şatosu ile cümle

şatosu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Neuschwanstein Şatosunu görmek istiyoruz.We want to see the Neuschwanstein Castle.
Şato Avrupa'nın en iyi korunmuş Rönesans su şatosudur.The castle is Europe's best preserved Renaissance water castle.
İçerikteki Zaman: 18. yüzyıl İçerikteki Mekan: Fransa'da Gaudenzio'nun şatosu.Time: 18th Century Place: Gaudenzio's castle in France.
Modica Kontları Şatosu: Modica merkezinde.Castle of the Counts of Modica in Modica town centre.
1. Sahne İkinci Perde Klingsor'un büyülü şatosunda açılır.Scene 1 Klingsor's magic castle.
Himeji Şatosu, UNESCO, Dünya Mirası Alanı, Himeji şehrindedir.Himeji Castle, a UNESCO World Heritage Site, is in the city of Himeji.
Haderslev'in adı ilk kez 1327'de Haderslevhus adıyla bir kraliyet şatosu olarak bahsedilmiştir.In 1327, Haderslevhus, the royal castle, was mentioned for the first time.
Eggenberg Şatosu, 381 m yüksekliğindedir.Eggenberg Palace is situated at an elevation of 381 meters.
1648 sonunda Charles "Hurst Castle" şatosuna ve sonra da Windsor Sarayı'na nakledilip tutuklandı.Charles was moved to Hurst Castle at the end of 1648, and thereafter to Windsor Castle.
Rennes şatosunu inceledi.Owens Valley Revisited.
Şatosu oldukça ürkütücüdür.The casting is horrible.
Richard ve karısı ana ikmatgahlarını Mitcham Şatosu'nda kurdular.He and his wife raise quarter horses in Oklahoma.
Yedi Kule Şatosu.Three châteaux.
Ne Satosu!What is Sato!
Kültür ve Toplum: Rumen şatosu Habsburg'lara geri verildiCulture and Society: Romanian castle back in Habsburg's possession
Habsburg ailesi Romanya'daki Bran Şatosu'nun iyeliğini devraldı.The Habsburg family assumes ownership of Romania's Bran Castle.
Bran Şatosu'nun sahibi artık Dominic Habsburg (ortada). [Getty Images]Dominic Habsburg (centre) now owns the Bran Castle. [Getty Images]
Drakula'nın Şatosu satılıkDracula’s Castle up for sale
Bran Şatosu [Arşiv]Bran Castle [File]
Trenin 90 yolcusu yerel Peles Şatosu'nu gezdi.The 90 passengers visited the local Peles Castle.
Yerel basında çıkan haberlere göre, projenin en önemli kısmı tarihi Tiran şatosunun restorasyonu.The most important part is the restoration of the historic Tirana castle, local media reported.
Fotoğraf Denemesi: Bran Şatosu, efsanelerin merkeziPhoto Essay: Bran Castle, the centre of legends
Romanya'daki Bran Şatosu Mayıs ayında Habsburglu Dominic'in özel mülkü oldu.Romania's Bran Castle officially became the private property of Dominic of Habsburg in May.
Romen ilçesi "Drakula'nın Şatosu"nu geri satın almak istiyorRomanian county wants to buy back "Dracula's Castle"
Habsburg ailesi Bran Şatosu için 60 milyon avro istiyor. [Getty Images]The Habsburg family wants 60m euros for Bran Castle. [Getty Images]
On üçüncü yüzyıldan kalma Aziz Just Kilisesi Feodal bir Mott ve beyli şatosuThe church of St.Just, dating from the thirteenth century. A feudal motte.
Karlova Koruna Şatosu, şehrin ana simgesidir.The Karlova Koruna Chateau is a main landmark of the town.
Ludwig, Friedrich'i Trausnitz şatosunda üç yıl hapiste tuttu.Ludwig hielt Friedrich drei Jahre lang auf der oberpfälzischen Burg Trausnitz in Haft.
Sonra halkın sevinç gösterileri arasında maiyetiyle birlikte şatosuna girer.Er steht auf einem Postament und redet zu den Menschen.
Şatosu oldukça ürkütücüdür.Das Gemach ist sehr baufällig.
Graz'daki Eggenberg Şatosu (Almanca: Schloss Eggenberg), Steiermark'daki en önemli Barok saray kompleksidir.Schloss Eggenberg in Graz ist die größte und bedeutendste barocke Schlossanlage der Steiermark.
Marki hafta sonu kırdaki şatosunda bir av partisi düzenleyecektir.Im Osten des Hofes führt eine Freitreppe ins Schloss.
Villandry şatosundaki bahçıvanlar gerçek birer sanatçı.Les jardiniers du château de Villandry sont de vrais artistes.
