İyi şanslar."Я буду по тебе скучать. Удачи".
İyi şanslar..בהצלחה
İyi şanslar.בהצלחה
İyi şanslar."דמות נורא חשובה בחיי, ושאני אתגעגע אליך. בהצלחה."
İyi şanslar!תן לנו הזדמנות. התנדנדות גדולה ועכשיו חבטות טובות? היא די אפרוח. למה שלא תשתף? חרא.
İyi şanslar!أعطنا إستراحة النطّ عظيمة والآن الضربة بالمضرب الجيّدة؟ هي تماما فرخ لماذا لا تشارك في؟ تبّاً
İyi şanslar."أنك كنت رجلا مهما للغاية في حياتي ، وأني سأفتقدك. بالتوفيق"
İyi şanslar.بالتوفيق
İyi şanslar.حظاً طيباً
İyi şanslar...حظاً طيباً
İyi şanslar!حظّ سعيد
İyi şanslar.حظ موفق
İyi şanslar.يجب أن نخرجك من هنا. أنا أخرجه! غطّني! انتظر ااااه
İyi şanslar.あいつ!気取っちゃって
İyi şanslar.おめでとう
İyi şanslar...お元気で
İyi şanslar."そう言って彼女は去っていきました 私は面食らいます
Kadınlar bu kuralları koyamaz, ama bizi tanımlayabilirler; fırsatlarımızı ve şanslarımızı tanımlayabilirler.Femeile nu fac regulile, însă acestea ne definesc şi definesc oportunităţile şi şansele noastre.
Kadınlar bu kuralları koyamaz, ama bizi tanımlayabilirler; fırsatlarımızı ve şanslarımızı tanımlayabilirler.여성들은 규칙을 만들지 않아요 그러나 그것들은 우리를 정의하고, 우리의 기회와 가능성들을 규정하죠
Kadınlar bu kuralları koyamaz, ama bizi tanımlayabilirler; fırsatlarımızı ve şanslarımızı tanımlayabilirler.Kobiety nie tworzą tych zasad, ale one nas definiują i definiują nasze szanse i nasze nadzieje.
Kadınlar bu kuralları koyamaz, ama bizi tanımlayabilirler; fırsatlarımızı ve şanslarımızı tanımlayabilirler.Vrouwen maken deze regels niet, maar ze definiëren ons en ze bepalen onze mogelijkheden en onze kansen.
Kadınlar bu kuralları koyamaz, ama bizi tanımlayabilirler; fırsatlarımızı ve şanslarımızı tanımlayabilirler.Жените не създават тези правила, но те ни определят, и те определят нашите възможности и шансове.
Kadınlar bu kuralları koyamaz, ama bizi tanımlayabilirler; fırsatlarımızı ve şanslarımızı tanımlayabilirler.Не женщины придумывают эти правила, однако они определяют нас и они ограничивают наши возможности и шансы.
Kadınlar bu kuralları koyamaz, ama bizi tanımlayabilirler; fırsatlarımızı ve şanslarımızı tanımlayabilirler.נשים לא יוצרות חוקים אלה, אך הם מגדירים אותנו, וכן מגדירים את ההזדמנויות שלנו והסיכויים שלנו.
Kadınlar bu kuralları koyamaz, ama bizi tanımlayabilirler; fırsatlarımızı ve şanslarımızı tanımlayabilirler.و المرأة لم تضع تلك القواعد, و لكنها تحدد هويتنا و تحدد إمكانياتنا و فرصنا.
Kadınlar bu kuralları koyamaz, ama bizi tanımlayabilirler; fırsatlarımızı ve şanslarımızı tanımlayabilirler.これは私たちを縛り、私たちの将来や チャンスを縛ります そして男性もこの規則に影響を受けます
Kahrolası lrene! Hadi. İyi şanslar çocuklar.Porra da "Irene"!
Kendisi bu firmaları, tekrar açılma şansları olmadan iflasa götürmek istedi.Er wollte sie in den Konkurs zu nehmen, ohne dass Sie irgendeiner Weise offen bleiben.
Kürtler 3000 yıldır bağımsızlık için mücadele veriyorlar ve şu an, sonunda buna ulaşma şanslarının olduğu an.A kurdok háromezer éve harcolnak a függetlenségükért, és most esélyük nyílt elnyerni.
Kürtler 3000 yıldır bağımsızlık için mücadele veriyorlar ve şu an, sonunda buna ulaşma şanslarının olduğu an.De Koerden voeren al 3.000 jaar een strijd voor onafhankelijkheid. En nu zien ze eindelijk hun kans schoon.
