şartı ile cümle

şartı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
A ve B olmaı şartıyla P(C) ise C'nin üzerindenהP של C בהינתן A ו-B מחושב ע"י ההתפלגות של C
Aynı şey C'nin olması şartıyla P(E) için de geçerliA stejné platí pro P pro E za předpokladu C.
Aynı şey C'nin olması şartıyla P(E) için de geçerliDas selbe ist wahr für P von E, gegeben C.
Aynı şey C'nin olması şartıyla P(E) için de geçerliE lo stesso vale per P di E dato C.
Aynı şey C'nin olması şartıyla P(E) için de geçerliTak jak P(E_BAR_C)
Aynı şey C'nin olması şartıyla P(E) için de geçerliTo isté platí pre P(E) za predpokladu C.
Aynı şey C'nin olması şartıyla P(E) için de geçerliТоже самое приемлемо для Р от Е при С.
Aynı şey C'nin olması şartıyla P(E) için de geçerliכנ"ל לגבי P של E בהינתן C.
Aynı şey C'nin olması şartıyla P(E) için de geçerliこれらを合計すると全部で10のパラメータが出ます
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.Disse ao meu pai: "Eu apenas passarei por esta cerimónia "se me deixares voltar para a escola".
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.Ho detto a mio padre: "Parteciperò alla cerimonia solo se mi farai tornare a scuola."
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.I-am spus:
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.Ik zei: "Ik ga alleen door met dit ritueel als ik daarna terug naar school mag."
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.Jag sa till min far: "Jag kommer bara genomgå den här ceremonin om du låter mig fortsätta att gå i skolan"
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.J'ai dit à mon père, "Je n'accepterai cette cérémonie que si tu me laisses retourner à l'école."
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.아버지에게 말했어요. "만약에 다시 학교로 돌아가게 해 주신다면, 이 의식을 치를게요."
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.Le dije a mi padre, "Voy a pasar por esta ceremonia solo si me dejas volver a la escuela".
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.Povedala som otcovi, "Na tú ceremóniu pôjdem, iba ak mi dovolíš pokračovať v štúdiu."
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.Powiedziałam mu, że wezmę udział w ceremonii, jeśli pozwoli mi się dalej uczyć.
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.Řekla jsem mu: "Podstoupím ten obřad jedině, když mi dovolíš vrátit se do školy."
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.Saya bilang, "Saya hanya mau melalui upacara ini kalau ayah mengijinkan saya kembali ke sekolah."
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.Tôi nói với ông rằng "Con chỉ thực hiện nghi lễ này nếu bố cho phép con tiếp tục đi học."
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.Είπα στον πατέρα μου, "Θα λάβω μέρος στην τελετή μόνο εάν με αφήσεις να πάω πίσω στο σχολείο."
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.Казах на баща ми: "Ще участвам в церемонията, само ако ме пуснеш да се върна на училище".
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.Я сказала батькові: "Я пройду через церемонію лише, якщо ти дозволиш мені повернутися до школи".
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.Я сказала отцу: "Я пройду через эту церемонию, только если ты позволишь мне вернуться в школу".
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.אמרתי לאבי, "אני מוכנה לעבור את הטקס רק אם תניח לי לחזור לבית הספר."
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.قلت لوالدي، "سوف اذهب فقط من خلال هذا الحفل إذا كنت اسمحوا لي أن نعود إلى المدرسة. "
Babama "Bu geleneği gerçekleştireceğim, ama okula gitmeme izin vermen şartıyla" dedim.また学校にまた通わせてくれると 約束してくれるなら」と もし私が儀式から逃げ出したら
Başka bir deyişle; C ve T1'in olma şartıyla T2'nin olasılığı veCを与えられたT2の確率と同じだと言えます
Başka bir deyişle; C ve T1'in olma şartıyla T2'nin olasılığı veבמילים אחרות, אנחנו הנחנו שההסתברות של T2 בהנתן C ו-T1
Bil, diyelim. - "Tüm günlerde" şartını da ekleyelim.Así que en un día cualquiera - vamos a decir que esto es en un día determinado.
Bil, diyelim. - "Tüm günlerde" şartını da ekleyelim.Assim por diante qualquer determinado dia - vamos dizer que isso é em um determinado dia.
