Ardından şahsi kapıcım, şoförüm, masözüm, şefim, garsonum oluyor. ve böylece köpek gerçekten mutlu oluyor.Így van saját ajtónyitóm, sofőröm, masszőröm és felszolgálóm. És a kutya tényleg boldog.
Ardından şahsi kapıcım, şoförüm, masözüm, şefim, garsonum oluyor. ve böylece köpek gerçekten mutlu oluyor.J'ai mon propre portier, chauffeur, masseur, chef et serveur." Et le chien est vraiment heureux.
Ardından şahsi kapıcım, şoförüm, masözüm, şefim, garsonum oluyor. ve böylece köpek gerçekten mutlu oluyor.그러면 전속 수위에, 운전기사에, 마사지사에, 요리사와 웨이터 노릇까지 해주는군." 이제 개는 정말로 신이 납니다.
Ardından şahsi kapıcım, şoförüm, masözüm, şefim, garsonum oluyor. ve böylece köpek gerçekten mutlu oluyor.Poi ho il mio portiere personale, autista, massaggiatore, cuoco e cameriere". E ora il cane è davvero felice.
Ardından şahsi kapıcım, şoförüm, masözüm, şefim, garsonum oluyor. ve böylece köpek gerçekten mutlu oluyor.Και έχω τον προσωπικό μου θυρωρό, σοφέρ, μασέρ, σεφ και σερβιτόρο". Και τώρα ο σκύλος είναι πολύ χαρούμενος.
Ardından şahsi kapıcım, şoförüm, masözüm, şefim, garsonum oluyor. ve böylece köpek gerçekten mutlu oluyor.Тогава си имам личен портиер, шофьор, масажистка, готвач и келнер." И сега кучето наистина е щастливо.
Ardından şahsi kapıcım, şoförüm, masözüm, şefim, garsonum oluyor. ve böylece köpek gerçekten mutlu oluyor.Тогда у меня личный швейцар, шофьор, массажист, повар и официант". И теперь собака по-настоящему счастлива.
Ardından şahsi kapıcım, şoförüm, masözüm, şefim, garsonum oluyor. ve böylece köpek gerçekten mutlu oluyor.ואז יש לי דור-מן אישי, נהג, מאסג'יסט, טבח ומלצר." ועכשיו הכלב ממש שמח
Ardından şahsi kapıcım, şoförüm, masözüm, şefim, garsonum oluyor. ve böylece köpek gerçekten mutlu oluyor.ثم لدي بوابي الخاص، سائقي، مدلكي، طباخي ونادلي." والأن الكلب في منتهي السعادة.
Ardından şahsi kapıcım, şoförüm, masözüm, şefim, garsonum oluyor. ve böylece köpek gerçekten mutlu oluyor.目に浮かびます。 犬はとても喜んでいます。 私にとってこれが真の調教です
Ardından, sefil bir puling aptal Ve bir kalp olarak Proportion'd, bir adam arzuProportion'd ako jedno srdce by si človek - a potom, že biedny puling blázon,
Ardından, sefil bir puling aptal Ve bir kalp olarak Proportion'd, bir adam arzuProportion'd als das Herz wünschen würde ein Mann, - und dann zu einem elenden puling Narren haben,
Ardından, sefil bir puling aptal Ve bir kalp olarak Proportion'd, bir adam arzuProportion'd als een hart zou willen een man, - en vervolgens naar een ellendige puling dwaas zijn,
Ardından, sefil bir puling aptal Ve bir kalp olarak Proportion'd, bir adam arzuProportion'd ca inima lui ar dori un om, - Şi apoi să aibă un nebun puling nenorocit,
Ardından, sefil bir puling aptal Ve bir kalp olarak Proportion'd, bir adam arzuProportion'd come il cuore vorrebbe un uomo, - e poi di avere uno sciocco infelice tendendo,
Ardından, sefil bir puling aptal Ve bir kalp olarak Proportion'd, bir adam arzuProportion'd como el corazón de uno desearía un hombre, - Y después de tener un tonto llorón miserable,
Ardından, sefil bir puling aptal Ve bir kalp olarak Proportion'd, bir adam arzuProportion'd como o coração desejaria um homem, - E, então, ter um tolo puling miserável,
Ardından, sefil bir puling aptal Ve bir kalp olarak Proportion'd, bir adam arzuProportion'd egyik szíve szeretné, ha egy férfi, - És akkor, hogy egy nyomorult puling bolond,
Ardından, sefil bir puling aptal Ve bir kalp olarak Proportion'd, bir adam arzuProportion'd jako jedno srdce by si člověk - a pak, že ubohý puling blázen,
Ardından, sefil bir puling aptal Ve bir kalp olarak Proportion'd, bir adam arzuProportion'd jako swego serca chciałby człowiek, - A potem mieć nędzny głupiec kwiląc,
Ardından, sefil bir puling aptal Ve bir kalp olarak Proportion'd, bir adam arzuProportion'd kot eno srce bi želel človeka, - In potem, da imajo bedno bedak puling,
Ardından, sefil bir puling aptal Ve bir kalp olarak Proportion'd, bir adam arzuProportion'd que son cœur souhaiterait un homme, - et ensuite d'avoir un fou piaulement misérable,
Ardından, sefil bir puling aptal Ve bir kalp olarak Proportion'd, bir adam arzuProportion'd som ens hjerte kunne ønske en mand, - Og så at have en elendig klynkende fjols,
Ardından, sefil bir puling aptal Ve bir kalp olarak Proportion'd, bir adam arzuProportion'd som ett hjärta skulle önska en man - och sedan ha en usel pjunkiga dåre,
Ardından, sefil bir puling aptal Ve bir kalp olarak Proportion'd, bir adam arzuProportion'd yksi sydän haluaisi miehen, - Ja sitten on kurja puling typerys,
