Ana içeriğe geç
Sözlük

şefi ile cümle

şefi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Cibuti bağımsız olduktan sonra, gizli polis şefi Hassan Gouled Aptidon hükümetinin kabine başkanı oldu.Džibučiui gavus nepriklausomybę, Hassan Gouled Aptidon paskyrė Ismailą slaptosios policijos viršininku.
Kısa sürede alanında ilerledi; Bellevue Hastanesi'nde psikoloji laboratuvarı şefi oldu.Tänu heale tööle sai temast peagi Bellevue haiglas psühholoogialabori juhataja.
Claudio Abbado (26 Haziran 1933, Milano - 20 Ocak 2014, Bologna) İtalyan orkestra şefi.Claudio Abbado (26. juuni 1933 Milano – 20. jaanuar 2014 Bologna) oli itaalia dirigent.
Zubin Mehta (29 Nisan 1936), Hint orkestra şefi.Zubin Mehta (sündinud 29. aprillil 1936 Mumbais) on India dirigent.
Eri Klas (7 Haziran 1939 - 26 Şubat 2016), Eston orkestra şefi ve yayıncı.Eri Klas (7. juuni 1939 – 26. veebruar 2016) oli juudi rahvusest Eesti dirigent.
Ayrıca Strauss önemli bir orkestra şefi ve tiyatro yönetmeniydi.Lisaks oli Orusaar Estonia teatris trompetirühma kontsertmeister ja dirigent.
1 milyar insan sefil fakirlik içinde yaşıyor.10억의 사람들이 비참한 가난속에 살고 있습니다.
1 milyar insan sefil fakirlik içinde yaşıyor.Eén miljard mensen leeft in bittere armoede.
1 milyar insan sefil fakirlik içinde yaşıyor.Jedna miliarda ľudí žije v naproste chudobe.
1 milyar insan sefil fakirlik içinde yaşıyor.Miliard ludzi żyje w skrajnym ubóstwie.
1 milyar insan sefil fakirlik içinde yaşıyor.Mil millones de personas viven en pobreza extrema.
1 milyar insan sefil fakirlik içinde yaşıyor.Satu milyar orang hidup dalam kemiskinan
1 milyar insan sefil fakirlik içinde yaşıyor.Um milhão de pessoas vive na mais abjeta pobreza.
1 milyar insan sefil fakirlik içinde yaşıyor.Un miliard de oameni trăiesc în sărăcie extremă.
1 milyar insan sefil fakirlik içinde yaşıyor.Un miliardo di persone vivono in estrema povertà.
1 milyar insan sefil fakirlik içinde yaşıyor.Un milliard de personnes vivent dans une pauvreté abjecte.
1 milyar insan sefil fakirlik içinde yaşıyor.Ένα δισεκκατομύριο άνθρωποι ζουν σε αξιοθρήνητη φτώχεια.
1 milyar insan sefil fakirlik içinde yaşıyor.Един милиард души живеят в крайна бедност.
1 milyar insan sefil fakirlik içinde yaşıyor.Мы слышим о них постоянно.
1 milyar insan sefil fakirlik içinde yaşıyor.מיליארד אנשים חיים בעתיד משפיל,
1 milyar insan sefil fakirlik içinde yaşıyor.مليار شخص يعيشون في فقر مدقع.
1 milyar insan sefil fakirlik içinde yaşıyor.彼らのことは常に耳にします
Aç, susuz, Sefil oldular.(106:5) терпели голод и жажду, душа их истаевала в них.
Aç, susuz, Sefil oldular.Andavam famintos e sedentos; desfalecia-lhes a alma.
Aç, susuz, Sefil oldular.Boli hladní i smädní; ich duša omdlievala v nich.
Aç, susuz, Sefil oldular.Byli głodnymi i pragnącymi, aż w nich omdlewała dusza ich.
Aç, susuz, Sefil oldular.de hungrade och törstade, deras själ försmäktade i dem.
Aç, susuz, Sefil oldular.de led både Sult og Tørst, deres Sjæl var ved at vansmægte;
Aç, susuz, Sefil oldular.De var hungrige og tørste, deres sjel vansmektet i dem.
Aç, susuz, Sefil oldular.Door honger en dorst waren zij aan het eind van hun krachten.
Aç, susuz, Sefil oldular.Éhesek és szomjasok valának; lelkök is elepedt bennök.
Aç, susuz, Sefil oldular.Erano affamati e assetati, veniva meno la loro vita
Aç, susuz, Sefil oldular.Estaban hambrientos y sedientos; sus almas desfallecían en ellos
Aç, susuz, Sefil oldular.Heidän oli nälkä ja jano, heidän sielunsa nääntyi heissä.
Aç, susuz, Sefil oldular.Hladovití a žízniví byli, až v nich svadla duše jejich.
Aç, susuz, Sefil oldular.Họ bị đói khát, Linh hồn bèn nao sờn trong mình họ.
Aç, susuz, Sefil oldular.Họ bị đói_khát , Linh_hồn bèn nao sờn trong mình họ .
Aç, susuz, Sefil oldular.hungrig und durstig, und ihre Seele verschmachtete;
Aç, susuz, Sefil oldular.Ils souffraient de la faim et de la soif; Leur âme était languissante.
Aç, susuz, Sefil oldular.주리고 목마름으로 그 영혼이 속에서 피곤하였도다
Aç, susuz, Sefil oldular.lačni so bili in žejni, njih duša je hirala v njih.
Aç, susuz, Sefil oldular.Mereka kelaparan dan kehausan dan kehilangan segala harapan
Aç, susuz, Sefil oldular.Sufereau de foame şi de sete; le tînjea sufletul în ei.
Aç, susuz, Sefil oldular.Ησαν πεινωντες και διψωντες η ψυχη αυτων απεκαμνεν εν αυτοις.
Aç, susuz, Sefil oldular.Гладни и жадни, Душата им примираше в тях.
Aç, susuz, Sefil oldular.רעבים גם צמאים נפשם בהם תתעטף׃
Aç, susuz, Sefil oldular.‎جياع عطاش ايضا اعيت انفسهم فيهم‏‎.
Aç, susuz, Sefil oldular.又 飢 又 渴 、 心 裡 發 昏
Aç, susuz, Sefil oldular.又 飢 又 渴 、 心裡發昏
Ağrı, yaşamınızı sefilleştirebilen bir şeydir.A dor é algo que pode tornar a vossa vida miserável.
Ağrı, yaşamınızı sefilleştirebilen bir şeydir.A fájdalom olyan dolog, ami meg tudja nyomorítani az életünket.
Ağrı, yaşamınızı sefilleştirebilen bir şeydir.Bolečina je nekaj, kar vam lahko zagreni življenje.
Ağrı, yaşamınızı sefilleştirebilen bir şeydir.Bolest je něco, co může znepříjemnit život.
Ağrı, yaşamınızı sefilleştirebilen bir şeydir.Bolesť je niečo, čo vám urobí zo života peklo.
Ağrı, yaşamınızı sefilleştirebilen bir şeydir.Ból jest czymś, co może uprzykrzyć nam życie.
Ağrı, yaşamınızı sefilleştirebilen bir şeydir.Đau nhức là một thứ có thể khiến cuộc sống của bạn trở nên khốn khổ.
Ağrı, yaşamınızı sefilleştirebilen bir şeydir.Durerea e ceva care îți poate face viața mizerabilă.
Ağrı, yaşamınızı sefilleştirebilen bir şeydir.El dolor puede hacer que tu vida sea miserable.
Ağrı, yaşamınızı sefilleştirebilen bir şeydir.Il dolore può rendere la vita davvero miserabile.
Ağrı, yaşamınızı sefilleştirebilen bir şeydir.고통은 여러분의 삶을 불행하게 만들 수 있는 것입니다
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod