركة الحلوى أنها ستعطي حديقة الحيوان منحة 10 سنتات على كل علبة حلوى تباع.
Çocuğu olmasını isteyenler pencere pervazlarına leylekler için şekerlemeler bırakırdı.ومن يرغب في الإنجاب كان يترك حلوى على باب النافذة من أجل إحضار اللقالق.
Ağızdaki bazı bakteriler besin kalıntılarında yaşar özellikle şeker ve nişastada.تعيش أنواع محددة من البكتيريا على بقايا الطعام في الفم، و خاصةً على السكر و النشا.
Fosfat grubu şekerin 5' karbonuna bağlıdır.أما مجموعة الفوسفات فهي ترتبط بذرة الكربون 5' لسكر النوكليوتيد.
Çikolata Türk lokumu Şekerشوكولاتة بالحليب التركية.
Aynı zamanda hücre gelişimine katkıda bulunur, kanın şeker seviyesini ortalama düzeyde tutmaya yardımcı olur.أيضاً، مغذية طويلة الأمد ،وتساعد على الحفاظ على نسبة السكر في الدم بمستوى ثابت.
Şeker eklenir.يضاف السكر.
RNA'daki her nükleotit bir riboz şekeri içerir, bunun karbonları 1' ila 5' olarak numaralandırılır.يحتوي كل نكليوتيد في الرنا على سكر ريبوز حيث تُرَقّم ذرات الكربون من واحد إلى خمسة (الشكل رقم 5).
Şeker hastalarına faydalıdır.رعاية مرضى البول السكري.
Geleneksel olarak, açık çay, demlikte süt ve şeker ile servis edilir.بشكل تقليدي، يتم تخمير الشاي السائب في إبريق الشاي ويقدم مع الحليب والسكر.
Başlıca gelir kaynağı turizm ve şeker endüstrisidir.المصادر الرئيسية الحالية للنقد الأجنبي تأتي من صناعة السياحة وصادرات السكر.
Davetlilere nikah şekeri dağıtılır.بعد دعوتها لشراء أزواج حلوين ..
Diğer tarafta şekerle su kaynatılır.تمت إضافة السكر إلى الماء على جانب واحد.
Halkın çoğunluğu tütün ve şekerkamışı tarımı ile uğraşmaktadır.تشتهر البلدة بزراعة التبغ والقمح.
2011'de sunuculuğunu Emel Müftüoğlu ile üstlendiği "Şekerli Kahve" isimli televizyon programında yer aldı.قامت بعام 2011 بتقديم برنامج تلفزيوني حمل عنوان «مطبخ إلهام».
Cocada, Latin Amerika'nın birçok bölgesinde popüler olarak tüketilen Hindistan cevizi şekeridir.والكعكة تحظى بشعبية كبيرة في أنحاء كثيرة من أمريكا اللاتينية.
Burada çocuklara ufak hediyeler ve şekerlemeler verilir.أما الأطفال المطيعين فيجدون الحلوى والهدايا الجميلة.
Genel olarak fruktoz şekeri diğerlerinden farklıdır.كما تختلف العناصر الغذائية من فاكهة إلى أخرى.
Belli kristaller, kuartzlar ve hatta şeker bile dış baskıya maruz kaldığında, yüzleri arasında fark oluşturur.بعض البلورات، مثل المرو أو حتى السكر، تولد فرقًا في الجهد على أسطحها عندما تتعرض لضغط خارجي.
Şeker üretimi sanayi etkinliğinin 3'te 1'ini kapsamaktadır.ويشكل تكرير سكر القصب ثلث النشاط الصناعي.
Şekerle ağda kaynatılır.ينبع من بقرصونا نبع السكر.
Şekerpare, Türk mutfağından şerbetli bir tatlı.إدلي، كعكة هندية شهية من جنوب الهند.
Kan şekerinin düzenlenmesi gibi.خافضات سكر الدم .
Bazen kral domuzla şekerler için kavga ederler.أحياناً تقتصر الوليمة على الحلويات.
Şekerli veya şekersiz olabilmektedir.Com ou sem açúcar.
DNA'da bulunan şeker 2-deoksiribozdur, bu bir pentozdur (beş karbonlu şekerdir).O açúcar no ADN é 2-desoxirribose, uma pentose (açúcar com cinco carbonos).
Şekerle tatlandırılan içeceklerin aşırı tüketimi, risk artışıyla bağdaştırılmaktadır.O consumo excessivo de bebidas açucaradas está associado ao aumento do risco.
"Şekerlemeler diyarında kar taneleri".Caçadores na Neve".
Çoğu kadın kan şekeri seviyelerini diyet ve egzersizle yönetebilmektedirler.A maior parte das mulheres consegue controlar os níveis de glicose apenas com dieta e exercício.
Şeker kamışının çoğunun rom üretimi için kullanılmasıyla, şeker üretimi azalmıştır.A produção de açúcar declinou, ficando a maior parte da cana-de-açúcar destinada à produção de rum.
2011 yılında Çamlıdere Şekerspor'a transfer oldu.Em 2004 entra em Morangos com Açúcar.
Shichi-Go-San festivalinde çocuklara Chitose Ame (千歳飴) ("bin yıl şekeri" anlamında) verilir.Chitose ame (千歳飴,, Chitose ame? literalmente "doce de mil anos") é dado a crianças no Shichi-Go-San.
RNA'daki her nükleotit bir riboz şekeri içerir, bunun karbonları 1' ila 5' olarak numaralandırılır.Cada nucleotídeo do RNA contém uma ribose, com carbonos numerados de 1' a 5'.
Bu tür şekerler örneğin Maillard reaksiyonu veya Benedict reaksiyonunda indirgeyici olarak davranırlar.Disto segue que o açúcar atua como um agente redutor, por exemplo na reação de Maillard e reação de Benedict.
Pekmez yerine şekerli su da kullanılabilir.Pode ser utilizado também, ao invés de água, suco de limão.
Fruktoz, diğer bütün doğal şekerlerden ve şeker alkollerinden daha yüksek bir çözünürlüğe sahiptir.A frutose possui maior solubilidade que outros açúcares, assim como outros álcoois de açúcar.
Heterotroflar tarafından yenilen şekerler gibi bazı organik maddeler enerji sağlar.Algumas das matérias orgânicas consumidas por heterotróficos, tais como açúcares, fornecem energia.
1955`te şeker hastası olduğunu öğrendi, giderek sağlığı bozuldu, kör oldu ve iki bacağı kesildi.Ele morreu em 1955, cego e com ambas as pernas amputadas.
Un ve şeker fabrikalarına sahiptir.Possui indústria de tabaco e açucareira.
Ve ben şekeri çok severim!" dedi.Por que eu amo o açúcar ?
En sevdiği yemek şekerdir.Sua comida preferida são doces.
Şeker yemekten dişleri çürümüştür.Açúcar apodrece seus dentes.
Hiç şeker kullanmadım, beyaz ekmek ya da beyaz unlu ürünler tüketmedim.Plantamos e ceifamos o trigo, mas nunca provamos pão branco.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod