İnançlarına göre Yehova sadece İsrâiloğulları'na şefaat eden, kıskanç bir Tanrı'dır.Ils pensent que le Rabbin Israel est devenu le Rabbin Nahman.
Ahiret âleminde şefaat hakkına sahiptirler.Dans leurs œuvres, et dans la vie, ils ne cessent de se chercher et de se vérifier l'un l'autre.
Araplar putların kendilerine Allah katında şefaat edeceklerine inanırlardı.Le peuple de Hûd croyait en Allah mais était quand même polythéiste.
Ahiret âleminde şefaat hakkına sahiptirler.Suelen ser los que más vida (HP) tienen.
Bizleri ve bütün ailesini de şehidimizin şefaatine nail eylesin" dedi.¡Sálvanos, a mí y a mi familia, de lo que hacen!"
Fakat bazı düşünürler, şefaatin dünya hayatını da kapsayan bir yönü olduğunu kabul ederler.Promulgarán la religión tal como había sido,(varna) y etapas de la vida (áshram).
Yerelnet Şefaatli, DelilerDeficientes mentales o locos.
Şefaat, Allah'a özel bir haktır.Invero Allah è un dio unico.
Ahiret âleminde şefaat hakkına sahiptirler.Fede nel destino (qadar) parte della vita.
Ahiret âleminde şefaat hakkına sahiptirler.Они сродни той почве, тому миру, в котором они выросли.
Fakat bazı düşünürler, şefaatin dünya hayatını da kapsayan bir yönü olduğunu kabul ederler.Высший грех, ты поверь, кому жизнь дорога при бесчестьи; Жизни кто ради своей — забывает о жизненной цели.
Bizleri ve bütün ailesini de şehidimizin şefaatine nail eylesin" dedi.И нашим, и вашим (неопр.).
Kilise 6 Aralık 1827 tarihinde kutsallaştırıldı ve Tanrı'nın Kutsal annesi Şefaat Kilisesi adı verildi.Церковь была освящена 6 декабря 1827 года и названа Церковью Покрова Пресвятой Богородицы.
Şefaat, Allah'a özel bir haktır.Истинная сущность арша известна только Аллаху.
Kraliçe kendinden şefaat isteyen genç kizi dinlemek zorunda kalır.Но царица призывает стражу, которая набрасывается на девушек.
Şefaat Matlabu niku rahmet.和 ва), почтительность (яп.
Ahiret âleminde şefaat hakkına sahiptirler.في الدنيا بمعنى: ما ترتبت عليه الآثار الثابتة بعقد شرعي.
Şefaat Matlabu niku rahmet.رحمة الله عليه فقد جمع بين جهاد القلم وجهاد النفس.
Bizleri ve bütün ailesini de şehidimizin şefaatine nail eylesin" dedi.وفيه، مخلصنا وملكنا وربنا، ليكن نمطكم، أيها الأساقفة".
Şefaat, Allah'a özel bir haktır.وفرق الله بين الحق والباطل."»
Bu şâirler Divanyolu'nda İbrahim Paşa'yı karşılayıp Hasbî'nin affedilmesi için şefaat ederler.Abraão então ora por Abimeleque, que é perdoado.
Bizleri ve bütün ailesini de şehidimizin şefaatine nail eylesin" dedi.Estamos e ficaremos convosco, sob a égide do Espírito da Verdade, meu senhor e o vosso.”
Araplar putların kendilerine Allah katında şefaat edeceklerine inanırlardı.Atheïsten zijn mensen die niet in het bestaan van god(en) geloven.
Ahiret âleminde şefaat hakkına sahiptirler.Dan licht hij zijn visie op het hiernamaals toe.
Bu nedenle Peygamber'den doğrudan şefaat talep etmek, onu Allah'a ortak tutmaktır.God noemt in de Koran de namen van sommige profeten en loft hen ook daarbij.
Fakat bazı düşünürler, şefaatin dünya hayatını da kapsayan bir yönü olduğunu kabul ederler.Sommigen van deze (afstammelingen) waren ervan overtuigd dat zij van koning Radboud afstamden.
Ahiret âleminde şefaat hakkına sahiptirler.Dzieje życia wypełniają część I (rozdz.
Onun görüşü, medet ve şefaatin sadece ve sadece Allâh’ûr-Râhman’ûr-Râhîym'den olduğu istikâmetindedir.Na jej twarzy widoczny jest wyjątkowy spokój; czeka cierpliwie na cios kata.