Kürtler 3000 yıldır bağımsızlık için mücadele veriyorlar ve şu an, sonunda buna ulaşma şanslarının olduğu an.삼천년 간 쿠르드인들은 독립투쟁을 벌여왔습니다. 마침내 독립을 쟁취할 기회도 왔습니다.
Kürtler 3000 yıldır bağımsızlık için mücadele veriyorlar ve şu an, sonunda buna ulaşma şanslarının olduğu an.Kurzii de 3.000 de ani au purtat lupte de independență. Și acum e ocazia lor s-o aibă în cele din urmă.
Kürtler 3000 yıldır bağımsızlık için mücadele veriyorlar ve şu an, sonunda buna ulaşma şanslarının olduğu an.Od 3000 lat Kurdowie walczą o niepodległość. Teraz rzeczywiście mają szansę zwyciężyć.
Kürtler 3000 yıldır bağımsızlık için mücadele veriyorlar ve şu an, sonunda buna ulaşma şanslarının olduğu an.Кюрдите от 3000 години водят борба за независимост. И сега е техният шанс най-накрая да я имат.
Kürtler 3000 yıldır bağımsızlık için mücadele veriyorlar ve şu an, sonunda buna ulaşma şanslarının olduğu an.הכורדים במשך 3,000 שנה מנהלים מאבק לעצמאותם. וכעת זו ההזדמנות שלהם לזכות בה.
Kürtler 3000 yıldır bağımsızlık için mücadele veriyorlar ve şu an, sonunda buna ulaşma şanslarının olduğu an.إن الأكراد لمدة 3,000 عام نشطاء و لهم كفاح و رغبة في الإستقلال . والآن أخيراً هل لهم فرصة ليحققوه .
Kürtler 3000 yıldır bağımsızlık için mücadele veriyorlar ve şu an, sonunda buna ulaşma şanslarının olduğu an.独立の為に奮闘してきました そして今 ついに独立を手に入れるチャンスを手にしました これらはクルディスタンから出ている パイプラインのルートです
Lee Cronin, iyi şanslar. Çok teşekkür ederim.) (Alkış)Lee Cronine, hodně štěstí.
Lee Cronin, iyi şanslar. Çok teşekkür ederim.) (Alkış)Lee Cronin, powodzenia (LC:
Lee Cronin, iyi şanslar. Çok teşekkür ederim.) (Alkış)Lee Cronin, sok szerencsét!
Lee Cronin, iyi şanslar. Çok teşekkür ederim.) (Alkış)Lee Cronin, xin chúc may mắn.
Lee Cronin, iyi şanslar.Lee Cronin, boa sorte. Muito obrigado.) (Aplausos)
Lee Cronin, iyi şanslar.Lee Cronin, bon courage. Merci beaucoup.) (Applaudissements)
Lee Cronin, iyi şanslar.Lee Cronin, buena suerte. Muchas gracias) (Aplausos)
Lee Cronin, iyi şanslar.Lee Cronin, buona fortuna. Molte grazie.) (Applausi)
Lee Cronin, iyi şanslar.Lee Cronin, mult succes.
Lee Cronin, iyi şanslar.Lee Cronin, semoga sukses.
Lee Cronin, iyi şanslar.Lee Cronin, veel geluk.
Lee Cronin, iyi şanslar.Lee Cronin, viel Glück. Vielen Dank.) (Applaus)
Lee Cronin, iyi şanslar.Лий Кронин, успех. Много благодаря.) (Аплодисменти)
Lee Cronin, iyi şanslar.Ли Кронин, удачи. Спасибо большое.) (Аплодисменты)
Matematik sınıfında iyi şanslarBon courage pour vos cours de maths !
Matematik sınıfında iyi şanslarHodně štěstí do hodiny matematiky.
Matematik sınıfında iyi şanslarLycka till med mattelektionen.
Matematik sınıfında iyi şanslarPowodzenia na lekcji matematyki.
Matematik sınıfında iyi şanslarVeľa šťastia do hodín matematiky.
Muhtemelen bilmiyorsun. İyi şanslar...지후씨 아마 모를거에요.
"Öğrencilerin yüzde 66'sı, üçte ikisi, resimleri değiştirme şanslarının olduğu dersi seçiyorlar.66%의 학생이 전자를 택했습니다. 마음을 바꿀 기회를 원했다는 거죠.
"Öğrencilerin yüzde 66'sı, üçte ikisi, resimleri değiştirme şanslarının olduğu dersi seçiyorlar.66 prosenttia, kaksi kolmasosaa, on mieluummin kurssilla, jolla he voivat muuttaa mieltänsä.
"Öğrencilerin yüzde 66'sı, üçte ikisi, resimleri değiştirme şanslarının olduğu dersi seçiyorlar.66% от студентите, това са 2/3, предпочитат да бъдат в курса, където ще имат възможност да си сменят мнението.