şehri ile cümle
şehri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Danimarka'nın ikinci büyük şehri, Aarhus'un posta kodu 8000'dir.Aarhus, the second-largest city in Denmark, has the zip code 8000.
Neden şehrin o kısmına gitmem gerekmediğini bilmiyordum.I didn't know why I wasn't supposed to go to that part of town.
Bu şehri severim.I love this town.
Roma şehri ünlüdür.The city of Rome is famous.
Türkiye'nin en kalabalık şehri İstanbuldur.The most crowded city in Turkey is Istanbul.
Tokyo Japonya'nın en önemli ve modern şehridir.Tokyo is Japan's most important and modern city.
Sana güzel şehrimi göstermek istiyorum.I would like to show you my beautiful city.
Moncalvo en küçük İtalyan şehridir.Moncalvo is the smallest Italian city.
Moncalvo çok küçük bir İtalyan şehridir.Moncalvo is the smallest Italian city.
Şehri terk et.Leave town.
Şehrinizi seviyorum.I like your city.
Şehrin manzarasında katedral ön plana çıkıyor.The cathedral dominates the view of the city.
Şehrin manzarasına katedral hakim durumda.The cathedral dominates the view of the city.
Şehrimiz için o ne yapar?What does he do for our town?
Paris şehri nerede?Where is the city of Paris?
Bu şehrin halkının dörtte üçü oy kullanmıyor.Three-fourths of the people of this town don't vote.
Şehrin bu kısmında aydınlatma yetersiz.The lighting is poor in this part of the city.
Birliklerimiz şehri ele geçirdi.Our forces occupied the city.
Şehrin uzun bir sahil şeridi var.The city has a long coastline.
Okulumuz şehrin merkezinde.Our school is in the middle of the city.
Sana şehri gezdirebilirim.I could show you around the city.
Şehrin hemen kuzeyinde bir taş ocağı var.There is a rock quarry just north of town.
Şehri terk etmek zorundayım.I've got to leave town.
Şehrin yaklaşık 3 mil dışında 30 İngiliz dönümü arazim var.I own 30 acres of land about 3 miles out of town.
Şehrin on mil batısında bir taş ocağı var.There's a rock quarry ten miles west of town.
Şehrin merkezinde güzel bir park var.There's a nice park in the center of town.
Tom'un yaşadığı ev şehrin eski kısmındaydı.The house where Tom lives is in the old part of the city.
İstasyon o iki şehrin arasındadır.The station is between those two cities.
Tom, Mary ile şehrin aynı bölgesinde yaşıyor.Tom lives in the same part of town as Mary does.
Tom Mary ile şehrin aynı bölümünde yaşıyor.Tom lives in the same part of town as Mary.
Tom ve Mary şehrin aynı bölümünde yaşıyorlar.Tom and Mary live in the same part of town.
Libya'daki Yefren şehrinin 30.000 oturanı var.The city of Yefren in Libya has 30,000 inhabitants.
Tom her zaman şehrin dışında gibi görünüyor.Tom always seems to be out of town.
Tom şehri terk etti.Tom has left the city.
Tom, bizim şehrimizde çok önemli bir kişidir.Tom is a very important person in our town.
Silahlı kuvvetler şehri kuşattı.Armed forces besieged the city.
Bu şehrin nüfusu yaklaşık ne kadar?What's this city's population, approximately?
Bu şehrin tüm restoranlarında sigara içmek yasaktır.Smoking is prohibited in all restaurants in this city.
Fabrikanın kapatılması şehrin sakinlerine yutmak için zor bir hap oldu.The closure of the factory was a tough pill to swallow to the town's residents.
Şehrin iş bölgesinde birçok otel var.There are many hotels in the city's business district.
Melbourne bir Avustralya şehridir.Melbourne is an Australian town.
Amerika'nın en ölümcül şehridir.It's the deadliest city in America.
Amerika'nın en çok cinayet işlenen şehridir.It's the deadliest city in America.
Bu şehrin geri dönüşüm oranı sadece %15 tir.This city's recycling rate is only 15%.
Senin bu şehri terk edecek olman beni üzüyor.It makes me sad that you're going to leave this city.
Şehri hemen hemen hiç bilmiyorum.I barely know the city.
Napoli Güney İtalya'nın en büyük şehridir.Naples is the largest city in southern Italy.
Çok şükür ki, şehrin daha eski kısımları müttefiklerin bombalarından korundu.Fortunately, the older part of the city was spared from the Allies' bombs.
Tom şehrin diğer tarafında küçük bir evde yaşıyor.Tom lives in a small house on the other side of town.
Tom şehrin kötü bir bölgesinde yaşıyor.Tom lives in a bad part of town.
Tren istasyonu şehrin merkezinde yer almaktadır.The train station is located in the center of the city.
Mağaza şehrin tam ortasında.The store is right in the middle of the city.
Ben şehrin her köşesini biliyorum.I know every corner of the city.
Yeni park şehrin gururudur.The new park is the pride of our city.
Şehrin çocuklarla yürümek için harika yerleri var.The city has wonderful places to walk with children.
Şehrimde bir saray bulunmaktadır.My town has a castle.
Tom şehrimizdeki en saygın insanlardan biridir.Tom is one of the most respected men in our town.
Tom şehrin diğer tarafında yaşıyor.Tom lives on the other side of town.
Neden şehrin o kısmını ziyaret etmem gerekmediğini bilmiyordum.I didn't know why I wasn't supposed to visit that part of the city.
Boston şehri size hizmetiniz için teşekkür ediyor.The city of Boston thanks you for your service.
İlgili Sayfalar