şehirleri ile cümle
şehirleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bunlar, yarının şehirleri olacağını düşündüğüm yeni kent dünyası.Tak moim zdaniem wyglądać będą nasze miasta w przyszłości, w naszym nowym, zurbanizowanym świecie.
Bunlar, yarının şehirleri olacağını düşündüğüm yeni kent dünyası.Ze zijn wat ik zie als de steden van morgen, de nieuwe stedelijke wereld.
Bunlar, yarının şehirleri olacağını düşündüğüm yeni kent dünyası.Те са онова, което смятам за градове на утрешния ден, новият урбанистичен свят.
Bunlar, yarının şehirleri olacağını düşündüğüm yeni kent dünyası.Я считаю их городами будущего, это — новый городской мир.
Bunlar, yarının şehirleri olacağını düşündüğüm yeni kent dünyası.אלה מה שאני מחשיב לערי המחר, העולם האורבני החדש.
Bunlar, yarının şehirleri olacağını düşündüğüm yeni kent dünyası.وتلكم ما أعتقد أنها ستكون مدن الغد، العالم الحضري الجديد.
Bunlar, yarının şehirleri olacağını düşündüğüm yeni kent dünyası.つまり新たな都市世界です なぜそうなるのでしょう?
Buradaki şehirlerin pek çoğu hala Yeryüzünde gibi görünüyor.Aici in oras, multi vor arata inca exact cum erau pe Pamant.
Buradaki şehirlerin pek çoğu hala Yeryüzünde gibi görünüyor.Itt a városban a legtöbbünk úgy nézhet ki, ahogy a Földön.
Buradaki şehirlerin pek çoğu hala Yeryüzünde gibi görünüyor.lci bien des personnes conservaient l'apparence de leur vie sur Terre.
Buradaki şehirlerin pek çoğu hala Yeryüzünde gibi görünüyor.Ở đây, nhiều thứ vẫn giữ... ...hình ảnh của nó trên Trái Đất.
Buradaki şehirlerin pek çoğu hala Yeryüzünde gibi görünüyor.Tady ve městě, mnozí stále vypadají, jako byli na Zemi.
Buradaki şehirlerin pek çoğu hala Yeryüzünde gibi görünüyor.Tutaj, w mieście, wielu chce nadal wyglądać tak, jak wyglądało na Ziemi.
Buradaki şehirlerin pek çoğu hala Yeryüzünde gibi görünüyor.Viele hier haben noch den Anschein ihrer Leben auf Erden beibehalten.
Buradaki şehirlerin pek çoğu hala Yeryüzünde gibi görünüyor.Εδώ στην πόλη, πολλοί φαίνονται ακόμα όπως ήταν στην Γη.
Buradaki şehirlerin pek çoğu hala Yeryüzünde gibi görünüyor.Здесь, в городе, многие по-прежнему выглядят, как на Земле.
Buradan hareket edildiğinde bu, şehirlerin her yerde, her büyüklükte ve şekilde büyümelerini mümkün kılıyor.Ban đầu, lần đầu tiên việc này giúp các thành phố mọc lên, với mọi kích cỡ, hình thù, ở mọi nơi.
Buradan hareket edildiğinde bu, şehirlerin her yerde, her büyüklükte ve şekilde büyümelerini mümkün kılıyor.Először is, lehetővé teszi, hogy a városok a történelemben először akármekkorára nőjenek, akárhol.
Buradan hareket edildiğinde bu, şehirlerin her yerde, her büyüklükte ve şekilde büyümelerini mümkün kılıyor.Hace posible, por primera vez, el construir ciudades de cualquier forma y tamaño donde sea.
Buradan hareket edildiğinde bu, şehirlerin her yerde, her büyüklükte ve şekilde büyümelerini mümkün kılıyor.첫번째로, 이는 최초로 도시를 규모나 형태, 그리고 장소와 무관하게 성장하게끔 해주었죠.
Buradan hareket edildiğinde bu, şehirlerin her yerde, her büyüklükte ve şekilde büyümelerini mümkün kılıyor.Para começar, possibilita pela primeira vez, que as cidades cresçam em tamanho e forma, em qualquer local.
Buradan hareket edildiğinde bu, şehirlerin her yerde, her büyüklükte ve şekilde büyümelerini mümkün kılıyor.Pentru început, face posibilă, pentru prima dată, dezvoltarea oraşelor de orice mărime şi formă, în orice loc.
Buradan hareket edildiğinde bu, şehirlerin her yerde, her büyüklükte ve şekilde büyümelerini mümkün kılıyor.Для початку, це вперше дає можливість містам для зростання до будь-якого розміру і форми, у будь-якому місці.
Buradan hareket edildiğinde bu, şehirlerin her yerde, her büyüklükte ve şekilde büyümelerini mümkün kılıyor.Прежде всего, это делает возможным, впервые, городам расти до любого размера, любой формы, в любом месте.
Buradan hareket edildiğinde bu, şehirlerin her yerde, her büyüklükte ve şekilde büyümelerini mümkün kılıyor.ואז 10 שנים מאוחר יותר הכל השתנה. זו תמונה של "הרכבת המערבית הגדולה" ב1840.
Buradan hareket edildiğinde bu, şehirlerin her yerde, her büyüklükte ve şekilde büyümelerini mümkün kılıyor.لنبدأ بها، للمرة الأولى أصبح بإمكان المدن النمو بأي مساحة و شكل , في أي مكان.