Bil, diyelim. - "Tüm günlerde" şartını da ekleyelim.Så på varje given dag - låt oss säga att detta är en given dag.
Biliyorum ki C şartıyla P(+1) ya da P(+2) C ve +1 şartıyla P(+2) ye eşittir.Sapevo che la probabilità di +1 o +2 condizionata da C è la stessa di +2 condizionata da C e da +1.
Biliyorum ki C şartıyla P(+1) ya da P(+2) C ve +1 şartıyla P(+2) ye eşittir.Viem, že P pre +1, alebo +2 podmienené C je to isté, ako P pre +2 podmienené C a +1.
Biliyorum ki C şartıyla P(+1) ya da P(+2) C ve +1 şartıyla P(+2) ye eşittir.Vím, že P pro +1 nebo +2 podmíněné C je stejné jako P pro +2 podmíněné C a +1.
Biliyorum ki C şartıyla P(+1) ya da P(+2) C ve +1 şartıyla P(+2) ye eşittir.Wiem, że P(+2_BAR_C) jest takie samo jak P(+2_BAR_C,+1).
Biliyorum ki C şartıyla P(+1) ya da P(+2) C ve +1 şartıyla P(+2) ye eşittir.Я знал, что Р для +1 или +2 при условии C является тем же, чем и Р для +2 при условиях С и +1.
Biliyorum ki C şartıyla P(+1) ya da P(+2)P(+2|C1+1)です
Biliyorum ki C şartıyla P(+1) ya da P(+2)ידעתי ש-P של +1 ו+2 מותנים ב-C
Bir başka deyişle; A'nın olması şartıyla B, J ve M'ye bağımlıdır.En d'autres mots, B est indépendant de J et M par A.
Bir başka deyişle; A'nın olması şartıyla B, J ve M'ye bağımlıdır.In altre parole, B è indipendente da J e M dato A.
Bir başka deyişle; A'nın olması şartıyla B, J ve M'ye bağımlıdır.Inými slovami, B je nezávislé na J a M za predpokladu A.
Bir başka deyişle; A'nın olması şartıyla B, J ve M'ye bağımlıdır.Jinými slovy, B je nezávislé na J a M za předpokladu A.
Bir başka deyişle; A'nın olması şartıyla B, J ve M'ye bağımlıdır.Mit anderen Worten ist B unabhängig von J und M, gegeben A.
Bir başka deyişle; A'nın olması şartıyla B, J ve M'ye bağımlıdır.Другими словами, B не зависит от J и M при А.
Bir önceki ağda; alarmın çaldığı şartıyla ikisi birbirinden bağımsızdı.Im vorherigen Netz waren sie unabhängig, falls wir wussten, dass der Alarm ausgelöst wurde.
Bir önceki ağda; alarmın çaldığı şartıyla ikisi birbirinden bağımsızdı.Nella rete precedente, erano indipendenti, dato che sapevamo che l'allarme si era verificata.
Bir önceki ağda; alarmın çaldığı şartıyla ikisi birbirinden bağımsızdı.V predchádzajúcej sieti boli nezávislé, pretože sme vedeli, že sa alarm spustil.
Bir önceki ağda; alarmın çaldığı şartıyla ikisi birbirinden bağımsızdı.V předchozí síti byly nezávislé, protože jsme věděli, že alarm spustil.
Bir önceki ağda; alarmın çaldığı şartıyla ikisi birbirinden bağımsızdı.W poprzedniej sieci, były niezależne pod warunkiem, że wiedzieliśmy, że alarm się aktywował.
Bir önceki ağda; alarmın çaldığı şartıyla ikisi birbirinden bağımsızdı.В предыдущем сети, они были независимыми, учитывая, что мы знали, что тревоги не было.
Bir önceki ağda; alarmın çaldığı şartıyla ikisi birbirinden bağımsızdı.ここではアラームの状態が分からないので
Bir şartım var.Aku punya masalah.
Bir şartım var.Am o conditie
Bir şartım var. Hey Oh Ha Ni, burada x nedir?Kontroluję sytuację hej oh ha Ni... czym jest x tutaj?
Bir şartım var.Ho una proposta
Bir şartım var.Ich bin in einer bestimmten Situation.
Bir şartım var.Ik heb een probleem.

İlgili Sayfalar