Ardından, sefil bir puling aptal Ve bir kalp olarak Proportion'd, bir adam arzuProportion'd ως καρδιά του θα επιθυμούσε ένας άντρας, - Και στη συνέχεια να έχουν μια άθλια ανόητος puling,
Ardından, sefil bir puling aptal Ve bir kalp olarak Proportion'd, bir adam arzuProportion'd как сердце хотели бы человек, - А потом иметь жалкий дурак puling,
Ardından, sefil bir puling aptal Ve bir kalp olarak Proportion'd, bir adam arzuProportion'd като сърце би желал човек - И след това да има мизерен глупак puling,
Ardından, sefil bir puling aptal Ve bir kalp olarak Proportion'd, bir adam arzuProportion'd כמו לב אחד היה רוצה גבר, - ואז יש טיפש puling עלוב,
Ardından, sefil bir puling aptal Ve bir kalp olarak Proportion'd, bir adam arzu, 비참한 puling의 바보을 - 그리고 마음으로 Proportion'd는 사람을하려는 것입니다
Ardından, sefil bir puling aptal Ve bir kalp olarak Proportion'd, bir adam arzuكما أن Proportion'd بالقلب يرغب رجل ، -- وبعد ذلك أن يكون أحمق البكاء البائسة ،
Ardından, sefil bir puling aptal Ve bir kalp olarak Proportion'd, bir adam arzu泣き言mammetは、彼女の運命の入札で、答えるためには、"私は、結婚することはないでしょう - 私は愛することができない、
Babam New York'un merkezden uzak bir kasabasında bir polis şefiydi.12〜3 歳のころ ある土曜日に
Babam New York'un merkezden uzak bir kasabasında bir polis şefiydi.Mi padre era jefe de la policía en un pueblecito en el norte de Nueva York.
Babam New York'un merkezden uzak bir kasabasında bir polis şefiydi.Tatăl meu a fost șef de poliție într-un orășel din Upstate New York.
Babam New York'un merkezden uzak bir kasabasında bir polis şefiydi.Мой отец был шефом полиции в маленьком городке, в северной части Нью-Йорка.
Bana niye öyle bakıyorsun, sefil?Che hai da guardarmi così, piccolo insignificante?
Bana niye öyle bakıyorsun, sefil?Dlaczego tak na mnie patrzysz, frajerze?
Bana niye öyle bakıyorsun, sefil?Estás a olhar assim para mim porquê, ser insignificante?
Bana niye öyle bakıyorsun, sefil?Miksi katsot minua tuolla tavalla, nilkki?
Bana niye öyle bakıyorsun, sefil?¿Por qué me miras así, imbécil?
Bana niye öyle bakıyorsun, sefil?Se ikke sådan på mig, din tissemyre.
Bana niye öyle bakıyorsun, sefil?Titta inte på mig sådär, din pissmyra.
Bana niye öyle bakıyorsun, sefil?Γιατί με κοιτάτε έτσι, άχρηστοι;
Bana niye öyle bakıyorsun, sefil?Что ты так смотришь на меня, ничтожество?
Bana yönetimi için kullanılan ve o zamandan beri kilise önderlerinin şefi virginia tiner yaygın당신은 나에게 관리를 위해 사용하고 있기 때문에 교회의 지도자의 최고 버지니아 희석제 광범 한
Bana yönetimi için kullanılan ve o zamandan beri kilise önderlerinin şefi virginia tiner yaygınמאז שמשמש להניהול ול הראשית של מנהיגי כנסיית וירג'יניה מדלל נפוץ
Bana yönetimi için kullanılan ve o zamandan beri kilise önderlerinin şefi virginia tiner yaygınمنذ كنت تستخدم لإدارة ولي رئيس قادة الكنيسة فيرجينيا أرق واسع الانتشار
Bana yönetimi için kullanılan ve o zamandan beri kilise önderlerinin şefi virginia tiner yaygın教会指導者のチーフヴァージニア シンナー 広範 あなたは400を持っていることを意味する場合 マイル離れて、あなたは、今日降りてきた
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Dubaiba költöztem, mint a saját készítésű műsorok igazgatója egy ismert nyugati TV társaságnál.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Ich bin seinerzeit für einen westlichen Fernsehsender als Leiter des kreativen Ressorts nach Dubai gezogen.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Ik verhuisde naar Dubai, als hoofd eigen producties voor een Westers tv-netwerk.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.J'ai déménagé à Dubai comme responsable d'édition pour une chaîne de télé occidentale.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.M-am mutat in Dubai ca sef al unui program cu continut original pentru o retea TV din vestul Europei.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Me mudé a Dubai como jefe de nuevos contenidos para una cadena de TV occidental.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Mi trasferi a Dubai come capo di nuovi contenuti per una rete televisiva occidentale.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Przeniosłem się do Dubaju jako kierownik wydziału jednej z zachodnich stacji telewizyjnych.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Tôi chuyển đến Dubai với vai trò là người chịu trách nhiệm về nội dung cho một đài TV của phương Tây.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Μετακόμισα στο Ντουμπάι ως επικεφαλής ενός πρωτοπόρου σχεδίου για ένα Δυτικό τηλεοπτικό κανάλι.
Batılı bir TV yayınının özgün içerik şefi olarak Dubai'ye taşındım.Преместих се в Дубай, като ръководител на оригинално съдържание за западна телевизионна мрежа.