şasırtıcı ile cümle

şasırtıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Daha da şaşırtıcı olan Budrus halkı başarmıştı.Което е още по-изненадващо беше факта, че Будрус успя.
Daha da şaşırtıcı olan Budrus halkı başarmıştı.מה שהיה אף יותר מפתיע הייתה העובדה שהמהלך בבודרוס נחל הצלחה.
Daha da şaşırtıcı olan Budrus halkı başarmıştı.ما كان أكثر إثارة للدهشة حتى هو حقيقة أن بدرس قد نجحت في إنجاز الهدف.
Daha da şaşırtıcı olan Budrus halkı başarmıştı.ブドゥルスが成功したということでした 住民は 10ヶ月間の平和的抵抗の後
Dil, çetrefilli bir beceridir ve dil biliminin de karmaşık bir bilim dalı olması şaşırtıcı değildir.언어는 복잡한 재능이고, 언어 과학이
Dilin, insan hayatının merkezinde olması şaşırtıcı değil.새삼 놀라울 것도 없이, 언어는 인간 생활의 중심입니다. 성서 이야기 중에
Dilin, insan hayatının merkezinde olması şaşırtıcı değil.Non sans surprise, le langage est au cœur de la vie humaine.
Doğrusu çok şaşırtıcı bir konuşmaydı.Alors, c'était, pour être honnête, un exposé éblouissant.
Doğrusu çok şaşırtıcı bir konuşmaydı.Asta a fost o prezentare remarcabilă.
Doğrusu çok şaşırtıcı bir konuşmaydı.Bài nói của anh thật đáng kinh ngạc.
Doğrusu çok şaşırtıcı bir konuşmaydı.Das war ein überaus eindrucksvoller Vortrag.
Doğrusu çok şaşırtıcı bir konuşmaydı.Dat was een verbijsterende speech.
Doğrusu çok şaşırtıcı bir konuşmaydı.Dunque, questo è stato, mi sembra giusto dirlo, un discorso impressionante.
Doğrusu çok şaşırtıcı bir konuşmaydı.Es justo decir, que eso fue una charla asombrosa.
Doğrusu çok şaşırtıcı bir konuşmaydı.Jadi, itu sebuah ceramah yang sangat mengagumkan.
Doğrusu çok şaşırtıcı bir konuşmaydı.정말 놀라운 강연이었습니다.
Doğrusu çok şaşırtıcı bir konuşmaydı.Myślę, że można śmiało powiedzieć, że był to niesamowity wykład.
Doğrusu çok şaşırtıcı bir konuşmaydı.Nos, nyugodtan mondhatjuk, hogy bámulatos előadást hallottunk.
Doğrusu çok şaşırtıcı bir konuşmaydı.Това беше, честно да кажа, изумителна лекция.
Doğrusu çok şaşırtıcı bir konuşmaydı.Это, прямо говоря, потрясающее выступление.
Doğrusu çok şaşırtıcı bir konuşmaydı.זה היה, צריך לומר, הרצאה מדהימה.
Doğrusu çok şaşırtıcı bir konuşmaydı.لقد كان ذلك، بصدق، حديثا مدهشا.
Doğrusu çok şaşırtıcı bir konuşmaydı.このような考え方が
Dolayısı ile benzer ozelliklere sahip olmaları o kadar da şaşırtıcı değil.Al final, su parecido no es tan interesante.
Dolayısı ile benzer ozelliklere sahip olmaları o kadar da şaşırtıcı değil.Cuối cùng, điểm giống nhau này không còn thú vị nữa.
Dolayısı ile benzer ozelliklere sahip olmaları o kadar da şaşırtıcı değil.De fapt, asemănarea lor nu e atât de interesantă.
Dolayısı ile benzer ozelliklere sahip olmaları o kadar da şaşırtıcı değil.En fin de compte, leur ressemblance n'est pas si intéressante.
Dolayısı ile benzer ozelliklere sahip olmaları o kadar da şaşırtıcı değil.I sidste ende er deres lighed ikke så interessant.
Dolayısı ile benzer ozelliklere sahip olmaları o kadar da şaşırtıcı değil.Letztlich ist ihre Ähnlichkeit gar nicht so interessant.
Dolayısı ile benzer ozelliklere sahip olmaları o kadar da şaşırtıcı değil.Ma la somiglianza ci interessa poco.
Dolayısı ile benzer ozelliklere sahip olmaları o kadar da şaşırtıcı değil.Napokon, ich podobnosť ani nie je tak zaujímavá.
Dolayısı ile benzer ozelliklere sahip olmaları o kadar da şaşırtıcı değil.No final de contas, a sua semelhança não é assim tão interessante.
Dolayısı ile benzer ozelliklere sahip olmaları o kadar da şaşırtıcı değil.Oba jsou technologiemi. Nakonec, jejich podobnost není až tak zajímavá.
