Tom'un yaptığı şey Mary'yi şaşırtmadı.What Tom did didn't surprise Mary.
Tom, bunun onu şaşırtmadığını söylüyor.Tom says that didn't surprise him.
Tom şaşkın olmadığını söyledi.Tom said that he wasn't surprised.
Tom kazanırsa çok şaşırırım.I'd be very surprised if Tom won.
Tom şaşıracak, değil mi?Tom will be surprised, won't he?
Sanırım biraz şaşırdım.I guess I was kind of surprised.
Tom şaşırdığımı biliyordu.Tom knew that I was surprised.
Tom'un yaptığı Mary'yi şaşırttı.What Tom did surprised Mary.
Tom şaşkın olduğumu biliyordu.Tom knew that I was puzzled.
Tom kazanırsa şaşırırım.I'd be surprised if Tom won.
Tom çok şaşıracak.Tom will be so surprised.
Tom şaşırmış olacak.Tom will be bummed.
Tom'un şaşırıp şaşırmadığını merak ediyorum.I wonder whether Tom was surprised or not.
Tom Mary'ye şaşırıyor gibi davranmayı bırakması gerektiğini söyledi.Tom told Mary that she should quit pretending to be surprised.
Tom bunu neden yaptığımı ona söylediğimde şaşırmış görünmüyordu.Tom didn't seem surprised when I told him why I did that.
Tom nereye gittiğimi ona söylediğimde şaşırmış görünmüyordu.Tom didn't seem surprised when I told him where I'd gone.
Tom'un evlendiğini duyduğuma şaşırmadım.I wasn't surprised to hear that Tom had gotten married.
Tom bana nereye gittiğini söylediğinde şaşırmadım.I wasn't surprised when Tom told me where he'd gone.
Tom'un bunu yapmasının gerekli olmadığına şaşırmadım.I'm not surprised that Tom didn't need to do that.
Tom'un bunu yapmak zorunda olmadığına şaşırmadım.I'm not surprised that Tom didn't have to do that.
Tomun bunu yapması gerekiyorsa şaşırmam.I wouldn't be surprised if Tom needed to do that.
Tom kütüphanede Mary'yi gördüğüne şaşırmıştı.Tom was surprised to see Mary in the library.
Tom bunun olduğuna şaşkın gibi görünüyor.Tom seems to be shocked that this happened.
Tom Mary'nin bunu yaptığını gördüğüne şaşırdı.Tom was surprised to see Mary doing that.
Tom bunu yaparak sizi şaşırtmak istiyordu.Tom wanted to surprise you by doing that.
Tom Mary'yi Johnla gördüğüne şaşırdı.Tom was surprised to see Mary with John.
Tom, Boston'da Mary'yi gördüğüne şaşırdı.Tom was surprised to see Mary in Boston.
Tom'un tepkisine çok şaşırdım.I was very surprised by Tom's reaction.
Tom gerçekten şaşırdığını söyledi.Tom said that he was really surprised.
Tom gerçekten şaşkın olduğunu söyledi.Tom said that he was really confused.
Ben sadece Tom kadar şaşırmıştım.I was just as surprised as Tom was.
Tom Mary'yi şaşırtmak istemiyor.Tom doesn't want to surprise Mary.
Tom Mary'yi şaşırtmak istemedi.Tom didn't want to surprise Mary.
Tom şaşırmıştı ve şok olmuştu.Tom was surprised and shocked.
Tom seni gördüğü için şaşırdı mı?Was Tom surprised to see you?
Tom şaşkın, değil mi?Tom is confused, isn't he?
Tom şaşkınlık içinde izledi.Tom watched in amazement.
Tom, Mary'nin şaşırmadığını düşündüğünü söyledi.Tom said that he thought that Mary hadn't been surprised.
Tom şaşırmamıştı ama Mary şaşırmıştı.Tom wasn't surprised, but Mary was.
Tom şaşırmış görünüyordu, ama Mary görünmüyordu.Tom seemed surprised, but Mary didn't.
Bunun Tom'u şaşırttığını sanmıyorum.I don't think that surprised Tom.
Tom'un olduğu kadar şaşırmadım.I wasn't as surprised as Tom was.
Tom'un eskiden bir Fransızca öğretmeni olduğunu öğrendiğimde şaşırdım.I was surprised when I found out that Tom used to be a French teacher.
Tom'un Fransızca konuşamamasına şaşırıyorum.I'm surprised that Tom can't speak French.
Tom'un Fransızca konuşamadığına şaşırdım.I was surprised Tom couldn't speak French.
Tom'un eskiden profesyonel bir golfçü olduğunu öğrendiğim zaman şaşırdım.I was surprised when I found out that Tom used to be a professional golfer.
Tom'un kafasının karışık olmasına şaşmamalı.No wonder Tom was confused.
Tom, Mary'nin işinden ayrılmasına şaşırmıştı.Tom was surprised that Mary quit her job.
O kadar şaşırmadım.I wasn't all that surprised.
Tom şaşkına dönmüştü ama Mary öyle değildi.Tom was baffled, but Mary wasn't.
Tom şaşırdı ama Mary şaşırmadı.Tom was puzzled, but Mary wasn't.
Tom benim kadar şaşırmadı.Tom wasn't as surprised as I was.
Tom benim kadar şaşırmış değildi.Tom wasn't as surprised as I was.
Tom şaşırmadı ama Mary şaşırdı.Tom wasn't shocked, but Mary was.
Eğer Mary bunu yaparsa Tom'un şaşıracağını sanmıyorum.I don't think Tom would be surprised if Mary did that.
Biraz şaşkın hissediyorum.I feel a little dazed.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar şaşkın görünmüyordu.Tom didn't seem to be as puzzled as Mary seemed to be.
Şaşkın hissettim.I felt stunned.
Tom'un şaşkın olduğundan şüpheleniyorum.I suspect Tom is puzzled.
Tom ve Mary'nin şaşkın olduğundan şüpheliyim.I suspect Tom and Mary are puzzled.