Ana içeriğe geç
Sözlük

şartlar ile cümle

şartlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kötü hava şartları nedeniyle oyun iptal edildi.Due to the bad weather, the game was called off.
Kötü hava şartlarından dolayı oyun iptal edildi.Due to the bad weather, the game was cancelled.
Şartlar aslında bu yıl daha iyidir.Things are actually better this year.
Şartlar dayanılmazdı.The situation was unbearable.
Şartlar hızlı bir şekilde değişebilir.Things can change quickly.
Burada şartlar değişti.Things have changed here.
Şartlar değişmiş olabilir.Things may have changed.
Şartlar değişmek zorunda.Things have to change.
Normal şartlar altında onu yapmayı kabul ederim.Under normal circumstances, I'd agree to do that.
İşçiler çalışma şartlarından şikayet ediyorlar.The workers are complaining about their working conditions.
Tom için şartlar kötüleşti.Things got bad for Tom.
Zamanla, şartlar yalnızca kötüleşti.Over time, things only got worse.
Şartlar normale dönüyor.Things are getting back to normal.
Şartlar oldukça hızlı değişiyor.Things are changing quite rapidly.
O zamandan beri şartlar değişti.Things have changed since then.
Şartlar burada çok yavaş değişir.Things change very slowly here.
Şartlar çok daha kötü olabilirdi.Things could be much worse.
Şartlar her gün değişiyor.Things change every day.
Bu şartlar altında çalışmak imkansız.It's impossible to work in such circumstances.
Bu şartları kabul etmek daha iyi olurdu.It would be better to agree to the terms.
Biz iyi şartlarda bıraktık.We left on good terms.
Bu şartları ve koşulları kabul edeceklerini sanmıyorum.I don't think they will accept these conditions.
Seni bu korkunç şartlardan kurtaracağım.I will rescue you from these horrible circumstances.
Şartlar iyileşti.The situation has improved.
Şartlar daha iyi olacak.Things will get better.
Şartlar gerçekten iyileşmedi.Things haven't really improved.
Şartlar göz önüne alındığında, böyle bir olayın gerçekleşmesi kaçınılmazdı.Given the circumstances, it was inevitable that such an incident should take place.
O, çok gizemli şartlar altında aniden kayboldu.He disappeared suddenly under very mysterious circumstances.
Şartlar dramatik bir şekilde değişti.Things changed dramatically.
Onun ölümünün şartları henüz aydınlığa kavuşturulmadı.The circumstances of his death have not yet been clarified.
Şartlar daha iyi olamazdı.Things weren't going to get any better.
Şartlar gittikçe kötüleşmeye devam ediyor.Things keep getting worse and worse.
Şartlar daha uygun olamazdı.Things couldn't be more ship-shape.
Sadece şartların adil olmasını istiyoruz.We simply want things to be fair.
Şartlar onların gördükleri gibi değildi.Things weren't what they seemed.
Tom şartları tersine çevirebilirdi.Tom was able to turn things around.
Tom şartları karmaşıklaştırmayı sever.Tom likes to complicate things.
Şartlara bağlıdır.It depends on the conditions.
O şartlar altında düşünmüyorum.I don't think in those terms.
Orada şartlar zordur.Things are tough out there.
Şartlar artık çok katı.Things are pretty grim now.
Şartlar yapıldı.Stipulations were made.
Şartlarımızı tanımlayalım.Let's define our terms.
Şartlar olağandışıdır.Conditions are unusual.
Şartlar o kadar hızlı değişiyor ki bu beni korkutuyor.Things are changing so fast it scares me.
Senin bu şartlar altında nasıl çalışabileceğini bilmiyorum.I don't know how you can work under these conditions.
Şartlar şu anda biraz zorlu.Things are a little rough right now.
Şartlar daha da kötüleşemez.Things can't get any worse.
Çalışma şartları kötü olan işyerlerinde yapılmış ürünleri satın almayın.Don't buy products made in sweatshops.
Neden çalışma şartları kötü olan işyerlerinde yapılmış şeyleri satın alıyorsun?Why do you buy things made in sweatshops?
Mezun olabilmeniz için bu şartları bıraktık.We waived those requirements so you can graduate.
Sami serbest bırakılma şartlarını ihlal etti.Sami violated the terms of his release.
Şartlar Sami için zordu.Things were hard for Sami.
Sami hizmet anlaşmasının şartlarını ihlal etti.Sami violated the terms of the service agreement.
Sami tekrar şartlı tahliye şartlarını ihlal etti.Sami violated the terms of his parole again.
Şartların değişeceğini umuyorum.I hope things will change.
Sami şartların daha zor olacağını biliyor.Sami knows things will be harder.
Bu teklif istediğimiz şartları taşımıyor.This offer does not meet our requirements.
Şartlar çok tehlikeli bir hale geldi.The situation has become very dangerous.
Ön şartları tartışmak için her iki taraf Mesembria'ya heyet yolladılar.Both sides sent delegations to Mesembria to discuss the preliminary terms.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod