şehre ile cümle

şehre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Şehre bir atom bombası bırakabilirdiniz ve 30 yıl sonra canlanır.Můžete na město shodit atomovou bombu a za 30 let žije dále.
Şehre bir atom bombası bırakabilirdiniz ve 30 yıl sonra canlanır.On peut lâcher une bombe atomique sur une ville, et 30 ans plus tard elle survit.
Şehre bir atom bombası bırakabilirdiniz ve 30 yıl sonra canlanır.Podemos largar uma bomba atómica numa cidade, e 30 anos depois continua a sobreviver.
Şehre bir atom bombası bırakabilirdiniz ve 30 yıl sonra canlanır.Potete lanciare una bomba atomica su una città e 30 anni dopo la ritrovereste ancora vitale.
Şehre bir atom bombası bırakabilirdiniz ve 30 yıl sonra canlanır.Poţi să lansezi o bombă atomică asupra unui oraş şi, supravieţuieşte şi peste 30 de ani.
Şehre bir atom bombası bırakabilirdiniz ve 30 yıl sonra canlanır.Pueden lanzarle una bomba atómica y 30 años después estará sobreviviendo.
Şehre bir atom bombası bırakabilirdiniz ve 30 yıl sonra canlanır.Städte zu töten. Sie können eine Atombombe auf eine Stadt werfen, 30 Jahre später
Şehre bir atom bombası bırakabilirdiniz ve 30 yıl sonra canlanır.Και μια ατομική βόμβα να ρίξεις σε μια πόλη, 30 χρόνια αργότερα θα επιβιώνει.
Şehre bir atom bombası bırakabilirdiniz ve 30 yıl sonra canlanır.Може да пуснете атомна бомба върху град, и 30 години по-късно той да оцелее.
Şehre bir atom bombası bırakabilirdiniz ve 30 yıl sonra canlanır.Можна скинути на місто атомну бомбу, і через 30 років воно оживе.
Şehre bir atom bombası bırakabilirdiniz ve 30 yıl sonra canlanır.Можно сбросить на город атомную бомбу, и 30 лет спустя он живёт.
Şehre bir atom bombası bırakabilirdiniz ve 30 yıl sonra canlanır.אפשר להטיל פצצת אטום על עיר, אבל 30 שנה אחר-כך היא חיה.
Şehre bir atom bombası bırakabilirdiniz ve 30 yıl sonra canlanır.إن ألقينا قنبلة نووية على مدينة .. فإنها تنتعش خلال 30 عام
Şehre geri dönmek ister misin? "Hayalleri olan Kız" dan sonra hiç sinemaya gitmedik.Δεν πήγαμε σινεμά από τότε που είδαμε το "Ονειρεμένο κορίτσι".
Şehre geri dönmek ister misin?Ho voglia di tornare in cittā.
Şehre geri dönmek ister misin?Me apetece volver a la ciudad.
Şehre geri dönmek ister misin?No to wracamy do domu?
Şehre geri dönmek ister misin?Stell dir vor, wieder in der Stadt zu sein!
Şehre geri dönmek ister misin?Tänk att komma till stan igen, va.
Şehre geri dönmek ister misin?Těšíš se, až se vrátíme do města?
Şehre gidip, para alacaktı. Annem o zaman uyandı ve dedi ki: "Earl, Earl.Qui est-ce d'être égal avec ?
Şehre gitmesen iyi olur.Es mejor si... Prefieres no ir a la ciudad.
Şehre gitmesen iyi olur. Sıkıcı bir yer.C'est mieux si...
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.우리는 1층에 일/삶 공간을 갖고 도시에 거주합니다.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.Hemos habitado la ciudad con espacios de vida/trabajo en todas las plantas bajas.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.Nous habitons la ville avec des espaces de vie et de travail sur tous les niveaux.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.Obydleli jsme město pracovními a společenskými prostorami v přízemí.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.Occupiamo la città con spazi abitativi e lavorativi in tutti i piani terra.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.Populăm orașul cu spații de trai şi lucru la toate parterele.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.Vi befolker byen med arbejds-/leveområder i alle stueetagerne.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.We bewonen de stad met werk- en leefruimte in alle benedenverdiepingen.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.Wir bevölkern die Stadt mit Arbeits- und Lebensräumen auf der gesamten Grundfläche.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.Zamieszkujemy miasto przestrzenią do pracy/życia na wszystkich parterach.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.Κατοικούμε στη πόλη με εργασιακό/διαμονής χώρο σε όλα τα πατώματα.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.Мы размещаем пространства для жилья и работы на всех нижних этажах.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.Населили сме града с пространство за работа/живеене на всички приземни етажи.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.יישבנו את העיר עם עבודה/ חללי מחייה בכל קומות הקרקע.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.أسكنّا المدينة بوضع مساحات العمل والمعيشة على جميع الطوابق الأرضية.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.これが現在の街で こちらが新しい街です
Şehre ve var olmasına izin verdikleri şeylere bakarak bilmem gerekeni biliyorum.Aku tahu dengan melihat kota dan kenyataan bahwa mereka mentolerir apa yang mereka punya.
Şehre ve var olmasına izin verdikleri şeylere bakarak bilmem gerekeni biliyorum.Dazu muss ich mir nur die Stadt und die vielen Dinge die sie einfach tolerieren.
Şehre ve var olmasına izin verdikleri şeylere bakarak bilmem gerekeni biliyorum.Eu sei olhando para a cidade e pelo facto de tolerarem o que existe.
Şehre ve var olmasına izin verdikleri şeylere bakarak bilmem gerekeni biliyorum.Jag vet genom att titta på staden och faktumet att de tolererar det som existerar.
Şehre ve var olmasına izin verdikleri şeylere bakarak bilmem gerekeni biliyorum.Je le sais en regardant la ville et le fait qu'ils tolèrent ce qui existe.
Şehre ve var olmasına izin verdikleri şeylere bakarak bilmem gerekeni biliyorum.Lo sé mirando la ciudad y el hecho de que toleren lo que existe.
Şehre ve var olmasına izin verdikleri şeylere bakarak bilmem gerekeni biliyorum.Lo so guardando la città e e il fatto che tollerano ciò.
Şehre ve var olmasına izin verdikleri şeylere bakarak bilmem gerekeni biliyorum.Ξέρω κοιτάζοντας την πόλη και το γεγονός ότι ανέχονται τι υπάρχει.
Şehre ve var olmasına izin verdikleri şeylere bakarak bilmem gerekeni biliyorum.Разбирам само като погледна града и факта, че се толерира това, което съществува.
Şehre ve var olmasına izin verdikleri şeylere bakarak bilmem gerekeni biliyorum.私の言いたいことは、自分自身のために生きることなど出来ないということだ。
Şimdi, bunu bir şehre, bir topluma yaptığınızı hayal edin, ve açıkçası, ilginç bir sorununuz var demektir.Immaginate ora di costruire una città, o una società e il problem diventa, ovviamente, interessante.
Şimdi, bunu bir şehre, bir topluma yaptığınızı hayal edin, ve açıkçası, ilginç bir sorununuz var demektir.이제, 도시나 사회에 소속된 빌딩에 대해 상상해보세요. 그리고 여러분은 분명히 흥미로운 문제를 가지게 될 것입니다.
Şimdi, bunu bir şehre, bir topluma yaptığınızı hayal edin, ve açıkçası, ilginç bir sorununuz var demektir.Teraz rozszerzmy to na miasto lub społeczeństwo i pojawia się dość ciekawy problem.
Şimdi, bunu bir şehre, bir topluma yaptığınızı hayal edin, ve açıkçası, ilginç bir sorununuz var demektir.Τώρα φανταστείτε μεγεθύνοντας το σε μια πόλη ή κοινωνία, και έχετε φυσικά ένα ενδιαφέρον πρόβλημα.
Şimdi, bunu bir şehre, bir topluma yaptığınızı hayal edin, ve açıkçası, ilginç bir sorununuz var demektir.А сега си представете надграждането на това към град, или към общество, и очевидно има една интересна задача.
Şimdi, bunu bir şehre, bir topluma yaptığınızı hayal edin, ve açıkçası, ilginç bir sorununuz var demektir.А теперь разверните эту схему до уровня города или сообщества и вы получите, очевидно, интересную проблему.
Şimdi, bunu bir şehre, bir topluma yaptığınızı hayal edin, ve açıkçası, ilginç bir sorununuz var demektir.כעת, דמיינו שבונים כך בהדרגה עיר או חברה אנושית, ואז ברור שמתקבלת בעיה מעניינת.
Şimdi, bunu bir şehre, bir topluma yaptığınızı hayal edin, ve açıkçası, ilginç bir sorununuz var demektir.الآن، تصوروا بناءً على هذا تعميماً على مستوى المدينة، أو المجتمعٍ، وستتحصلون بوضوحٍ على إشكالٍ مثيرٍ للإهتمام.
Şimdi, bunu bir şehre, bir topluma yaptığınızı hayal edin, ve açıkçası, ilginç bir sorununuz var demektir.すると興味深い問題に気づくでしょう それでは ある特定の種類の
Sonra babam kalktı, yatak odasına gidip elini yüzünü yıkadı. Şehre gidip, para alacaktı.그리고 아버지를 먹은 침실을 정리 하 고가 야 하 고 돈을 수집에 갔다.
Sonra babam kalktı, yatak odasına gidip elini yüzünü yıkadı. Şehre gidip, para alacaktı.Mein Vater machte sich im Schlafzimmer bereit um in die Stadt zu gehen um Geld zu holen.
İlgili Sayfalar