Yedi Kule Şatosu.Le château de Sept Fonts.
Richard 2 Ekim 1452'de Fotheringhay Şatosu, Northhamptonshire'da doğmuştur.Richard naît le 2 octobre 1452 au château de Fotheringhay, dans le Northamptonshire.
Fırtınalı bir gecede Metzengerstein yine atını sürmekteyken şatosunda yangın çıkar.Une nuit de tempête, Metzengerstein part avec le cheval dans la forêt.
2005-2006 yıllarında Chambord Şatosu yönetim kurulu başkanlığı görevinde bulunmuştur.En 2005-2006, il fut président du Conseil d'administration du domaine national de Chambord.
1648 sonunda Charles "Hurst Castle" şatosuna ve sonra da Windsor Sarayı'na nakledilip tutuklandı.Charles Ier fut emmené au château de Hurst (en) à la fin de l'année 1648 puis au château de Windsor.
Üçü birlikte Kutsal Kase şatosuna gitmek üzere yola koyulurlar.Tous les trois décident également de rejoindre le Château des Darcia.
Yerleşkesinin büyük bölümü Mannheim Şatosu'nda bulunmaktadır.Une grande partie de son œuvre se trouve dans le château de Versailles.
Şatosu oldukça ürkütücüdür.Le plan du château est assez complexe.
Şatosu oldukça ürkütücüdür.¡Es lo suficientemente aterradora la Mansión?
Onun ölümü 9 Mayıs 1218 tarihinde Harzburg şatosunda oldu.Él murió en el castillo de Harzburg el 19 de mayo de 1218.
Montsoreau Şatosu, Rönesans döneminde yapılan şato.Castillo de Montsoriu, en proceso de restauración.
1648 sonunda Charles "Hurst Castle" şatosuna ve sonra da Windsor Sarayı'na nakledilip tutuklandı.Carlos fue trasladado al castillo de Hurst a finales de 1648, y después al castillo de Windsor.
Bekenfield Markizi Sulpice'den şatosuna gitmesi için refakat sağlamasına ister.Aparece la Marquesa de Berkenfield y le pide a Sulpice escolta para su castillo.
Schloß Gripsholm (Roman) Eine Sommergeschichte (Gripsholm Şatosu Bir Yaz Hikâyesi) (1931).Eine Sommergeschichte (El palacio de Gripsholm: Una historia de verano), 1931.
Ferney-Voltaire Şatosu, Fransa Cumhuriyeti tarafından 1998'de satın alınmıştır.Ferney es visitado hoy en día por su castillo de Voltaire, adquirido por el Estado francés en 1998.
Bununla birlikte bazı vasallara yurtluk tahsis edilmezdi ve bunlar efendilerinin şatosunda ikâmet ederdi.No estaba necesariamente compuesto de áreas adyacentes a su castillo.
Mekan: Wartburg şatosu büyük salonu.Salón del concurso en el castillo de Wartburg.
Azmi Drakula'nın şatosuna vardığında kapıda Kont Drakula vardır.A la fiesta acude el propio Conde Drácula.
Egeskov Şatosu (Danca: Egeskov Slot), Danimarka'nın Fyn adasının güneyinde yer alır.El palacio de Egeskov (en danés Egeskov Slot) es un palacio situado en el sur de la isla de Fionia, Dinamarca.
Macbeth o gün şatosuna dönünce karısı onun kralı öldürmek fırsatını kaçırmamasını ısrarla tekrar eder.Cuando Macbeth regresa ella le insta a que aproveche la oportunidad de matar al rey.
Kurvenal ağır yaralı olan Tristan'ı Brötanya'da bulunan kendi şatosu olan Kareol'a getirmiştir.Kurwenal ha llevado a Tristán a Kareol, su castillo en Bretaña.
Onun ölümü 9 Mayıs 1218 tarihinde Harzburg şatosunda oldu.Morì per una malattia nel castello di Harzburg il 19 maggio 1218.
Siegfried sonunda babasının şatosuna döner.Alla fine Falaise riprenderà possesso del suo castello.
Köyün en önemli yapısı 1563 yılında inşaat edilen şatosudur.Uno degli edifici più importanti è il municipio, costruito nel 1505.
Şato Avrupa'nın en iyi korunmuş Rönesans su şatosudur.Si tratta probabilmente del castello in stile rinascimentale meglio conservato d'Europa.
Şatosu oldukça ürkütücüdür.Ora il palazzo è alquanto manomesso.
Malcolm, Macduff ve İngiliz Siward ile birlikte Dunsinane Şatosu'na karşı bir saldırı başlatır.Malcolm guida un esercito con MacDuff e Seyward, conte di Northumbria, contro il castello di Dunsinane.
İlgili Sayfalar