şehir merkezi ile cümle

şehir merkezi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Şehir Merkezi Şubesi市中心办公室
Şehir merkezi.Στο κέντρο της πόλης.
Şehir merkezi.Центъра.
# Sinemaya gittim # Ve şehir merkezine # Birisi bana etrafta takılma deyip duruyorduPrevedel Samo Bohak www.zofijini.net www.filmsko.net
# Sinemaya gittim # Ve şehir merkezineJag går på bio och jag går på stan
# Sinemaya gittim # Ve şehir merkezineΠηγαίνω στον κινηματογράφο... πηγαίνω στο κέντρο...
# Sinemaya gittim # Ve şehir merkezineЯ приду в движение и приду в нижний город
Steve Lopez, Los Angeles şehir merkezinin caddelerinde yürüyordu, harika bir müzik duydu.스티브 로페즈가 LA 시내 거리를 따라 걷던 중 아름다운 음악을 듣게 되었습니다
Steve Lopez, Los Angeles şehir merkezinin caddelerinde yürüyordu, harika bir müzik duydu.Steve Lopez, andava pelas ruas da baixa de Los Angeles quando ouviu uma música maravilhosa.
Steve Lopez, Los Angeles şehir merkezinin caddelerinde yürüyordu, harika bir müzik duydu.Steve Lopez đang đi dọc trên con đường trong khu phố ở Lost Angeles thì nghe 1 bản nhạc tuyệt vời.
Steve Lopez, Los Angeles şehir merkezinin caddelerinde yürüyordu, harika bir müzik duydu.Steve Lopez estaba caminando por las calles del centro de Los Angeles cuando escuchó una bella música.
Steve Lopez, Los Angeles şehir merkezinin caddelerinde yürüyordu, harika bir müzik duydu.Steve Lopez, liep op een dag... door het centrum van Los Angeles... toen hij prachtige muziek hoorde.
Steve Lopez, Los Angeles şehir merkezinin caddelerinde yürüyordu, harika bir müzik duydu.Steve Lopez Los Angeles belvárosában sétált amikor gyönyörű muzsikát hallott.
Steve Lopez, Los Angeles şehir merkezinin caddelerinde yürüyordu, harika bir müzik duydu.Steve Lopez, przechadzał się ulicami śródmieścia Los Angeles gdy usłyszał piękną muzykę.
Steve Lopez, Los Angeles şehir merkezinin caddelerinde yürüyordu, harika bir müzik duydu.Steve Lopez sedang berjalan di pusat kota Los Angeles saat dia mendengar musik yang indah.
Steve Lopez, Los Angeles şehir merkezinin caddelerinde yürüyordu, harika bir müzik duydu.Steve Lopez se promenait dans les rues du centre-ville de Los Angeles quand il entendit une belle musique.
Steve Lopez, Los Angeles şehir merkezinin caddelerinde yürüyordu, harika bir müzik duydu.Steve Lopez stava passeggiando per le strade del centro di Los Angeles quando sentì una musica bellissima.
Steve Lopez, Los Angeles şehir merkezinin caddelerinde yürüyordu, harika bir müzik duydu.Στιβ Λόπεζ περπατούσε στους δρόμους του κέντρου του Λος Άντζελες όταν άκουσε όμορφη μουσική.
Steve Lopez, Los Angeles şehir merkezinin caddelerinde yürüyordu, harika bir müzik duydu.Стив Лопез вървял по улиците на центъра в Лос Анжелес, когато чул прекрасна музика.
Steve Lopez, Los Angeles şehir merkezinin caddelerinde yürüyordu, harika bir müzik duydu.Стив Лопес - прогуливался по центральным улицам Лос-Анджелеса, и вдруг он услышал прекрасную музыку.
Steve Lopez, Los Angeles şehir merkezinin caddelerinde yürüyordu, harika bir müzik duydu.Стів Лопез ішов по центральній вулиці Лос-Анджелеса і раптом почув прекрасну музику.
Steve Lopez, Los Angeles şehir merkezinin caddelerinde yürüyordu, harika bir müzik duydu.סטיב לופז, הלך לו ברחובות של העיר התחתית של לוס אנג'לס כאשר הוא שמע מוסיקה נפלאה.
Steve Lopez, Los Angeles şehir merkezinin caddelerinde yürüyordu, harika bir müzik duydu.ستيف لوبيز كان يوماً يسير في إحدى طرق وسط المدينة في لوس أنجليس عندما سمع موسيقى جميلة جداً
Steve Lopez, Los Angeles şehir merkezinin caddelerinde yürüyordu, harika bir müzik duydu.ロスのダウンタウンを歩いていると 美しい音楽の調べを耳にしました 音の主は
Tacoma şehir merkezinden gençlerle bir araya getirdim.Caution] с группой молодых людей из центра Такомы.
Tacoma şehir merkezinden gençlerle bir araya getirdim.타코마 도심의 빈곤지역의 어린 아이들을 연결해 주었어요
Tacoma şehir merkezinden gençlerle bir araya getirdim.עם קבוצת צעירים משכונות העוני של טאקומה.
Tacoma şehir merkezinden gençlerle bir araya getirdim.مع مجموعة من الشباب من المدينة الداخلية تاكوما.
Tacoma şehir merkezinden gençlerle bir araya getirdim.私達は森へ行き、枝を拾い
Tarihi Philedelphia Şehir Merkezi:Die denkmalgeschützte Stadthalle in Philadelphia:
Tarihi Philedelphia Şehir Merkezi:역사적인 필라델피아 시청입니다.
Tarihi Philedelphia Şehir Merkezi:La alcaldía de la Filadelfia histórica, su plaza.
Tarihi Philedelphia Şehir Merkezi:בית העיריה ההיסטורי בפילדלפיה:
Tarihi Philedelphia Şehir Merkezi:هنا في قاعة التاريخ في مجلس مدينة فيلديلفيا
Tarihi Philedelphia Şehir Merkezi:この広場の作品にはネットよりも軽量の
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.Aceste puncte roșii indică cele mai aglomerate părți, podurile care duc spre centrul orașului.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.Červené bodky ukazujú miesta s najčastejšími zápchami, čo sú vlastne mosty vedúce do stredu mesta.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.Červené body reprezentují nejvíce ucpaná místa, což jsou mosty vedoucí do centra.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.Czerwone kropki to najbardziej zakorkowane miejsca, mosty wiodące do centrum miasta.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.Dan titik merah ini menunjukkan daerah dengan kemacetan paling parah yaitu jembatan menuju ke pusat kota.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.De rode stippen tonen de meest verstopte delen, de bruggen naar de binnenstad.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.E questi punti rosso mostrano le parti trafficate, che sono i ponti che portano in centro città.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.Et ces points rouges montrent les endroits les plus encombrés, qui sont les ponts menant au centre-ville.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.Ezek a piros pontok jelzik a legzsúfoltabb részeket, ezek a belvárosba vezető hidak.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.이 빨간 점들이 가장 혼잡한 부분인데, 도시 중심부로 들어가는 다리들 입니다.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.Och alla dessa röda prickar visar platserna med mest bilköer, vilket är broarna som leder till innerstan.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.Og de røde prikker viser områder med mest trængsel, som er broerne ind til den indre by.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.Червоні крапки позначають місця, де утворюються найбільші корки - це мости, що ведуть до центру міста.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.הנקודות האדומות מצביעות על החלקים העמוסים ביותר, שהם הגשרים שמובילים אל מרכז העיר.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.وتعبر هذه النقاط الحمراء عن مراكز الازدحام، وهي الجسور المؤدية إلى مركز المدينة.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.中心街へとつながる橋の部分です そこで誰かが こんなアイデアを思いつきました
Ve buna "El Değmemiş Şehir Merkezi" deniyor.A neve "A Belvárosi Vadon".
Ve buna "El Değmemiş Şehir Merkezi" deniyor.Dan ini disebut "The Wilderness Downtown."
Ve buna "El Değmemiş Şehir Merkezi" deniyor.E é chamada "The Wilderness Downtown."
Ve buna "El Değmemiş Şehir Merkezi" deniyor.Elle s'appelle "The Wilderness Downtown."
Ve buna "El Değmemiş Şehir Merkezi" deniyor.En dat is genaamd "The Wilderness Downtown."
Ve buna "El Değmemiş Şehir Merkezi" deniyor.E numit "Pustietatea din oraș".
Ve buna "El Değmemiş Şehir Merkezi" deniyor.Jest to "Dzicz w centrum".
Ve buna "El Değmemiş Şehir Merkezi" deniyor.그리고는 "야생 동물 보호 타운"이라고 합니다.
Ve buna "El Değmemiş Şehir Merkezi" deniyor.Nazývá se "Centrum divočiny."

İlgili Sayfalar