Dolayısı ile benzer ozelliklere sahip olmaları o kadar da şaşırtıcı değil.Pada akhirnya, kemiripan mereka tidaklah begitu menarik.
Dolayısı ile benzer ozelliklere sahip olmaları o kadar da şaşırtıcı değil.Uiteindelijk is hun gelijkenis niet zo bijster interessant.
Dolayısı ile benzer ozelliklere sahip olmaları o kadar da şaşırtıcı değil.Στο κάτω κάτω, η ομοιότητά τους δεν είναι τόσο ενδιαφέρουσα.
Dolayısı ile benzer ozelliklere sahip olmaları o kadar da şaşırtıcı değil.В конце концов, их сходство здесь не самое интересное.
Dolayısı ile benzer ozelliklere sahip olmaları o kadar da şaşırtıcı değil.Но сходствата между тях не са толкова интересни.
Dolayısıyla, bu aracın şu anda uyuşturucu alanında bir etkisi olması da şaşırtıcı değildir.Det är därför inte förvånande att detta medium nu påverkar narkotikaområdet.
Dolayısıyla, bu aracın şu anda uyuşturucu alanında bir etkisi olması da şaşırtıcı değildir.Ei siis ole yllätys, että tämä väline vaikuttaa nyt huumausaineisiinkin.
Dolayısıyla, bu aracın şu anda uyuşturucu alanında bir etkisi olması da şaşırtıcı değildir.Não admira, por isso, que este meio de comunicação já esteja a ter impacto no domínio da droga.
Dolayısıyla, bu aracın şu anda uyuşturucu alanında bir etkisi olması da şaşırtıcı değildir.Nem meglepő tehát, hogy már ez a médium is kihat a kábítószerek területére.
Dolayısıyla, bu aracın şu anda uyuşturucu alanında bir etkisi olması da şaşırtıcı değildir.Nie je teda prekvapujúce, že toto médium má teraz vplyv na oblasť drog.
Dolayısıyla, bu aracın şu anda uyuşturucu alanında bir etkisi olması da şaşırtıcı değildir.Pokusy o obcházení kontroly drog prodejem neregulovaných substitučních látek nejsou nové.
Dolayısıyla, bu aracın şu anda uyuşturucu alanında bir etkisi olması da şaşırtıcı değildir.Prin urmare, nu este deloc surprinzător faptul că acest mediu are un impact asupra domeniului drogurilor.
Dolayısıyla, bu aracın şu anda uyuşturucu alanında bir etkisi olması da şaşırtıcı değildir.Przykładowo, pewne oznaki wskazują, że w części Europy północnej amfetaminę zastępuje metamfetamina.
DR: Evet, şaşırtıcı.DR: 네, 놀라운 일이죠.
DR: Evet, şaşırtıcı.Oui, très surprenant.
DR: Evet, şaşırtıcı.Tak, zaskakujące.
DR: Evet, şaşırtıcı.ד ר: כן, מפתיע.
DR: Evet, şaşırtıcı.ديفيد روكويل:نعم،أمر مفاجئ
Düşündük ki muhtemelen insanoğlunun oluşturduğu en şaşırtıcı alet internet.사람이 만들어낸 가장 멋진 도구가 어쩌면 인터넷인데
Düşündük ki muhtemelen insanoğlunun oluşturduğu en şaşırtıcı alet internet.וחשבנו, אולי הכלי המדהים ביותר שהאדם יצר היא האינטרנט,
Düşündük ki muhtemelen insanoğlunun oluşturduğu en şaşırtıcı alet internet.وفكرنا، أن أروع أدات ابتكرها الإنسان هي الإنترنت،
Düşündük ki muhtemelen insanoğlunun oluşturduğu en şaşırtıcı alet internet.多分インターネットだと思います もし私達と一緒に暮らしている
Duyduklarımız şaşırtıcıydı ve pek çoğu birbiriyle çelişiyordu.All die Geschichten waren verwirrend. Die meisten widersprachen sich.
Duyduklarımız şaşırtıcıydı ve pek çoğu birbiriyle çelişiyordu.Alle verhalen waren verward, de meeste tegenstrijdig.
Duyduklarımız şaşırtıcıydı ve pek çoğu birbiriyle çelişiyordu.Ce que nous entendions n'était pas clair. La plupart des informations se contredisaient.
Duyduklarımız şaşırtıcıydı ve pek çoğu birbiriyle çelişiyordu.모두 이야기가 혼란스러웠죠. 모든 것이 앞뒤가 맞지 않았습니다.
Duyduklarımız şaşırtıcıydı ve pek çoğu birbiriyle çelişiyordu.Mọi câu chuyện đều mơ hồ, thậm chí còn mâu thuẫn.

İlgili Sayfalar