Şanssızlık hayatı boyunca onun yakasını hiç bırakmadı.Misfortune dogged him all his life.
Lorenzo Barquero: Hayatı şanssızlıklar ve kötülüklerle mahvolmuş bir yetimdir.Lorenzo Barquero: Orphan whose future was destroyed by misfortune and vice.
Chandler sarkastik şakaları ve ilişkilerdeki şanssızlıklarıyla bilinmektedir.Chandler is known for his sarcastic sense of humor and bad luck in relationships.
Godwine büyük şanssızlıklar yaşadı.Douglas had bad luck.
Ama şanssızlık bu ya, youtube'da bir sürü çiftleşen kedi videosu var.And, unfortunately, on YouTube, there's many cats mating videos.
Burada dil farklılığından kaynaklanan bir şanssızlık da söz konusu olabilir.El origen de los trastornos del lenguaje puede ser variado.
Chandler sarkastik şakaları ve ilişkilerdeki şanssızlıklarıyla bilinmektedir.Chandler é conhecido por suas piadas, seu humor.
Her ne kadar şanssızlık ve sakatlıkla boğuşsa da başarılı bir güreşçidir.Hoewel hij erg beleefd en beschaaf overkomt, is hij een erg capabele vechter.
Ancak büyük bir şanssızlık sonucu yirmi dört de yirminci(43 Puanla) oldular.Ponieśli tam minimalną porażkę (43:47).
Chandler sarkastik şakaları ve ilişkilerdeki şanssızlıklarıyla bilinmektedir.Chandler är känd för sina sarkastiska skämt.
Latincede "sinister" solak anlamına gelse de klasik Latincede "kötülük ve şanssızlık" anlamına da gelmektedir.På latin heter vänster sinister, vilket även betyder olycksbådande.
Godwine büyük şanssızlıklar yaşadı.Dickinson var salig av lycka.
Başlangıçta şanssızlıklar yaşamış olmamıza rağmen henüz hiçbir konserimizi ertelemedik.Az együttes érdekessége, hogy az egészen korai időket leszámítva, sohasem adtak koncerteket.
(İkili: Qual pena in me già desta / "Ölümcül şanssızlık bana ne kadar acı veriyor.")Mert a szegénység elmeállapot.” „Tudod, mennyire unatkoztam ma?
Topluluk altıncı yılında arka arkaya iki şanssızlık yaşadı.A 6. évadban két epizódban van visszatekintés.
Bu tur Fenerbahçe için şanssızlıklarla geçti.Sajnos a dolgok nem voltak tökéletesek a Konwiktorska utcában.
Chandler sarkastik şakaları ve ilişkilerdeki şanssızlıklarıyla bilinmektedir.Chandler tunnetaan sarkastisesta huumoristaan ja huono-onnisista seurustelusuhteistaan.
Godwine büyük şanssızlıklar yaşadı.Godwin joutui vaikean valinnan eteen.
Bununla birlikte, Fenerbahçe'nin play-off'a girmesi şanssızlıklar sonucu mümkün olmadı.Flash Playerissa on kuitenkin sen estämiseen asetuksia.
John Q.'nin çalışma hayatında şanssızlıklar peşini bırakmaz.Liiketoiminnassaan John Kay ei onnistunut.
Bununla birlikte, Fenerbahçe'nin play-off'a girmesi şanssızlıklar sonucu mümkün olmadı.Ωστόσο, η είσοδος του Aschbacher στο χώρο ήρθε χωρίς δυσκολίες.
Chandler sarkastik şakaları ve ilişkilerdeki şanssızlıklarıyla bilinmektedir.Chandler dikenal karena rasa humor sarkastik dan nasib buruk dalam hubungan.
Chandler sarkastik şakaları ve ilişkilerdeki şanssızlıklarıyla bilinmektedir.Chandler biết đến bởi nét hài hước mỉa mai và vận rủi trong các mối quan hệ.
Godwine büyük şanssızlıklar yaşadı.לפין לא היה כה בר מזל.
Chandler sarkastik şakaları ve ilişkilerdeki şanssızlıklarıyla bilinmektedir.Chandler je známy pre svoj sarkastický humor a nešťastie vo vzťahoch.
Ancak bu gizemli kadınla buluşma gayretleri her seferinde bir şanssızlık sonucunda sekteye uğrar.No ako vždy, táto trojica sa ‘náhodou’ dostala k riešeniu tejto záhady.
Chandler sarkastik şakaları ve ilişkilerdeki şanssızlıklarıyla bilinmektedir.Čandleris pasižymi savo sarkastiškumu ir sugebėjimu juokauti.
Başlangıçta şanssızlıklar yaşamış olmamıza rağmen henüz hiçbir konserimizi ertelemedik.Paskutiniais gyvenimo metais sunkiai sirgo melanoma, bet, nepaisydamas ligos, tęsė koncertinę veiklą.
Ama şanssızlık bu ya, youtube'da bir sürü çiftleşen kedi videosu var.A bohužiaľ jeden môže na YouTube nájsť veľa videí mačiek ako sa pária.
Ama şanssızlık bu ya, youtube'da bir sürü çiftleşen kedi videosu var.A, naneštěstí, na YouTube se nachází mnoho videí pářících se koček.
Ama şanssızlık bu ya, youtube'da bir sürü çiftleşen kedi videosu var.Dan sialnya, di Youtube, ada banyak video kucing yang sedang kawin.
Ama şanssızlık bu ya, youtube'da bir sürü çiftleşen kedi videosu var.E, infelizmente, há muitos vídeos de gatos a acasalar no YouTube.
Ama şanssızlık bu ya, youtube'da bir sürü çiftleşen kedi videosu var.E, sfortunatamente, su Youtube, ci sono tanti video con l'accoppiamento di gatti.
Ama şanssızlık bu ya, youtube'da bir sürü çiftleşen kedi videosu var.És sajnos, a YouTube-on számtalan videó van párzó macskákról.
Ama şanssızlık bu ya, youtube'da bir sürü çiftleşen kedi videosu var.Et malheureusement, sur Youtube, il y a plein de vidéos sur l'accouplement des chats.
Ama şanssızlık bu ya, youtube'da bir sürü çiftleşen kedi videosu var.Helaas: YouTube heeft veel filmpjes van seksende poezen.
Ama şanssızlık bu ya, youtube'da bir sürü çiftleşen kedi videosu var.Iar, din păcate, pe Youtube, sunt o gramadă de clipuri cu pisici în călduri.
Ama şanssızlık bu ya, youtube'da bir sürü çiftleşen kedi videosu var.I niestety na Youtube'ie jest sporo filmów z parzącymi się kotami.
Ama şanssızlık bu ya, youtube'da bir sürü çiftleşen kedi videosu var.그런데 불행히도 유튜브에는 많은 고양이의 짝짓기 비디오들이 있었습니다.
Ama şanssızlık bu ya, youtube'da bir sürü çiftleşen kedi videosu var.Leider gibt es in YouTube viele Videos mit sich paarenden Katzen.
Ama şanssızlık bu ya, youtube'da bir sürü çiftleşen kedi videosu var.Thật không may, Youtube có rất nhiều videos mèo giao phối.
Ama şanssızlık bu ya, youtube'da bir sürü çiftleşen kedi videosu var.Και, δυστυχώς, στο YouTube, έχει πολλά βίντεο με ζευγαρώματα γάτας.
Ama şanssızlık bu ya, youtube'da bir sürü çiftleşen kedi videosu var.И за нещастие в Youtube има много клипове на котки, които се сношават.
Ama şanssızlık bu ya, youtube'da bir sürü çiftleşen kedi videosu var.І, на жаль, на Ютубі дуже багато відео про спарювання котів.
Ama şanssızlık bu ya, youtube'da bir sürü çiftleşen kedi videosu var.К несчастью, на Youtube полно видео со спариванием кошек.
Ama şanssızlık bu ya, youtube'da bir sürü çiftleşen kedi videosu var.ולמרבית הצער, יש המון סרטוני זיווגים של חתולים ביוטיוב.
Ama şanssızlık bu ya, youtube'da bir sürü çiftleşen kedi videosu var.ولسوء الحظ، على موقع يوتيوب، يوجد العديد من مقاطع فيديو لتزاوج القطط.
Ama şanssızlık bu ya, youtube'da bir sürü çiftleşen kedi videosu var.それらを見て彼女は幸いにも
Zihninin böyle hızlı çalışması senin için büyük şanssızlık.Ærgerligt for dig at du forstår ting så hurtigt.
Zihninin böyle hızlı çalışması senin için büyük şanssızlık.É um grande azar para si ter um raciocínio tão rápido,
Zihninin böyle hızlı çalışması senin için büyük şanssızlık.È un peccato che la sua mente lavori così in fretta,
Zihninin böyle hızlı çalışması senin için büyük şanssızlık.Ma pan pecha, że pański umysł tak szybko pracuje.
Zihninin böyle hızlı çalışması senin için büyük şanssızlık.On kovin ikävää, että olette niin nopeaälyinen...
Zihninin böyle hızlı çalışması senin için büyük şanssızlık.Tiene la mala suerte de tener una mente muy ágil.
Zihninin böyle hızlı çalışması senin için büyük şanssızlık.Tråkigt för dig att du fattar så snabbt.
Zihninin böyle hızlı çalışması senin için büyük şanssızlık.Είστε άτυχος που έχετε τόσο κοφτερό μυαλό,
Zihninin böyle hızlı çalışması senin için büyük şanssızlık.К величайшему сожалению для вас, вы очень быстро всё понимаете,