şapkalı ile cümle
şapkalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kırmızı şapkalı bir adam gördüm.I saw a man with a red hat.
Kırmızı şapkalı olan bayan kim ?Who's the woman with the red hat?
Şapkalı nedir?What's with the hat?
Biz şapkalı bir adam arıyoruz.We're looking for a guy with a hat.
F208a: Koyu Fötr Şapkalı Otoportre Vincent'ın ilk otoportrelerinden biridir.F208a: Self-Portrait with Dark Felt Hat is amongst the earliest of Vincent's self-portraits.
Gri Fötr Şapkalı Otoportre, 1887–88 Kışı.Self-Portrait with Grey Felt Hat, Winter 1887–88.
Van Gogh Müzesi, Amsterdam Hasır Şapkalı Otoportre, Paris, 1887–88 Kışı.Van Gogh Museum, Amsterdam Self-Portrait with Straw Hat, Paris, Winter 1887–88.
Diğer adı da şapkalı mantarlardır.The name itself refers to pointed hats.
Şimdi bu tarafta kırmızı şapkalı bayanlar var.So you've got the red-hat ladies over here.
Şu tarafta kırmızı şapkalı triatletler.You've got the red-hat triathletes over there.
Beyaz şapkalı yiyecek üretenler var.You've got people in white hats making food.
Ve beyaz şapkalı teknelerinde gezen insanlar var.And people in white hats sailing boats.
Şapkalı jOops. j, little cap.
Şapkalı yaşlı adam nerede?Where's the old guy, with the hat?
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."As a little girl, I'd admire women at church with beautiful hats.
Büyük Şapkalı Kadın (Femme au grand chapeau), 1906, tuval üzerine yağlı boya.Woman with Large Hat (Femme au grand chapeau), 1906, oil on canvas, 100 cm × 81 cm (39 in × 32 in)
Tavis Ormandy, İngiliz beyaz şapkalı hackerdır.Tavis Ormandy is an English computer security white hat hacker.
Gülümseyen şapkalı hamal kafası, menülerde, tabaklarda ve promosyon ürünlerinde de yer aldı.The smiling capped porter head also appeared on menus, dishes, and promotional items.
Altı Şapkalı Düşünme Tekniği Edward De Bono'nun 1985'te yayınlanan kitabıdır.Der Ursprung dieser Methode ist die Technik der sechs Denkhüte von Edward de Bono.
Kırmızı şapkalı olan bayan kim ?¿Quién es la señora del sombrero rojo?
Kırmızı şapkalı bir adam gördüm.He visto un hombre con un sombrero rojo.
F208a: Koyu Fötr Şapkalı Otoportre Vincent'ın ilk otoportrelerinden biridir.F208a: Autoritratto con cappello di feltro scuro è tra i primi autoritratti di Vincent.
Kiremitten şapkalı bacalar, Muğla evlerinin simgesi sayılır.Остатки маски образуют подобие заколки в волосах.
Diğer adı da şapkalı mantarlardır.Nazwę czako noszą także czapki górnicze.
Lizard Squad, siyah şapkalı tabiriyle bilinen hack grubu.Axelträns för Leutnant med svart paspoal.
F208a: Koyu Fötr Şapkalı Otoportre Vincent'ın ilk otoportrelerinden biridir.XF8U-1 (XF-8A) - První dva prototypy F8U-1 (F-8A) - První sériová verze.
Gri Fötr Şapkalı Otoportre, 1887–88 Kışı.Potret Diri dengan Topi Abu-abu, Musim Dingin 1887–88.
Birim vektör genellikle ‘û‘ gibi şapkalı ve küçük harflerle ifade edilir.Suatu vektor satuan sering diindikasikan dengan sebuah "topi" di atas huruf "a" kecil sebagaimana pada â.
Şapkalı a genellikle l, k ve g, h ünsüzlerinden sonra kullanılır.ūは通常k, g, hの直後にのみ来うる。
F208a: Koyu Fötr Şapkalı Otoportre Vincent'ın ilk otoportrelerinden biridir.F-8A原始編號F8U-1,是F-8系列的第一種量產型,總共生產218架。
Diğer adı da şapkalı mantarlardır.לכן, שם הסוג שהתקבל הוא משקפיים.
Beyaz şapkalı yiyecek üretenler var.Ada orang-orang bertopi putih membuat makanan.
Beyaz şapkalı yiyecek üretenler var.A las personas con gorros blancos haciendo comida.
Beyaz şapkalı yiyecek üretenler var.Avem oamenii cu pălării albe care fac de mâncare.
Beyaz şapkalı yiyecek üretenler var.Bạn có những người mũ trắng nấu ăn.
Beyaz şapkalı yiyecek üretenler var.Cuochi col cappello bianco.
Beyaz şapkalı yiyecek üretenler var.Du har människor i vita hattar som lagar mat.
Beyaz şapkalı yiyecek üretenler var.Es gibt Leute in weißen Hüten, die Essen machen.
Beyaz şapkalı yiyecek üretenler var.하얀모자 쓰고 음식 만드는 사람들도 있고
Beyaz şapkalı yiyecek üretenler var.Máme tu ľudí v bielych čiapkach, ktorí pripravujú jedlo.
Beyaz şapkalı yiyecek üretenler var.Mamy ludzi w białych czapkach przygotowujących jedzenie,
Beyaz şapkalı yiyecek üretenler var.Mensen met witte hoeden maken eten.
Beyaz şapkalı yiyecek üretenler var.Vagy vannak a fehérsapkások, akik főznek.
Beyaz şapkalı yiyecek üretenler var. Ve beyaz şapkalı teknelerinde gezen insanlar var.Há pessoas com chapéus brancos a cozinhar, pessoas com chapéus brancos a velejar.
Beyaz şapkalı yiyecek üretenler var. Ve beyaz şapkalı teknelerinde gezen insanlar var.Máte lidi v bílých čepicích, co připravují jídlo a lidi v bílých čepičkách, co se plaví na lodích.
Beyaz şapkalı yiyecek üretenler var. Ve beyaz şapkalı teknelerinde gezen insanlar var.Άνθρωποι με άσπρα καπέλα μαγειρεύουν και άνθρωποι με λευκά καπέλα κυβερνούν καράβια.
Beyaz şapkalı yiyecek üretenler var.Vous avez les gens en chapeau blanc qui font la cuisine.
Beyaz şapkalı yiyecek üretenler var.Вот люди, которые готовят еду в белых колпаках.
Beyaz şapkalı yiyecek üretenler var.Имаме хора с бели шапки, които приготвят храна.
Beyaz şapkalı yiyecek üretenler var.Тут люди в білих капелюхах, які готують їжу.
Beyaz şapkalı yiyecek üretenler var.ואנשים עם כובעים לבנים שמשיטים ספינות.
Beyaz şapkalı yiyecek üretenler var.لديك مجموعة من الناس أصحاب القبعات البيضاء يعدون الطعام
Beyaz şapkalı yiyecek üretenler var.「白い帽子の船乗り」の集団もある
(İspanyolca) Bizi şapkalı adam gönderdi... ...ve bize inanılmaz hikayeler anlattı.(En espagnole) L'homme des chapeux nous a envoyé... et racontait des histoires incroyables.
(İspanyolca) Bizi şapkalı adam gönderdi... ...ve bize inanılmaz hikayeler anlattı.(španělština)
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."Als kleines Mädchen habe ich die Frauen in der Kirche mit den wunderschönen Hüten bewundert.
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."Als klein meisje bewonderde ik die vrouwen in de kerk met hun mooie hoeden.
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."Când eram mică, admiram femeiile la biserică cu pălării frumoase.
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."Cuando era pequeña, admiraba las mujeres con sombreros hermosos.
"Küçük bir kız olarak, kilisedeki güzel şapkalı kadınlara hayranlık duyardım."Da bambina, in chiesa ammiravo le donne con dei bellissimi cappelli.