şansı ile cümle

şansı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Gerçekten bir kazanma şansımız olduğunu düşünüyor musun?Do you really think we have a chance to win?
Fadıl, Leyla'ya intikam alma şansı verdi.Fadil offered Layla a chance for revenge.
Tom'un başka şansı olmayabilir.Tom may not get another chance.
Şansın olsa onu yapar mısın?Would you do that if you had the chance?
Tom'la konuşmak için asla bir şansımız olmadı.We never got a chance to talk to Tom.
Başarı şansımızı nasıl artırabiliriz?How can we improve our chances of success?
Kazanmak için bir şansımız var.We have a chance of winning.
Şimdi benim şansım.Now's my chance.
Bu, Fadıl'ın son şansı.This is Fadil's last chance.
Fadıl'ın bir başka özgürlük şansı var.Fadil got another chance of freedom.
Fadıl'ın gerçekten bir şansı yoktu.Fadil really didn't have a chance.
İyi bir seçilme şansın var.You have a good chance of being chosen.
Onu yapmak için bir şansım daha var.I got another chance to do that.
Bence Tom'un şansı tükenmek üzere.I think Tom's luck is about to run out.
Hâlâ bir kazanma şansımız var.We still have a chance to win.
Hâlâ kazanma şansım var.I still have a chance to win.
Sami şansına inanamadı.Sami couldn't believe his good luck.
Bu Tom'u görmek için son şansım.This is my very last chance to see Tom.
Umarım Boston'u ziyaret etme şansını yakalarım.I hope I get a chance to visit Boston.
Umarım Boston'a gitme şansını yakalarım.I hope I get a chance to go to Boston.
Onu yapma şansım hiç olmadı.I've never had the chance to do that.
Tom'un kendini savunma şansı yoktu.Tom had no chance to defend himself.
Onu yapacak şansımız hiç olmadı.We never got the chance to do that.
Onu yapmak için hiç şansım olmadı.I never got the chance to do that.
Tom'un hiç Mary ile konuşma şansı olmadı.Tom never got a chance to talk to Mary.
Tom'un onu yapma şansı olmayacak.Tom won't have a chance to do that.
Leyla'nın şansı tükendi.Layla's luck has run out.
Bu sefer Leyla'nın şansı tükendi.This time, Layla's luck has run out.
Sence Tom'un orada olma şansı var mı?Do you think there's a chance that Tom will be there?
Tom'un onu yapan kişi olmasının hiç şansı var mı?Is there any chance Tom was the one who did that?
Onu yapmak için henüz bir şansın oldu mu?Have you had a chance to do that yet?
Sık sık Fransızca konuşma şansım yok.I don't often have the chance to speak French.
Tom'un onu nasıl yapacağını bilme şansı var mı?Is there any chance Tom knows how to do that?
Leyla kaçma şansını yakaladı.Layla seized her chance to escape.
Onu sık sık yapma şansım yok.I don't often have the chance to do that.
Onu denemek için bir şansın oldu mu?Have you had a chance to try it?
Başarabileceğimize dair herhangi bir şansımız var mı?Is there any chance we can succeed?
Bunu saat 2.30'a kadar yetiştirme şansın var mı?Is there any chance you can get that done by 2:30?
Leyla sokaklarda şansını denemek için yetimhaneden kaçtı.Layla ran away from the orphanage to take her chances on the streets.
Leyla şansına inanamadı.Layla couldn't believe her luck.
Leyla kurtulma şansını kaçırdı.Layla missed a chance of rescue.
Leyla'nın ölme şansı her saat artıyordu.Layla's chances of dying were increasing with every hour.
Bence bir kazanma şansımız var.I think we have a chance of winning.
Tom kötü şansına inanamadı.Tom couldn't believe his bad luck.
Hata hâlâ orada. Hâlâ onu kaldırma şansı yok mu?The error is still there. Is there still no chance of removing it?
Başka şansımız olmayacak.We won't get another chance.
Tom bunu yapmaya çalışma şansı verilmedi.Tom wasn't given the chance to try doing that.
Bunu yapmak üzereydim, ama bir şey ortaya çıktı ve bir şansım olmadı.I was about to do that, but something came up and I didn't have a chance to.
Tom'a seçme şansı vermedim.I didn't give Tom any choice.
Bunu yapmak için kesinlikle bir şansın olacak.You'll definitely get a chance to do that.
Bunu yapma şansım olacağından şüpheliyim.I doubt that I'll get a chance to do that.
Tom'a asla bunu yapma şansı verilmedi.Tom was never given the chance to do that.
Umarım bunu yapma şansım olur.I hope I get the chance to do that.
Tom'un şansı varmış, cezalandırılmadı.Tom is lucky he didn't get punished.
Bunu yapma şansın olacak.You'll get the chance to do that.
Tom'un bu kavgayı kazanma şansı yoktu.Tom had no chance to win that fight.
Tom, Mary'ye bunu yapma şansı vermeli.Tom should give Mary a chance to do that.
Tom'un bunu yapma şansı var.Tom got the chance to do that.
Tom'un bunu yapma şansı yoktu.Tom had no chance to do that.
Tom'un bunu yapmak için bir şansı vardı.Tom had a chance to do that.
İlgili Sayfalar