şapkası ile cümle
şapkası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Sen hiç bir kovboy şapkası taktın mı?Have you ever put on a cowboy's hat?
Dün Tom'u gördüğümde, bir kovboy şapkası takıyordu.When I saw Tom yesterday, he was wearing a cowboy hat.
O, şapkasını giydi.He put on his hat.
Tom şapkasını taktı.Tom put on his hat.
Tom şapkasını buldu ve onu giydi.Tom found his hat and put it on.
Tom bir beyzbol şapkası takıyordu.Tom was wearing a baseball cap.
O, Tom'un şapkası değil mi?Isn't that Tom's hat?
Beyefendi eldivenlerini ve silindir şapkasını çıkardı.The gentleman took off his gloves and top hat.
Tom kışın çoğunlukla örgü kayak şapkası giyiyor.Tom often wears a knit ski cap in the winter.
Tom'un kalay folyo şapkasını kullanarak sandviçini sardı.She wrapped her sandwich using Tom's tinfoil hat.
Tom aynalı güneş gözlüğü ve ve siyah bir beyzbol şapkası takıyordu.Tom was wearing mirrored sunglasses and a black baseball cap.
Odaya palto ve şapkasıyla girdi.He entered the room in his coat and hat.
Tom şapkasını kaldırdı.Tom raised his hat.
Tom saygıyla şapkasını çıkardı.Tom respectfully removed his hat.
Tom şapkasını bulamadığını söylüyor.Tom says he can't find his hat.
Mary uğradığında Tom şapkasını kaldırdı.When Mary came by, Tom raised his hat.
Tom şapkasını aldı ve onu geri giydi.Tom picked up his hat and put it back on.
Tom şapkasını gözlerinin üzerine aşağıya indirdi.Tom pulled his cap down over his eyes.
Tom ayağa kalktı ve şapkasını giydi.Tom stood up and put on his hat.
Tom genellikle siyah bir kovboy şapkası takar.Tom usually wears a black cowboy hat.
Tom sık sık kovboy botları ve bir kovboy şapkası giyer.Tom often wears cowboy boots and a cowboy hat.
Onun şapkasını sevmiyorum.I don't like his hat.
Tom kiliseye girerken şapkasını çıkardı.Tom took off his hat as he entered the church.
Tom elinde şapkasını tutuyor.Tom is holding his hat in his hand.
Tom'un şapkası ve ceketi oradaki sandalyenin üstünde.Tom's hat and coat are on the chair over there.
Tom şapkasını kaybetti.Tom lost his hat.
Onun giysileri odanın her yanına dağılmış ve şapkasını yatağın dibinde buldu.Her clothes were strewn about the room, and she found her hat at the foot of the bed.
Tom'u son gördüğümde o bir kovboy şapkası giyiyordu.The last time I saw Tom he was wearing a cowboy hat.
Şapkasından nefret ediyorum.I hate her hat.
Onun şapkasından nefret ediyorum.I hate his hat.
Tom şapkasını tekrar giydi.Tom put his cap back on.
Tom şapkasını masaya koydu.Tom put his hat on the table.
Tom şapkasını çıkardı ve kibarca selamladı.Tom took off his hat and bowed politely.
Tom yeni şapkasını giyiyordu.Tom was wearing his new hat.
Tom Mary'nin onun şapkasını nereye koyduğunu merak ediyordu.Tom wondered where Mary had put his hat.
Tom şapkasını bulamıyor.Tom can't find his hat.
Tom şapkasını çıkardı ve başını eğerek selam verdi.Tom took off his hat and bowed.
Tom kot pantolon ve bir kovboy şapkası giydi.Tom wore jeans and a cowboy hat.
O, şapkasını yana yatırdı.He tipped his hat.
O, şapkasını kaldırdı.He raised his hat.
Tom şapkasını çıkardı ve onların önünde eğildi.Tom took off his hat and bowed down to them.
Tom şapkasını çıkardı ve onlara boyun eğdi.Tom took off his hat and bowed down to them.
Tom şapkasını çıkarıp eğilerek onları selamladı.Tom took off his hat and bowed down to them.
Tom şapkasını çıkardı ve arabasına bindi.Tom took off his top hat and got into his car.
Tom bir beyzbol şapkası giyiyor.Tom is wearing a baseball cap.
Tom onu bu sabah gördüğümde bir beyzbol şapkası giyiyordu.Tom was wearing a baseball cap when I saw him this morning.
Tom'u son gördüğümde mavi bir beyzbol şapkası giyiyordu.The last time I saw Tom he was wearing a blue baseball cap.
Tom'a doğum günü için bir beyzbol şapkası verdim.I gave Tom a baseball cap for his birthday.
Tom şapkasını çıkarmadı.Tom didn't take his hat off.
Tom şapkasını eğdi.Tom tipped his hat.
Tom şapkasını yana yatırdı.Tom tipped his hat.
Tom'un üzerinde bir şapkası yok.Tom doesn't have a hat on.
Bu kız odaya girince, her çocuk onun küçük şapkasına gülüyordu.As this girl entered the room, every child was laughing at her little hat.
Onun şapkası çok komikti.His hat was very funny.
Tom bir beyzbol şapkası giydi.Tom wore a baseball cap.
Tom şapkasını arabada bıraktı.Tom left his hat in the car.
Kızın büyük bir kırmızı şapkası vardı.The girl had a big red hat.
Tom şapkasını değiştirdi.Tom shifted his hat.
Bir rüzgar esintisi geldi ve Curdken'in şapkasını uçurdu.A puff of wind came and blew Curdken's hat far away.
Tom şapkasını odamda bıraktı.Tom left his hat in my room.