şasırtıcı ile cümle

şasırtıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
4
ORT. KELİME
Bu şaşırtıcı bir fırsat.It's an amazing opportunity.
Tom şaşırtıcı bir iş yaptı.Tom did an amazing job.
O şaşırtıcı bir geziydi.It was an amazing trip.
O şaşırtıcı bir oyundu.It was an amazing game.
Bildiğim kelimelerin sayısı şaşırtıcı.The number of words I know is amazing.
Tom'un Fransızcası şaşırtıcı biçimde iyiydi.Tom's French was surprisingly good.
Tom şaşırtıcı bir gitarist.Tom is an amazing guitarist.
O onu şaşırtıcı bir tarzda söylüyor.She sings it in an astonishing way.
Savaş bir iştir. Barış olmaması hiçte şaşırtıcı değil.War is a business. It's no wonder there has never been peace.
Biraz şaşırtıcıydı.It was a little surprising.
Bu hiç şaşırtıcı değil.It's not at all surprising.
Kadınlar şaşırtıcı yaratıklardır.Women are amazing creatures.
Ben şaşırtıcı bir kuş gördüm.I saw an amazing bird.
Bu şaşırtıcı bir sonuç.This is an amazing result.
Onun hakkında şaşırtıcı bir şey yok.There's nothing surprising about that.
Bu şaşırtıcı olmalı.That must've been surprising.
Gerçekten de o kadar şaşırtıcı değil.It's not really that surprising.
Tom oldukça şaşırtıcı.Tom is pretty amazing.
Bunun şaşırtıcı olduğunu düşünüyorum.I think it's amazing.
Hâlâ ne kadar iş yapılması gerektiği şaşırtıcı.It's amazing how much work still needs to be done.
Tom'un cevabı şaşırtıcıydı.Tom's answer was surprising.
Bu alandaki çiçek çeşitliliği şaşırtıcıdır.The diversity of flowers in this area is astounding.
Tom'un odası şaşırtıcı şekilde düzenliydi.Tom's room was surprisingly tidy.
Tom sadece şaşırtıcıydı.Tom was just amazing.
Şaşırtıcı biçimde o çok iyi bir çocuk.Surprisingly he is a very good boy.
Tom gerçekten şaşırtıcı bir kişi.Tom is a truly amazing person.
Tom'un hayatta kalması şaşırtıcı.It's amazing that Tom survived.
Bence bu şaşırtıcı bir hikaye.I think that's an amazing story.
Tom ve Mary'nin müştereken şaşırtıcı bir şeyi var.Tom and Mary have something surprising in common.
Bu hatalar pek şaşırtıcı değil.These mistakes are hardly surprising.
Onlar oldukça şaşırtıcı temettüler.Those are pretty amazing dividends.
Topluluk desteği şaşırtıcıydı.The community support was amazing.
Film kesinlikle şaşırtıcıydı.The movie was absolutely amazing.
Tom, Mary'ye şaşırtıcı bir hikaye anlattı.Tom told Mary an astonishing story.
Şaşırtıcı bir şekilde kendimi çok güvende hissettim.Surprisingly, I felt very safe.
Tom şaşırtıcı bir karar verdi.Tom made a surprising decision.
Yanıtlama süresi şaşırtıcıydı.The response time was amazing.
Gerçek cevap şaşırtıcıdır.The real answer is surprising.
Bu sayılar şaşırtıcı.Those numbers are staggering.
Video kalitesi şaşırtıcı.The video quality is amazing.
Sahne gerçekten şaşırtıcıydı.The scene was really amazing.
Bu oldukça şaşırtıcı bir senaryo.It's a pretty amazing script.
Rakamlar şaşırtıcı.The numbers are staggering.
Numara şaşırtıcıydı.The number was staggering.
Tom şaşırtıcı biçimde güzeldi.Tom was surprisingly nice.
Benim için şaşırtıcıydı.It was puzzling to me.
Gerçekten şaşırtıcıydı.It really was amazing.
Ne şaşırtıcıydı?What was surprising?
O sadece şaşırtıcıydı.It was just amazing.
Bu şaşırtıcıydı.It's been amazing.
O oldukça şaşırtıcı.That's pretty amazing.
O hiç şaşırtıcı değil.That's not surprising at all.
İki kasap arasındaki kalite farkları şaşırtıcıydı.The differences in quality between the two butchers was amazing.
"Dün gece Jamal'dan haber almadım." "Şaşırtıcı değil.""I haven't heard from Jamal since last night." "Not surprising."
Tom şaşırtıcı derecede iyi yapıyor.Tom is doing surprisingly well.
Tom'un gitar çalması şaşırtıcı.Tom's guitar playing is amazing.
Bu benim için kesinlikle şaşırtıcı.That is absolutely amazing to me.
Bunu kesinlikle şaşırtıcı buluyorum.I find that absolutely amazing.
O kesinlikle şaşırtıcı.That's absolutely amazing.
Tom'un söylediği şaşırtıcıydı.What Tom said was surprising.

İlgili Sayfalar