Ana içeriğe geç
Sözlük

şaş ile cümle

şaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un onu sadece bir elle nasıl yapabildiği şaşırtıcı.It's amazing how Tom was able to do that with just one hand.
Hepimizin öldürülmemesi şaşırtıcı.It's amazing that we all didn't get killed.
Onu bana sorduğuna şaşırdım.I'm surprised that you asked me that.
Tom şaşırtıcı bir basketbol oyuncusu.Tom is an amazing basketball player.
O oldukça şaşırtıcı bir deneyimdi.It was a pretty amazing experience.
Cevap oldukça şaşırtıcıydı.The answer was pretty astonishing.
O şaşırtıcı bir tesadüf değil mi?Isn't that an amazing coincidence?
Tom'un kararı herkesi şaşırttı.Tom's decision shocked everyone.
Tom'un kararı herkesi şaşkınlığa uğrattı.Tom's decision shocked everyone.
Tom hoş bir şekilde şaşırmış görünüyordu.Tom seemed pleasantly surprised.
Bu şaşırtıcı bir deneyimdi.It's been an amazing experience.
Şaşırtıcı bir şekilde toleranslıydın.You've been amazingly tolerant.
Şaşırtıcı bir şekilde, Tom'la aynı düşüncedeyim.Surprisingly, I agree with Tom.
Tom'un cevabı seni şaşırtabilir.Tom's answer may surprise you.
Uzmanlar da şaşırmıştı.The experts were amazed, too.
Cevap seni şaşırtacak.The answer will surprise you.
Yanıt seni şaşırtacak.The answer will surprise you.
Şaşırtıcı bir yolculuktu.It's been an amazing journey.
Hâlâ hayatta olmam şaşırtıcı.It's amazing I'm still alive.
Bu şaşırtıcı bir fırsat.It's an amazing opportunity.
Bütün kasaba şaşırdı.The whole town was amazed.
Ben benim ölmediğime şaşırdım.I'm amazed I'm not dead.
Tom şaşırtıcı bir iş yaptı.Tom did an amazing job.
Tom bazen beni şaşırtır.Tom amazes me at times.
O şaşırtıcı bir geziydi.It was an amazing trip.
O şaşırtıcı bir oyundu.It was an amazing game.
Senin aniden ortaya çıkman beni şaşırttı.Your sudden appearance surprised me.
Bildiğim kelimelerin sayısı şaşırtıcı.The number of words I know is amazing.
"Tom akşam yemeğinden sonra üç fincan kahve içti." "Uyuyamamasına şaşmamalı.""Tom drank three cups of coffee after dinner." "No wonder he couldn't sleep."
Senin o ödülü kazanmana şaşırdım.I'm surprised that you have won that prize.
Tom bu gece partide olmazsa çok şaşırırım.I'd be very surprised if Tom isn't at the party tonight.
Tom'un ne kadar iyi Fransızca konuşabildiğine şaşırdım.I was surprised by how well Tom could speak French.
Herkes şaşırmış ve biraz şaşkın görünüyordu.Everybody looks surprised and a little confused.
Tom Mary'yi burada gördüğüne şaşırmış gibi görünmüyordu.Tom didn't seem surprised to see Mary here.
Tom beni gördüğüne şaşırmış gibi görünmüyordu.Tom didn't seem surprised to see me.
Tom'un Fransızcası şaşırtıcı biçimde iyiydi.Tom's French was surprisingly good.
Tom çok şaşırmış görünmüyor.Tom doesn't seem very surprised.
Tom çok şaşırmış görünmüyordu.Tom didn't sound very surprised.
Sanırım Tom sadece şaşkın.I think Tom is just confused.
Bu neden seni şaşırtırdı?Why would that surprise you?
Tom şaşırtıcı bir gitarist.Tom is an amazing guitarist.
Tom şaşırmış görünmüyordu.Tom didn't sound surprised.
Sadece bir şaşkınlık şimdi bize yardımcı olabilir.Only a wonder can help us now.
Tepkisi beni şaşırtmadı.Her reaction didn't surprise me.
Ben kendim bile şaşırdım.Even I myself was surprised.
Biz ithalat miktarlarındaki hızlı büyümeye şaşırdık.We're amazed by the rapid growth in import quantities.
İthalattaki hızlı büyüme bizi şaşırtıyor.The rapid growth in imports amazes us.
O onu şaşırtıcı bir tarzda söylüyor.She sings it in an astonishing way.
Savaş bir iştir. Barış olmaması hiçte şaşırtıcı değil.War is a business. It's no wonder there has never been peace.
O şaşkınlık içinde baktı.She looked in amazement.
Ah, bu beni şaşırttı! Böyle yüksek sesler yapmamaya çalış.Oh, that surprised me! Try not to make such loud noises.
Ah, bu beni şaşırttı! Bu kadar gürültü yapmamaya çalış.Oh, that surprised me! Try not to make such loud noises.
Neden bu herkesi şaşırtmalı?Why should that surprise anyone?
Neden herhangi biri şaşırmalıdır?Why should anyone be surprised?
Bu kimseyi şaşırtmamalı.This shouldn't surprise anyone.
Hiç kimse şaşırmamalıydı.No one should've been surprised.
Kimse şaşırmamalı.No one should be surprised.
Bu beni o kadar da şaşırtmadı.I'm not that surprised by it.
Ben çok şaşırmadım.I'm not too surprised.
Şaşırmış ya da hayal kırıklığına uğramış değildim.I wasn't surprised or disappointed.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod