şansı ile cümle
şansı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.Chúng ta chẳng còn sự lựa chọn nào, hãy đối mặt với thực tế.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.현실을 받아들여야 합니다.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.Não temos alternativa senão aceitar essa realidade.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.Nemáme žádnou jinou možnost než se smířit s realitou.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.Nie pozostaje nam nic oprócz stawienia czoła rzeczywistości.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.Nincs más választásunk, mint felölelni ezt a valóságot.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.Non abbiamo scelta, dobbiamo accettare questa realtà.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.No tenemos más remedio que aceptar esa realidad.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.Nous n'avons pas d'autre choix que d'accepter cette réalité.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.Nu avem de ales decât să îmbrățișăm realitatea.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.We hebben geen andere keus dan die realiteit te omarmen.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.Wir haben gar keine andere Wahl als diese Realität zu akzeptieren.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.Δεν έχουμε άλλη επιλογή, παρά να δεχθούμε αυτή την πραγματικότητα.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.Нямаме друг избор освен да приемем реалността.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.У нас немає вибору, тільки прийняти реальність.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.У нас нет другого выбора, кроме как принять такую действительность.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.אין לנו ברירה אלא להכיר במציאות הזאת.
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.لا خيار لدينا سوى تقبل هذا الواقع
Bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.それは
Bu hala benim bir şansım olduğu anlamına gelir. tamam, tamam ...Dat betekent dat ik nog een kans heb
Bu hala benim bir şansım olduğu anlamına gelir. tamam, tamam ...Inseamna ca inca mai am o sansa.
Bu hala benim bir şansım olduğu anlamına gelir. tamam, tamam ...Itu berarti aku masih punya kesempatan.
Bu hala benim bir şansım olduğu anlamına gelir. tamam, tamam ...나한테도 여지가 남아있다는 거네.
Bu hala benim bir şansım olduğu anlamına gelir. tamam, tamam ...Questo vuol dire che ho ancora una possibilità.
Bu hala benim bir şansım olduğu anlamına gelir. tamam, tamam ... Şaka yaptımCela veut dire que j'ai encore une autre chance. c'est bon, c'est bon, je plaisante.
Bu hala benim bir şansım olduğu anlamına gelir. tamam, tamam ... Şaka yaptımCó nghĩa là mình vẫn còn cơ hội
Bu hala benim bir şansım olduğu anlamına gelir. tamam, tamam ... Şaka yaptımDet betyder att jag fortfarande har en chans.
Bu hala benim bir şansım olduğu anlamına gelir. tamam, tamam ... Şaka yaptımTo znaczy, że mam jeszcze szansę.
Bu hala benim bir şansım olduğu anlamına gelir. tamam, tamam ...Αυτό σημαίνει πως έχω άλη μια ευκαίρια ακόμη.
Bu hala benim bir şansım olduğu anlamına gelir. tamam, tamam ...Значит, у меня еще есть шанс.
Bu hala benim bir şansım olduğu anlamına gelir. tamam, tamam ...هذا يعني أنه لازالت لدي فرصة أخرى
Bu hala benim bir şansım olduğu anlamına gelir. tamam, tamam ...そうかそうか、道理でね~ ゲームが易しすぎると思ったわ
Bu kadar değil! Benim şansım nedeniyle öyle!Nu e asta! e pentru ca am noroc.
Bu kadar değil! Benim şansım nedeniyle öyle!Не, това е заради моя късмет!
Bu kadar değil! Benim şansım nedeniyle öyle!!זה לא זה! זה בגלל המזל שלי
Bu kadar değil! Benim şansım nedeniyle öyle!ليس بسبب ذلك ! إنه بسبب حظـي ! ـ
Bu kadar değil! Benim şansım nedeniyle öyle!そうだね 正解
Bu kesinlikle başarılı bir demo yürütme şansımızı arttıracaktır. Peki o zaman başlayabiliriz. Hugo Barra:Witam, ponad 6000 osób zgromadzonych tutaj w Centrum Moscone w San Francisco.
Bu kesinlikle başarılı bir demo yürütme şansımızı arttıracaktır.São cerca de 12 aparelhos Android activados a cada segundo todos os dias. [ Aplausos ] >>Hugo Barra:
Bu kesinlikle başarılı bir demo yürütme şansımızı arttıracaktır.כי זה יגביר מאד את סיכויינו להציג באופן מוצלח את הדמואים שלנו.
Bu kesinlikle başarılı bir demo yürütme şansımızı arttıracaktır.إطفاؤها، لأن ذلك من شأنه أن يرفع من فرص نجاح عرضنا هذا.
Bu kesinlikle başarılı bir demo yürütme şansımızı arttıracaktır.さあ では始めましょう Android プロダクトマネジメント・ディレクター
Bu kesinlikle başarılı bir demo yürütme şansımızı arttıracaktır.請您將熱點關閉 這樣我們才有更大的機會做出完美的展示
Bükreşi ziyaret etme şansı buldun mu?У тебя был шанс посетить Бухарест?
Bu, mağazamla sözleşme imzalaman için son şansın olabilir.A to by pro tebe mohla být poslední šance podepsat smlouvu s mým obchodním oddělením.
Bu, mağazamla sözleşme imzalaman için son şansın olabilir.Dan mungkin itu adalah kesempatan terakhirmu untuk menandatangani kontrak dengan dept store
Bu, mağazamla sözleşme imzalaman için son şansın olabilir.E potrebbe essere l'ultima opportunitā per te di firmare un contratto con il mio Grande Magazzino.
Bu, mağazamla sözleşme imzalaman için son şansın olabilir.És egyben az utolsó esély, hogy aláírd a szerződést az áruházammal.
Bu, mağazamla sözleşme imzalaman için son şansın olabilir.Et cela pourrait être ta dernière chance de signer un contrat avec nous.
Bu, mağazamla sözleşme imzalaman için son şansın olabilir.là cơ hội cuối cùng ký hợp đồng với bách hóa chúng tôi.
Bu, mağazamla sözleşme imzalaman için son şansın olabilir.Si ultima sansa sa ai un contrcat cu centrul nostru comercial.
Bu, mağazamla sözleşme imzalaman için son şansın olabilir.Y puede ser tu última oportunidad para tener un contrato con nuestra tienda.
Bu, mağazamla sözleşme imzalaman için son şansın olabilir.А эта встреча, возможно, - твой последний шанс продлить наше сотрудничество.
Bu, mağazamla sözleşme imzalaman için son şansın olabilir.И последният ти шанс да подпишеш договор с нас.
Bu, mağazamla sözleşme imzalaman için son şansın olabilir.و قد تكون هذه فرصتك الأخيرة لكي تقوم بتوقيع العقد مع متجري
Buna başvurmak istemezdik ama başka şansımız yok.Emme halunneet tätä, mutta meillä ei ole vaihtoehtoa.
Buna başvurmak istemezdik ama başka şansımız yok.Não queríamos ter de chegar a isto, mas não tivemos escolha.
Buna başvurmak istemezdik ama başka şansımız yok.Nie chcieliśmy się do tego uciekać, ale nie mieliśmy wyboru.
Buna başvurmak istemezdik ama başka şansımız yok.Non volevamo arrivare fino a questo punto, ma non abbiamo scelta.
Buna başvurmak istemezdik ama başka şansımız yok.No queríamos tener que recurrir a esto, pero no tenemos alternativa.