Buradan hareket edildiğinde bu, şehirlerin her yerde, her büyüklükte ve şekilde büyümelerini mümkün kılıyor.はじめて 都市が 存在する場所に関係なく どのような大きさ 形にも成長することができるようになりました それまで都市は 地形によって制限を受けていました
Buradan yola çıkarak, şehirleri bu daha yüksek çizgiye çekecek그리하여 저희는 [생태학적 성능 기준]이라는 것을 수립하여
Buradan yola çıkarak, şehirleri bu daha yüksek çizgiye çekecekאז אנו מקימים דבר שנקרא סטנדרטים ביצועיים אקולוגים,
Buradan yola çıkarak, şehirleri bu daha yüksek çizgiye çekecekلذلك نحن خلق ما يسمى معايير الأداء البيئي،
Buradan yola çıkarak, şehirleri bu daha yüksek çizgiye çekecek街にこのより高い水準に合わせてもらうのです
Burada olup şehirlerin geleceği hakkında konuşmak,이 자리에 서서 도시들에 대해 이야기하고
Burada olup şehirlerin geleceği hakkında konuşmak, Şehirler hakkında konuşmak büyük bir onurdur.C'est un grand honneur d"être ici pour parler des villes, parler du futur des villes.
Burada olup şehirlerin geleceği hakkında konuşmak, Şehirler hakkında konuşmak büyük bir onurdur.Een grote eer om hier te praten over steden, over de toekomst van steden.
Burada olup şehirlerin geleceği hakkında konuşmak, Şehirler hakkında konuşmak büyük bir onurdur.Es ist eine große Ehre, über Städte zu sprechen, über die Zukunft von Städten.
Burada olup şehirlerin geleceği hakkında konuşmak, Şehirler hakkında konuşmak büyük bir onurdur.Es un gran honor estar aquí hablando de ciudades, hablando del futuro de las ciudades.
Burada olup şehirlerin geleceği hakkında konuşmak, Şehirler hakkında konuşmak büyük bir onurdur.É uma grande honra estar aqui a falar de cidades, a falar do futuro das cidades.
Burada olup şehirlerin geleceği hakkında konuşmak, Şehirler hakkında konuşmak büyük bir onurdur.È un onore trovarmi qui a parlarvi di città, e del loro futuro.
Burada olup şehirlerin geleceği hakkında konuşmak, Şehirler hakkında konuşmak büyük bir onurdur.Sunt foarte onorat să mă aflu aici vorbind despre oraşe, vorbind despre viitorul oraşelor.
Burada olup şehirlerin geleceği hakkında konuşmak, Şehirler hakkında konuşmak büyük bir onurdur.Tôi rất vinh dự được đứng đây để nói về các thành phố, nói về tương lai của các thành phố
Burada olup şehirlerin geleceği hakkında konuşmak, Şehirler hakkında konuşmak büyük bir onurdur.Είναι μεγάλη τιμή να είμαι εδώ και να μιλάω για πόλεις, για το μέλλον των πόλεων.
Burada olup şehirlerin geleceği hakkında konuşmak, Şehirler hakkında konuşmak büyük bir onurdur.Велика честь говорити тут про міста, про майбутнє міст.
Burada olup şehirlerin geleceği hakkında konuşmak, Şehirler hakkında konuşmak büyük bir onurdur.Голяма чест е да бъда тук и да говоря за градовете, да говоря за бъдещето на градове.
Burada olup şehirlerin geleceği hakkında konuşmak,זה כבוד גדול להיות כאן ולדבר על ערים,
Burada olup şehirlerin geleceği hakkında konuşmak,انه لشرف كبير أن أتواجد هنا لأتحدث عن المدن
Burada olup şehirlerin geleceği hakkında konuşmak,未来の街についてお話できる機会を
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.Aici este un drum marcat de plăci de calculatoare în unul din cele mai mari orașe unde se reciclează.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.Diese Straße ist mit Computer-Boards nur so übersät, das ist eine der größten Städte, wo recyclet wird.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.Dit is een weg die met printplaten van computers overspoeld is in een van steden met de meeste recycling.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.Isto é uma estrada consolidada com placas eletrónicas, numa das maiores cidades em que estão a reciclar.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.여긴 컴퓨터 보드에 의존해 생계를 이어가는, 대규모로 재활용이 이뤄지는 마을 중 한 곳의 도로입니다.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.Questa è una strada inondata di schede dei computer in una delle più grandi città in cui riciclano.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.Ta droga została zbudowana na układach komputerowych, w jednym z największych recyclingujących miast.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.Toto je silnice obsypaná počítačovými deskami v jednom z největších měst, kde je recyklují.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.זוהי דרך שגושרה על ידי לוחות מחשב באחת הערים הגדולות שבה הם ממחזרים.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.هذا هو الطريق الذي عبد من قبل لوحات الكمبيوتر في واحدة من أكبر المدن حيث يقومون بإعادة التدوير.
Burasi bilgisayar tablolarindan olusmus bir yol geridonusum yapilan sehirlerin en buyuklerinden.コンピューターボードで固められた道です 以上がお見せしたかった写真です
Bu şehirlerin çoğunluğu inanilmaz hızla büyüyor.Acele oraşe cresc incredibil de repede.
Bu şehirlerin çoğunluğu inanilmaz hızla büyüyor.A legtöbb ilyen város hihetetlen sebességgel nő.
Bu şehirlerin çoğunluğu inanilmaz hızla büyüyor.De flesta av dom städerna växer otroligt snabbt.