Philpott artık bir aktör değildir ancak 2006'dan beri şarkıcılık/sanatçılık yapıyor.Philpott is no longer acting, but as of 2006 is still working as a singer/performer.
Sonraları İzmir'de çeşitli gece kulüplerinde şarkıcılık yapmaya başlamıştır.She then started singing in various nightclubs in İzmir.
Teselliyi içkide arar ve daha sonra şarkıcılık teklifi alır.He decides to ask Will out for a drink, but later cancels.
Aktris olmadan önce şarkıcılık yapmaktaydı.She wanted to become a singer before she was an actress.
Onları o kadar çok sevmişim ki, şarkıcılık yapmak istedim.I was one of those kids who just liked to sing.
Ayrıca sahneye çıkarak şarkıcılık da yapmıştır.She has also sung for the show.
Kızı Yianna Terzis de kendisi gibi şarkıcılık yapmaktadır.His daughter Yianna Terzi is also a singer.
Ama şarkıcılık yapmam, işim oyunculuk" dedi.I don't sign songs, I sign artists".
1998-2001 itibaren, Saba; bir solo şarkıcılık yanı sıra oyunculuk kariyerinede başladı.From 2002 to 2003, Saba Saba pursued a solo music career.
1920lerin sonunda ve 1930ların başında Varyete oyunculuğu ve şarkıcılık yaptı.In the mid-1920s her performing and choreographic career began.
Gerçek işim şarkıcılık.</i> <i>100 Kiloluk Güzel Çeviri:My bust is 34 inches.
Conservatoire de Paris'te şarkıcılık eğitimi aldı.[1]She trained as a singer at the Conservatoire de Paris.[1]
Şarkıcılık kariyerinde ilk adımlarEarly singing work
Onları o kadar çok sevmişim ki, şarkıcılık yapmak istedim.Ich liebte es, die Freiheit zu haben, zu singen, wie ich wollte.
Ama ağır bir hastalık yüzünden şarkıcılık kariyerini bitirmek zorunda kalır.Eine schwere Tuberkuloseinfektion beendete jedoch ihre Laufbahn als Sängerin.
Yine bu dönemde oyunculuk ve şarkıcılık kurslarına katılmıştır.Außerdem nahm er in dieser Zeit privaten Schauspiel- und Gesangsunterricht.
17 yıl şarkıcılık yaptı.Ein Gespräch vor achtzehn Jahren.
Oğlu Ahmet Behnesavi de bir dönem şarkıcılık yapmıştır.Sein Vater, Majid Behbudov, war ebenfalls Sänger.
2002 yılından beri solo şarkıcılık yapmaktadır.Solo (voix poésie son) depuis 2002.
Onları o kadar çok sevmişim ki, şarkıcılık yapmak istedim.J'aime bien ces gars et j'aime bien les chansons.
Ayrıca sahneye çıkarak şarkıcılık da yapmıştır.Il crée également des musiques pour la scène.
Bir yıl sonra şan dersleri takibe başladı ise de şarkıcılıktan daha çok bir orgcu olarak yetişti.Un año más tarde, también tomó clases de canto, aunque terminó siendo mejor organista que cantante.
Alin, 1997 ve 1999 yılları arasında şarkıcılık ve dramatik sanat eğitimi alarak doğal yeteneğini geliştirdi.Aline perfeccionó su talento natural mediante el estudio de canto y arte dramático entre 1997 y 1999.
Ama şarkıcılık yapmam, işim oyunculuk" dedi.Ellos no viven, pero sí la función".
Diğer bir kadın, ekip elemanlarının müdavimi oldukları bir pavyonda şarkıcılık yapan Gönüldür.Después viene el enzamble musical con algún miembro del equipo con el que trabajo.
Durum Sesinde bir ses kısıklığı neden yanı sıra şarkıcılık ses aralığını etkileyen, ona disfoni verdi.O por el simple hecho de que el cantante tiene problemas temporales con su voz, como un resfriado.
Şarkıcılık kariyerine 1989'da Ya Habayeh adlı ilk albümünü çıkararak başladı.Su carrera musical comenzó cuando editó su primer álbum en 1989.
17 yıl şarkıcılık yaptı.Es una canción de diecisiete minutos.
Aktris olmadan önce şarkıcılık yapmaktaydı.Antes de convertirse en actor fue cantante.
Bir dönem şarkıcılık yaptı.Hace mucho tiempo salvó Melodia.
