şarabın ile cümle

şarabın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.Et ce n'était pas seulement ce vin.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.I nie chodziło tylko o to wino.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.In to ne samo za to vino.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.또 그 이유가 단지 그 와인 때문은 아니었습니다. 아마 일상의 저녁 파티에서
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.Og det var ikke bare til den vin.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.Şi nu a fost doar vinul acela.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.Und so ging es mir nicht nur mit diesem Wein.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.Và lý do không phải tại loại rượu đó.
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.וזה לא היה רק היין המסויים הזה. כל אחד מהיינות שהוגש בטעימה הזאת,
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.ولم يكن شعوري هكذا لهذا النبيذ فقط لو أن أي نبيذ من الذين قدموا خلال جلسق التذوق
Sadece Beyaz Cheval şarabına yönelik değil tadımda ikram edilen tüm şaraplar için geçerli.この試飲会で出されたワインが もしディナーパーティで出されたとすれば
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.제 이웃중에 한사람은 200가지의 와인을 알죠.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Am un vecin care cunoaste 200 de tipuri de vin.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Ho un vicino che conosce 200 tipi di vino.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Ich habe einen Nachbarn, der 200 Weine kennt.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Ik heb een buurman die 200 soorten wijn kent.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Jag har en granne som kan 200 olika sorters vin.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.J'ai un voisin qui connaît 200 sortes de vins.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Já mám souseda, co zná 200 druhů vína.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Mám suseda, ktorý pozná 200 druhov vína.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Mój sąsiad zna 200 gatunków wina.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Saya memiliki tetangga yang tahu 200 jenis anggur.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Tengo un vecino que conoce 200 tipos de vino.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Tenho um vizinho que conhece 200 tipos de vinho.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Tôi có một người láng giềng biết tên 200 loại rượu vang.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Van egy szomszédom, aki 200 féle bort ismer.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Έχω έναν γείτονα που γνωρίζει 200 τύπους κρασιού.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Имам съсед, който различава 200 вида вино.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.Мой сосед знает 200 видов вина.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.У мене є сусід, який знає 200 типів вин.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.יש לי שכן שמכיר 200 סוגים של יין
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.لدي هذا الجار الذي يعرف 200 نوع من النبيذ.
Şarabın 200 çeşidini bilen bir komşum var.彼は全て知っているのです。
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.구매된 와인 병들의 원소유자는 18세기에 가장 열정적이었던 와인광 중 하나였습니다.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.18世紀の最も熱狂的なワインマニアの一人でした シャトー・ラフィートは世界でも最高品質のワインの一つであり
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Az üveg eredeti tulajdonosáról kiderült, hogy a 18. század legfanatikusabb borrajongója volt.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.El propietario original de la botella resultó ser... ...uno de los enófilos más entusiastas del siglo XVIII.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Flaskens oprindelige ejer viste sig at være en af de mest entusiatiske vineksperter i det 18. århundrede.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Izkazalo se je, da je bil prvotni lastnik steklenice eden najbolj navdušenih vinskih poznavalcev 18. stoletja.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.La bottiglia era appartenuta inizialmente a uno dei più appassionati cultori di vino del XVIII secolo.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Okazało się, że oryginalnym właścicielem butelki był jeden z największych amatorów wina XVIII wieku.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.O proprietário original da garrafa fora um dos mais entusiásticos apreciadores de vinho do século XVIII.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Pemilik asli dari botol wine tersebut ternyata salah satu penggemar wine yang paling antusias di abad ke-18.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Původní majitel láhve, jak se ukázalo, byl jeden z největších nadšenců vinařství v 18. století.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Ο κάτοχος του μπουκαλιού αποδείχθηκε να είναι ένας από τους πιο ενθουσιώδεις γνώστες κρασιών του 18ου αιώνα.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Предыдущий владелец бутылки был одним из страстных поклонников вин 18 века
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.הבעלים המקורי של הבקבוק היה אחד מחסידי היין המושבעים של המאה ה-18.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.المالك الأصلي لقنينة النبيذ كان واحد من اكثر متذوقي النبيذ حماسة في القرن الثامن عشر
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Älä katsele viiniä, kuinka se punoittaa, kuinka se maljassa hohtaa ja helposti valahtaa alas.
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Chớ xem ngó rượu khi nó đỏ hồng , Lúc nó chiếu sao trong ly , Và tuôn chảy dễ_dàng ;
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Chớ xem ngó rượu khi nó đỏ hồng, Lúc nó chiếu sao trong ly, Và tuôn chảy dễ dàng;
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.포도주는 붉고 잔에서 번쩍이며 순하게 내려가나니 너는 그것을 보지도 말지어다
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Não olhes para o vinho quando se mostra vermelho, quando resplandece no copo e se escoa suavemente.
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Ne glej vina, ko se zlati, ko kaže v kozarcu barvo svojo! Gladko teče po grlu,
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Nehľaď na víno, že rudne, že vydáva v poháre svoju farbu a lesk, že sa hladko kĺže dolu hrdlom.
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Nehleď na víno rdící se, že vydává v koflíku záři svou, a přímo vyskakuje.
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Ne nézd a bort, mily veres színt játszik, mint mutatja a pohárban az õ csillogását; könnyen alá csuszamlik,
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Ne regarde pas le vin qui paraît d`un beau rouge, Qui fait des perles dans la coupe, Et qui coule aisément.
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.Nie zapatruj się na wino, gdy się rumieni, i gdy wydaje w kubku łunę swoję, a prosto wyskakuje.
Şarabın kızıl rengine, Kadehte ışımasına, Boğazdan aşağı süzülüvermesine bakma.No mires el vino cuando rojea, cuando resplandece su color en la copa, cuando entra suavemente

İlgili Sayfalar