Ahiret âleminde şefaat hakkına sahiptirler.Detta för att de skulle kunna försörja sig själva senare i livet.
Fakat İslam dini onların bu inancını yıkarak şefaat edebilecek yegane gücün Allah olduğunu bildirmiştir.Han tackade Gud för att ha uppenbarat för honom sin Son på vilken han hade tro.
Cahiliye Döneminde de şefaat Arap toplumunun inaçlarında görülen bir kavramdı.Її стать зробила його приниження ще більшим в очах арабського суспільства.
Yerelnet Şefaatli, DelilerLøvenfeldt, Slægtsside
Ahiret âleminde şefaat hakkına sahiptirler.De søker kun sin lønn i denne verden.
Ahiret âleminde şefaat hakkına sahiptirler.Namun tidak sedikit juga orang yang meragukan akan adanya kehidupan akhirat (kehidupan setelah kematian).
İbrahimhacılı, Yozgat ilinin Şefaatli ilçesine bağlı bir köydür.Ketika Nabi Ilyas bersembunyi di rumahnya, Al-Yasa masih seorang belia.
Şefaat, Allah'a özel bir haktır.Hak mutlak Allah sebagai Ilah diistilahkan sebagai Uluhiyah. ^
Muhammed'in yanına gidip ondan şefaat dilemek arzusundadır.Kecukupan, misalnya perlindungan bagi Muhammad dari orang-orang yang menginginkan kejahatan kepadanya.
Şefaat, Allah'a özel bir haktır.サディーク(Sadiq) - アッラーは真実である。
Ahiret âleminde şefaat hakkına sahiptirler.揃えた者は末世を左右するとされる。
Şefaatte bulunma yetkisi vardır.順搭子と言う場合もある。
Fakat bazı düşünürler, şefaatin dünya hayatını da kapsayan bir yönü olduğunu kabul ederler.現界(現界(カナイ)) 相對於虛界,是主角們的現實世界。
15. Şefaat: Şefaat haktır ve kıyâmet günü gerçekleşecektir.明日見素當極言;上未允,公其繼之。
Ahiret âleminde şefaat hakkına sahiptirler.本枝百世,厥族惟繇,可略言矣。
Bu nedenle Peygamber'den doğrudan şefaat talep etmek, onu Allah'a ortak tutmaktır.根據《古蘭經》,真主指示先知把「真主的意志」傳達給各國民眾。
Muhammed'in yanına gidip ondan şefaat dilemek arzusundadır.여모는 이에 현재를 원망하여 그에게 복수할 것을 계획하였다.
Yerelnet Şefaatli, Deliler의정부: 영의정, 좌의정, 우의정
Ahiret âleminde şefaat hakkına sahiptirler.그리하여 세상에서 진리가 행세하게 하여다오.
Ahiret âleminde şefaat hakkına sahiptirler.Za svoje geslo je uzeo Za život svijeta (lat.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.Aj nenesie žiadnu nenávisť, požehnaný človek, hľa, My príhovor podobne steads môj nepriateľ.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.Aku tidak tahan kebencian, orang yang diberkati, karena, sesungguhnya, syafaat saya juga steads musuhku.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.Én nem viselő gyűlölet, boldog ember, mert ímé, én közbenjárása is steads én ellenség.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.En ole missään vihaa, siunattu mies, sillä katso, minun esirukousta myös steads minun vihollinen.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.Eu não têm qualquer ódio do homem, bem-aventurados, pois, eis que minha intercessão também steads meu inimigo.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.Eu nu poartă nici o ură, om binecuvântat, pentru că, iată, mijlocirea mea steads, de asemenea, duşman mea.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.Ich trage keinen Hass, gesegnet Menschen, denn siehe, Meine Fürsprache ebenfalls Steads mein Feind.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.Ik koester geen haat, gezegend mens, want zie, mijn voorspraak ook steads mijn vijand.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.I nenese žádnou nenávist, požehnaný člověk, aj, My přímluvu podobně steads můj nepřítel.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.I nie mają nienawiść, błogosławiony człowiek, bo oto moje wstawiennictwo również steads moim wrogiem.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.Io porto no, odio l'uomo benedetto, perché, ecco, mia intercessione steads anche il mio nemico.
Ben hiçbir kin, mübarek adam ayı; lo, şefaat aynı şekilde benim düşman steads.Jag bär inget hat, välsignade människan, ty se, min förbön likaså steads min fiende.