şasırtıcı ile cümle
şasırtıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.Ez rossz hír ugyan, de talán meglepi Önöket, hogy ugyanennek van jó oldala is.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.아주 불행한 소식이지요. 그러나 이상하게 들릴 수도 있겠지만, 이건 어떤 면으론 좋은 소식이기도 합니다.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.Nämä ovat huonoja uutisia, mutta kenties yllättäen ne ovat myös hyviä uutisia.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.Questa è la brutta notizia ma.... ...anche in parte buona.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.To je špatná zpráva, ale možná překvapivě je to i částečně dobrá zpráva.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.To jest zła wiadomość, ale, co może was zaskoczyć, jest to też część dobrej wiadomości.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.Αυτό είναι κακά νέα, αλλά ίσως να εκπλαγείτε μαθαίνοντας ότι είναι και τμήμα των καλών νέων.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.Това е лоша новина, но може би изненадващо за вас, е също част от добрата новина.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.Это плохая новость, но, как ни странно, это также и часть хороших новостей.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.אלו בשורות רעות, אך אולי תופתעו לשמוע שהן גם חלק מהבשורות הטובות.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.وهذا خبرٌ سئ، و لكن ربما أفاجِئكم بقولي أنّه أيضاً جزءٌ من الأخبارِ الجيدة.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.良いニュースでもあります 科学のおかげで 我々は人類が発展のために
Buna rağmen, sonrasında, Starrların yapmış olduğu şey şaşırtıcıydı,Amit Starr ez után tett, meglepő volt.
Buna rağmen, sonrasında, Starrların yapmış olduğu şey şaşırtıcıydı,Cependant, ce que les Starr ont fait ensuite fut surprenant.
Buna rağmen, sonrasında, Starrların yapmış olduğu şey şaşırtıcıydı,Gia đình Starr làm một bước rất bất ngờ.
Buna rağmen, sonrasında, Starrların yapmış olduğu şey şaşırtıcıydı,하지만 놀랍게도, 스타 가족은
Buna rağmen, sonrasında, Starrların yapmış olduğu şey şaşırtıcıydı,Namun apa yang kemudian dilakukan Starrs ini mengejutkan.
Buna rağmen, sonrasında, Starrların yapmış olduğu şey şaşırtıcıydı,Pero lo que los Starr hicieron a continuación, fue sorprendente.
Buna rağmen, sonrasında, Starrların yapmış olduğu şey şaşırtıcıydı,Starrowie robią coś zdumiewającego.
Buna rağmen, sonrasında, Starrların yapmış olduğu şey şaşırtıcıydı,Tuttavia quello che gli Starr fecero in seguito fu sorprendente.
Buna rağmen, sonrasında, Starrların yapmış olduğu şey şaşırtıcıydı,Was die Starrs dann aber taten, war überraschend.
Buna rağmen, sonrasında, Starrların yapmış olduğu şey şaşırtıcıydı,Ωστόσο αυτό που έκαναν στη συνέχεια οι Σταρρς ήταν ανατρεπτικό.
Buna rağmen, sonrasında, Starrların yapmış olduğu şey şaşırtıcıydı,Какво направи семейство Стар, обаче, е изненадващо.
Buna rağmen, sonrasında, Starrların yapmış olduğu şey şaşırtıcıydı,Но вот что Старры сделали потом — это удивительно.
Buna rağmen, sonrasında, Starrların yapmış olduğu şey şaşırtıcıydı,Що ж зробили Старри? Дуже цікаву річ.
Buna rağmen, sonrasında, Starrların yapmış olduğu şey şaşırtıcıydı,אבל מה שמשפחת סטאר עשתה בנידון היה מפתיע.
Buna rağmen, sonrasında, Starrların yapmış olduğu şey şaşırtıcıydı,لكن المدهش في الامر، هو مافعلته العائلة بعد ذلك.
Buna rağmen, sonrasında, Starrların yapmış olduğu şey şaşırtıcıydı,友人や親戚を頼る代わりに デイビッドの職場に目を向けたのです
Bunlara baktığınızda, çalışmaların bazıları çok şaşırtıcı.Când le citeşti, unele studii sunt uimitoare.
Bunlara baktığınızda, çalışmaların bazıları çok şaşırtıcı.Cuando ven algunos de los estudios son simplementes asombrosos.
Bunlara baktığınızda, çalışmaların bazıları çok şaşırtıcı.Niektóre z tych analiz są po prostu niesamowite.
Bunlara baktığınızda, çalışmaların bazıları çok şaşırtıcı.Quando si leggono questi studi, alcuni sono semplicemente incredibili.
Bunlara baktığınızda, çalışmaların bazıları çok şaşırtıcı.Οπότε, όταν τα βλέπεις αυτά... Κάποιες από τις μελέτες είναι απλά καταπληκτικές.
Bunlara baktığınızda, çalışmaların bazıları çok şaşırtıcı.Поэтому, если взглянуть на это, некоторые случаи просто изумительны.
Bunlara baktığınızda, çalışmaların bazıları çok şaşırtıcı.לכן, כשאתם מסתכלים על זה חלק מהמחקרים פשוט מדהימים.
Bunlara endojen retrovirüsler adı verilier. Bu benim için şaşırtıcı.هذه تدعى فيروسات ذاتية النمو
Bunlara endojen retrovirüsler adı verilier. Bu benim için şaşırtıcı.あるそれはちょうど言っていないので、私に吹いて気
Bunu çok şaşırtıcı buluyorum.Eso me parece bastante sorprendente.
Bunu çok şaşırtıcı buluyorum.Eu acho isso bastante espantoso.
Bunu çok şaşırtıcı buluyorum.Ezt eléggé meglepőnek találom.
Bunu çok şaşırtıcı buluyorum.Găsesc asta remarcabil.
Bunu çok şaşırtıcı buluyorum.Ich finde das ziemlich verwunderlich.
Bunu çok şaşırtıcı buluyorum.Ik vind dat heel verbazingwekkend.
Bunu çok şaşırtıcı buluyorum.Je trouve ça assez étonnant.
Bunu çok şaşırtıcı buluyorum.Lo trovo piuttosto sorprendente.
Bunu çok şaşırtıcı buluyorum.Tôi thấy điều đó vô cùng thú vị
Bunu çok şaşırtıcı buluyorum.To je neuvěřitelně úžasné.
Bunu çok şaşırtıcı buluyorum.To se mi zdi kar šokantno.
Bunu çok şaşırtıcı buluyorum.Uważam to za zdumiewające.
Bunu çok şaşırtıcı buluyorum.Το βρίσκω αρκετά συναρπαστικό αυτό.
Bunu çok şaşırtıcı buluyorum.Намирам това за твърде удивително.
Bunu çok şaşırtıcı buluyorum.Я нахожу это удивительным.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.Al contrario, c'è stata una litania di sorprendente ottimismo.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.Au lieu de ça, il y a eu une litanie d'optimisme ahurissant.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.Ehelyett, egész litániája volt a meglepő optimizmusnak.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.En cambio, hubo una letanía de optimismo sorprendente.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.În loc de asta, a apărut un val de optimism surprinzător.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.In plaats daarvan was er een litanie van verbijsterend optimisme.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.Istället, var det ett ständigt upprepande av häpnadsväckande optimism.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.오히려, 놀랄 만큼의 낙천을 설명하기 까지 하더군요.