Bir yıl sonra şan dersleri takibe başladı ise de şarkıcılıktan daha çok bir orgcu olarak yetişti.Un anno dopo iniziò a studiare canto, ma si dimostrò molto più capace come organista che come cantante.
Ayrıca sahneye çıkarak şarkıcılık da yapmıştır.Si divertì anche a recitare.
Onları o kadar çok sevmişim ki, şarkıcılık yapmak istedim.Lui ne faceva parte e amava cantare, desiderando di poter diventare cantante.
Aktris olmadan önce şarkıcılık yapmaktaydı.Si è formata come ballerina prima di diventare attrice.
Ve ardından, 2005'te Tech Music Schools'ta bir yıllık şarkıcılık dersleri aldı.После этого, в 2005 году она один год ходила на курс пения в Tech Music Schools.
Aktris olmadan önce şarkıcılık yapmaktaydı.Прежде чем стать актрисой она была оперной певицей.
Bir dönem şarkıcılık yaptı.Я писала по песне в день.
Ama şarkıcılık yapmam, işim oyunculuk" dedi.Я не подписываю песни, я подписываю артистов.»
Nykänen spor kariyerini noktaladıktan sonra bir süre şarkıcılıkta yapmıştır.Она продолжает свою карьеру певицы в своё свободное время.
Onları o kadar çok sevmişim ki, şarkıcılık yapmak istedim.Но я стала писать песни, и полюбила это занятие.
Ezzahi hem mandolin çalarak hem de şarkıcılık yapmış, 1963'te müziğe başlamıştır.كان الزاهي مغني وعازف ماندول، بدأ تسجيل الأغاني في عام 1963.
Onları o kadar çok sevmişim ki, şarkıcılık yapmak istedim.المغني أحب واحدة لدرجة أنه قرر أن يغنيها.
Bu dönemde birçok meslektaşının aksine şarkıcılık yapmadı.ولم يماثله أحد في هذا العدد الهائل من الأغاني.
Annesi Ida Frick ise şarkıcılık eğitimi almıştı.Sua mãe, Ida Frick, treinava para ser uma cantora.
Ama şarkıcılık yapmam, işim oyunculuk" dedi.Eu não contrato canções, mas sim músicos".
Ve ardından, 2005'te Tech Music Schools'ta bir yıllık şarkıcılık dersleri aldı.Após isso, em 2005 ela teve um ano um curso de canto na Escola de Música de West London.
Ayrıca sahneye çıkarak şarkıcılık da yapmıştır.Além de fotografar, ela também canta.
Şarkıcılık çıkışını Şubat 2016 tarihinde CLC ile yapmıştır.Ela estreou como integrante do CLC em fevereiro de 2016.
Kardeşlerden Rahmi bir bankada çalışmaktadır ve şarkıcılık yapan bir kadına aşık olmuştur.Agapito insiste, pois está apaixonado por uma das cantoras.
2002 yılından beri solo şarkıcılık yapmaktadır.Desde 1995 é também um cantor solo.
Ayrıca şarkıcılık ve yapımcılık da yapmaktadır.Ela também escrevia e produzia.
2002 yılından beri solo şarkıcılık yapmaktadır.Vanaf 2006 zong ze ook solo.
Oyunculuğunun yanı sıra zaman zaman şarkıcılıkta yapmıştır.Occasioneel zingt hij bij zijn spel.
Oyuncu ve besteci kimliğiyle eserler icra etmiş şarkıcılıkta yapmıştır.Ze verwierf in binnen- en buitenland de reputatie van "zingende actrice".
Bu dönemde birçok meslektaşının aksine şarkıcılık yapmadı.W tym okresie samiec prawie w ogóle nie śpiewa.
Onları o kadar çok sevmişim ki, şarkıcılık yapmak istedim.Jag älskade att ha friheten att sjunga som jag ville.
Durum Sesinde bir ses kısıklığı neden yanı sıra şarkıcılık ses aralığını etkileyen, ona disfoni verdi.Skulle musiken, så stark i dess uttrycksfullhet, överrösta orden?
Ayrıca sahneye çıkarak şarkıcılık da yapmıştır.Han uppträdde också i Allsång på Skansen.
1986 Haziranında şarkıcılık okumak üzere Viyana’ya gitti.På hösten detta år reste han till Paris för att studera musik.
Ve ardından, 2005'te Tech Music Schools'ta bir yıllık şarkıcılık dersleri aldı.В 2005 рік відвідувала курс співу в Tech Music Schools.